Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1945 E. 2024/7896 K. – Uygulama Kadastr
Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1945
- Karar No
- 2024/7896
- Karar Tarihi
- Konu
- Uygulama Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1609 E., 2022/1648 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/45 E., 2021/133 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Aydın ili Karacasu ilçesi Güzelbeyli köyü çalışma alanında ve tapuda davacı ... ve arkadaşlarının murisi ...oğlu ... adına kayıtlı bulunan eski 209 parsel sayılı 11.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 148 ada 4 parsel numarasıyla ve 11.458,25 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 198 parsel sayılı 9.420,00 metrekare yüzölümündeki taşınmaz ise 148 ada 5 parsel numarasıyla ve 9.817,69 metrekare yüzölçümlü olarak ve Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları vekili; müvekkillerine ait 209 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü davalılar tarafından işgal ettiklerini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi istemiyle Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır.
Davalılar ... ve ... vekili; dava konusu 198 parsel sayılı taşınmazın müvekkillerine murislerinden intikal ettiğini, davacılara ait taşınmaza taşmanın ve işgalin söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan meni müdahale davası, davaya konu olan parseller hakkında uygulama kadastrosu sırasında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "148 ada 5 (eski 198) parselin kuzeyindeki yol ile olan sınırında 649, 908, 646, 647 ve 911 numaralı ölçü krokilerinde tersimat hatası yapıldığı; köşe noktasına ait ölçü noktası bulunmadığı, farklı noktalardan bağlantı yapılarak sınırlandırma hatası yapıldığı; 911 ile 912 noktalar bağlanırken, 198 parsele ait ölçü krokisinde 911 ile 645 numaralı noktaların bağlandığı; ayrıca Karacasu Sulh Hukuk Mahkemesinde eldeki dosyanın-davanın tarafları arasında dava konusu taşınmazlara yönelik olarak görülen davanın 2015/35 Esas ve 2015/158 Karar sayılı kararıyla reddedildiği ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararın taraflar arasında kesin hüküm oluşturduğu" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 148 ada 4 (eski 209) parsel sayılı taşınmazın güncelleme kadastrosunun bilirkişi heyeti raporunda belirtilen şekil ve koordinatlarla 10.536,67 metrekare yüzölçümlü olarak; 148 ada 5 (eski 198) parsel sayılı taşınmazın güncelleme kadastrosunun bilirkişi heyeti raporunda belirtilen şekil ve koordinatlarla 10.739,18 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve yöntemine uygun olarak yapılan inceleme sonucunda, teknik bilirkişiler tarafından denetime elverişli olarak hazırlanan raporunda; dava konusu 148 ada 4 (eski 209) ve 148 ada 5 (eski 198) numaralı parsellerin kadastro orijinal takeometrik ölçülerinden sayısallaştırma kontrolü yapıldığı, dava konusu parsellerde tersimat hatası yapıldığı ve yüzölçümlerinin de planimetre ile hatalı oluşan geometrilere göre hesaplandığının tespit edildiği ve ayrıca sınırlandırma hataları bulunduğu, bu hataların yenileme çalışmalarında fark edilerek uygulama kadastrosunda sabit sınır ve geçerli sınır esas alınarak düzeltildiği, dava konusu 148 ada 4 (eski 209) numaralı parselin tüm sınırlarında herhangi bir tersimat hatası yapılmadığı kuzey, batı ve güney sınırlarının 1953 ve 1965 tarihli hava fotoğraflarının kadastro paftası ve zemin ile uyumlu olduğunun görüldüğü, eski 198 numaralı parselin ortak sınırlar hariç diğer sınırlarda yenileme çalışmalarında yapılan değerlendirme ve sayısallaştırmanın doğru olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesine göre yapılan düzeltme sonucu oluşan yüzölçüm ile taraflarınca hesap edilen yüzölçüm arasındaki farkın yenileme çalışmalarında parsellerin sınırlarında alınan sabit sınırlardan ve yapılan ölçü ve sınırlandırma hatalarının giderilmesinden kaynaklandığı, ekli krokilerde A harfi ile gösterilen 921,58 metrekarelik alanın davalıya ait 148 ada 5 (eski 198) parsel sınırları içerisinde kalması gerektiğinin tespit edildiği anlaşıldığından, mahkemece verilen kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarda açıklanan nedenlerle; Temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.