Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6170 E. 2024/7688 K. – Anonim Şirket

Konu: Anonim Şirket Genel Kurul Kararının İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6170
Karar No
2024/7688
Karar Tarihi
Konu
Anonim Şirket Genel Kurul Kararının İptali

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/190 Esas, 2023/1283 Karar HÜKÜM : Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/648 E., 2022/305 K. Taraflar arasındaki anonim şirket genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %16,96 paylı ortağı olduğunu, davaya konu 28.08.2020 tarihli genel kurul toplantısının 3.maddesi ile 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait bilanço ve gelir - gider hesaplarının görüşülerek oylandığını, gündemin 4.maddesinde aynı yıllara ait yönetim kurulu faaliyet raporlarının görüşülüp onaylandığını, gündemin 5.maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ibrasının oylandığını, gündemin 6.maddesinde yönetim kurulu üyelerinin seçimi, yetki ve sürelerinin tespitinin görüşülüp oylandığını, gündemin 7.maddesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 395 ve 396 ncı maddeleri hükmü gereği yönetim kurulu üyelerine izin verilmesi hususunun görüşülüp oylandığını, bu maddelere müvekkilinin muhalefet şerhinin olduğunu, ayrıca şirket ana sözleşmesinin 13. maddesi uyarınca bakanlık temsilcisinin toplantıda bulunmasının zorunlu olduğunu, 22.07.2020'de icra edilen toplantıya ilişkin azlık pay sahibine usulüne uygun davetiye gönderilmemesi ve şirket merkezinin kapalı olması sebebiyle erteleme neticesinde yapılacak toplantı için bakanlık temsilcisinin görevlendirilmesi konusunda Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 32. maddesi uyarınca İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne iletilmek üzere şirkete başvuru yapıldığını, buna rağmen İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılmayarak davaya konu genel kurulda bakanlık temsilcisi çağırılmadan toplantı yapıldığını, bu sebeple kararların yoklukla malul olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak yönetim kurulu üyesi ...'ın ibrasında yeterli olumlu oy kullanılmamasına rağmen ibra kararı alındığını, 3,4 ve 5 nolu gündem maddeleriyle ilgili olarak ... oydan yoksun olmasına rağmen alınan kararların hükümsüz olduğunu, 6 ve 7 nolu gündem maddelerine ilişkin alınan kararların, ...'ın şirketi zarara uğratmaya yönelik eylemleri nedeniyle sermayenin korunması ilkesine ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini ve şirket menfaatlerine aykırı olduğunu, rekabet izni verilmesine ilişkin gündem maddesinde yasak olmasına rağmen ...'ın oy kullandığını ileri sürerek dava konusu kararların hükümsüzlüğüne veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2010 yılında Türk Ticaret Kanunu'nun değişmiş olması nedeniyle sermaye arttırımı ve pay dağıtımı dışındaki durumlarda bakanlık temsilcisinin çağrılma zorunluluğunun bulunmadığını, buna uygun olarak 2010 yılından sonra yapılan genel kurullara temsilcinin çağrılmadığını, davaya konu kararlar dahil olmak üzere bütün kararların Ticarel Sicil Müdürlüğünce tescil edildiğini, şirketin 2017, 2018 ve 2019 yıllarında üretim, alım satım ve gelir gider işlemi yapmadığını, bilançoların boş olduğunu, bilançonun oylanmasının ibra mahiyetinde olmayacağını, ibra ile ilgili gündem maddesinde ...'ın oy kullanmadığını, davacının bilançoları okumadığı gibi genel kurulda soru sormadığını, ...'ın huzur hakkı kâr payı vesaire adı altında bir menfaat sağlamadığını, zarar eden şirketi bilfiil sevk ve idare edenin davacı olduğunu, ...'