Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1571 E. 2024/7538 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1571
Karar No
2024/7538
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/967 E., 2022/1415 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Çayeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/79 E., 2020/232 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde özetle; Buzlupınar hudutları içinde bulunan 208 ada 11 parsel sayılı taşınmazın dedesi ...'nın mezarlık yeri olarak verdiğini, fakat ne yazık ki bu mezarlığa verilen taşınmazı davalı ... ... varisi ...'nın köyde yapılan kadastro tespiti çalışmalarında kendi üzerinde yazdırdığını, yine hemen bitişiğinde bulunan cami etrafındaki parselin bir kısmının da aynı şekilde her nasılsa ...'ne tapuda tescil edildiğini, bu konuda Çayeli Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2016/1121 sayılı soruşturma dosyası açıldığını, 2016/679 Karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, her iki davalı üzerinde bulunan 208 ada 11 parsel sayılı taşınmazın iptali ile adına tesciline, mümkün olmaz ise bedelin tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan tapu iptali davasının tamamen haksız ve yersiz olduğunu, öncelikle davacının dava dilekçesinin HMK'ye göre eksik ve reddine karar verilmesinin gerektiğini, Buzlupınar köyü 208 ada 11 nolu parselin tapuda ... oğlu ... ... adına kayıtlı olduğunu, bu parselin ormanla bir alakasının olmadığını, bu parsel açısından idareleri aleyhine açılan davanın husumetten reddini talep ettiklerini belirtmişlerdir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde hangi taşınmazın hazine adına tapu kaydı bulunduğunu belirtmemiş davayı yalnızca 208 ada 11 parsel numaralı taşınmaz bakımından açtığını, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında ... ...'nın malik göründüğünü, bu aşamada öncelikle taraf teşkili üzerinde durulması gerektiğini, davanın Hazine'nin maliki olduğu bir taşınmaz ile ilgili olmadığını, Hazine'nin davada taraf sıfatına haiz olmadığından bu bakımdan davanın usulden reddi gerektiğini talep etmiştir. Dava, kadastro öncesi hukuki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 2009 yılında 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılarak kesinleşen orman ve arazi kadastrosu bulunduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "çekişmeli taşınmaz kısımlarının belirlenebilmesi için mahallinde keşif icra edildiği, mahallinde yapılan keşif sırasında davacının beyanının alındığı, dava ettiği taşınmazın davacıya göstertildiği, davacı tarafından gösterilen taşınmazın konumu ve yeri fen bilirkişi raporu ile belirlendiği, davacının kendisine ait olduğu yer olarak gösterdiği yerin 102 ada 1 parsel sınırları içerisinde kaldığı, bu alanın fen bilirkişisinin raporunda A harfi ile adlandırılarak gösterildiği, çekişmeli taşınmaza ait belgelerin celp edildiği, 102 ada 1 parselin davalı ... adına kayıtlı olduğu, husumetin maliye hazinesine yöneltilmiş olduğu, dosyaya mübrez heyet raporunda çekişmeli kısmın devlet ormanı sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiği, bu minvalde çekişmeli kısmın özel mülkiyete konu edilemeyeceği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebi esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1571, K. 2024/7538, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-1571-e-2024-7538-k-e03726a3e816