Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1726 E. 2024/4999 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1726
Karar No
2024/4999
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, davacı ...'ın ........ Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince, İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/80 Esas ve 2015/471 Karar sayılı ilamı ile davacının annesi ... Oya ... ve diğerlerinin .... vakfı galleye müstehak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verildiği, davacının vakfın evladı olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararları ile ortaya konulduğu, davacının da nüfus bağını veraset ilamı ile ispat ettiği gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının ... Vakfı'nın galleye müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek davacının, dava konusu vakfın galleye müstehik vakıf evladı olduğuna dair iddialarını ispat için öncelikle vakfedenle arasındaki nesep ve soy bağını ispatlaması, nüfus kayıtlarıyla silsile yoluyla vakfedene ulaşması gerektiği, ayrıca vakfın vakfiyelerinin tetkiki ile evlada intifa hakkı bırakıp bırakmadığı, bırakıyorsa ne şekilde bıraktığı (hisseli, eşit, batın tertibi) gibi hususların araştırılarak hayır şartlarının da neler olduğunun tespiti gerektiği, uzmanlık gerektiren bu hususlar incelenmeden, gerekli araştırma yapılmadan hatalı ve hukuka aykırı olarak İlk Derece Mahkemesince kabul kararı verildiği, Vakıf hukuku, ... tarihi, eski dil konularında uzman bilirkişiler tarafından davacının galleye müstehik vakıf evladı olup olmadığının tespiti gerektiği ve bu konularda uzman bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınması gerektiğine dair taleplerinin İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmeden, uzman bilirkişi tarafından araştırma yapılmadan, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan, İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/80 Esas ve 2015/471 Karar sayılı kararı ve daha önceki kesinleşmiş kararlara göre hukuka aykırı olarak davanın kabulü kararı verildiği, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti ile birikmiş galle fazlası alacağının tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1726, K. 2024/4999, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-1726-e-2024-4999-k-34fc50a87ce0