Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3205 E. 2024/6864 K. – Kadastro Komisyo

Konu: Kadastro Komisyon Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3205
Karar No
2024/6864
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Komisyon Tespitine İtiraz

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/81 E., 2022/103 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/29 E., 2018/11 K. Taraflar arasındaki kadastro komisyon tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastrosu sonucunda, Iğdır ili Tuzluca ilçesi Sutaşılar köyü çalışma alanında bulunan 335, 336, 338, 339, 345 parsel sayılı taşınmazlar tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş olup, tespite vaki itirazların değerlendirilmesi üzerine 13.09.2012 tarihli komisyon kararıyla itirazların kabulüyle tapu kayıtlarına istinaden 335 parsel sayılı taşınmaz ... adına, 338 ve 339 parsel sayılı taşınmazlar ... adına, 345 parsel sayılı taşınmaz Sabrali Yalçın ve müşterekleri adına, zilyetliğe istinaden 336 parsel sayılı taşınmazın 8.600 m2 kısmı ... adına, geri kalan 5000 m2 kısmı Hazine adına tespitine karar verilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, komisyon kararlarının iptali ile taşınmazların davacı adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 335 parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu kaydının sabit hudutlu ve dört hududunun taşınmaza uyduğu gerekçesiyle davanın reddine komisyon kararı gibi tespit ve tescile, 338 ve 339 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu kaydının 2 hudut itibariyle uyduğu, gayri sabit hudutlu kabul edilen tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu, miktar fazlası yönünden ise zilyetlikle iktisap koşulları oluştuğu anlaşılmakla bu parseller yönünden davanın reddine komisyon kararı gibi tespit ve tescile, 336 parsel sayılı taşınmaz yönünden zilyetlikle iktisap koşulları sağlandığı anlaşılmakla davanın reddine komisyon kararı gibi tespit ve tescile, 345 parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu kaydının iki hudut itibariyle uyduğu, gayri sabit hudutlu kabul edilen tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu, miktar fazlası yönünden ise zilyetlikle iktisap koşullarının sağlanmadığı anlaşılmakla bu parsel yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine, kadastro komisyon kararının iptaline, fen bilirkişi raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 16.000 m2 lik alanın aynı adada yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla komisyon kararında adı geçenlerin mirasçıları adına, kalan kısmın aynı parsel numarası altında ham toprak vasfıyla davacı hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince; "İleri sürülen istinaf nedenleri, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle ilk derece mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine göre," gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3205, K. 2024/6864, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-3205-e-2024-6864-k-30ee9056894b