ın kendi mal varlığının tamamını kaybetmesine rağmen sorumluluğu gereği şirketi sürdürmeye çalıştığını, davaları takip ettiğini, şirketi basiretle yönettiğini, 7. maddede alınan kararda 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesine bir aykırılık ve usulsüzlük bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının, dava konusu ettiği gündem maddeleri için ret oyu kullandığı gibi muhalefet şerhini de kaydettirdiği anlaşıldığından 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki dava şartının yerine getirildiği, dava konusu genel kurul toplantısının 3 no.lu gündem maddesinin bilanço ve gelir tablolarının görüşülüp oylanması, 4 no.lu gündem maddesinin yönetim kurulu faaliyet raporunun görüşülüp oylanması, 5 no.lu gündem maddesinin şirket yöneticilerinin ibrası, 6 no.lu gündem maddesinin şirket yönetim kurulu üyesinin seçimi, 7 no.lu gündem maddesinin ise 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri uyarınca şirket yöneticilerine izin verilmesine ilişkin olduğu, kararların tümünün davacının ret oyuna karşılık toplantıya katılan ortak ... ile yönetici ortak ...'ın kabul oyu ile ve oy çokluğu ile alındığı, yönetici ortak ...'ın payının 378.000/500.000, davacının payının 84.800/500.000, ortak ...'ın payının ise 18.600/500.000 olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 418 inci maddesinin birinci fıkrasında oy nisabının düzenlendiği, 436 ncı maddesinin ikinci fıkrasında şirket yönetim kurulu üyelerinin, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacaklarının düzenlendiği, somut olayda davacı 84.800/500.000 pay sahibi olarak, tek yönetim kurulu üyesi olan ...'ın ibra edilmemesi yönünde oy kullandığından ve yönetici ... kendisinin ibrasında oy kullanmayacağından ortak ...'a ait 18.600/500.000 paya dayanan kabul oyuyla ibra mümkün olmadığından gündemin 5.maddesi ile alınan kararın kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olarak alındığı, gündemin 7. maddesi açısından da aynı durumun geçerli olduğu, davalı şirketin ana sözleşmesinin 13. maddesinde, olağan ve olağan üstü genel kurul toplantılarında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı komiserinin bulunmasının şart olduğu, komiserin gıyabında yapılacak genel kurul toplantılarında alınacak kararların muteber olmadığının düzenlendiği, her ne kadar 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nda anonim şirket toplantılarında Hükümet Komiserinin bulundurulmasının zorunlu olduğuna ilişkin hükme 6102 sayılı Kanun'da sınırlı olarak yer verilmiş ise de davalı şirketin ana sözleşmedeki bu hükmü değiştirir bir karar almadığı, hükmün ana sözleşmede varlığını devam ettirdiği, genel kurul kararlarının ana sözleşme hükümlerine aykırı olamayacağı, sözleşme hükmüne dayalı olarak davacı tarafça Hükümet Komiserinin hazır bulundurulması talep edilmesine rağmen davalı şirketin bu talebi gerekçeli olarak reddetmediği gibi Bakanlık Temsilcisinin hazır bulundurulması konusunda girişimde bulunmadığı, buna göre dava konusu edilen tüm kararların Bakanlık Temsilcisinin hazır bulunmaması sebebine bağlı olarak ana sözleşmeye aykırılık nedeniyle iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin sair istinaf itirazları reddedilmiş, ancak dava konusu genel kurul kararlarından 5 ve 7 no.lu gündem maddelerine ilişkin olarak kendisine yönelik ibrada ve 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca hakkında izin verilecek ortağın 436 ncı madde hükmüne aykırı olarak oy kullanmasının bu kararları yoklukla malul hale getirdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı şirketin 28.08.2020 tarihli genel kurul toplantısının 3., 4., ve 6. maddelerinin iptaline, davalı şirketin 28.08.2020 tarihli genel kurul toplantısının 5., ve 7. maddelerinin yoklukla batıl olduklarının tespitine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının ortağı olduğu, davalı anonim şirketin 28.08.2020 tarihinde yapılan 2017, 2018 ve 2019 mali yılı olağan genel kurul toplantısı tutanağının 3, 4, 5, 6 ve 7. gündem maddeleri ile alınan kararların hükümsüzlüğü veya iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 407, 418, 436 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi. 3.28.11.2012 tarihli ve 28481 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anonim Şirket Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esaslar ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'in 32 nci maddesinin üçüncü fıkrası. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6170, K. 2024/7688, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6170-e-2024-7688-k-69ae2056d2f6