Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1295 E. 2024/7775 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1295
- Karar No
- 2024/7775
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi EK KARAR TARİHİ: 31.01.2023 SAYISI : 2002/156 E., 2003/266 K. DAVA TARİHİ : 31.05.2002 KARAR : Temyiz başvurusunun reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine, Mahkemesince 17.05.2004 tarihinde karar kesinleştirilmiştir. Kesinleşen bu karara yönelik davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince 31.01.2023 tarihli ek karar ile temyiz başvurusunun süreden reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Temyiz istemi, davalılar vekilinin temyiz başvurusunun süre yönünden reddine yönelik İlk Derece Mahkemesinin ek kararına ilişkindir. Bilindiği üzere; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." hükmünü, 7201 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi "Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılamayan ve ikametgahı, meskeni veya işyeri de bulunmayan kimsenin adresi meçhul sayılır. Adresin meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verilmek suretiyle tespit edilir. (Değişik ikinci cümle:19.03.2003-4829/9 md) Bununla beraber tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmi veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirebilir." hükmünü, 7201 sayılı Kanun'un "Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti" başlıklı 35 nci maddesi "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. ... (Değişik ikinci cümle:19.03.2003-4829/11 md) Bundan sonra eski adrese çıkartılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır." hükmünü, Tebligat yapılan tarihlerde yürürlükte bulunan Tebligat Tüzüğünün 46 ncı maddesi ise, "Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Bu Tüzük hükümlerine göre tebligat yapılamıyan ve 13 üncü madde mucibince yapılan soruşturmaya rağmen ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamıyan kimsenin adresi meçhul sayılır. Adresi meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına tebliğ mazbatasına şerh verdirilmek suretiyle tesbit edilir. Bununla beraber tebliği çıkaran merci, lüzum görürse, muhatabın adresini resmi veya hususi müessese ve dairelerden veya zabıta vasıtasiyle tahkik ve tesbit ettirebilir. İlan, tebligatta başvurulacak son çaredir." hükmünü içermektedir. Buna göre; İlk Derece Mahkemesince yargılamanın yapıldığı 2002-2003 yıllarında yürürlükte bulunan tebligat mevzuatına göre kural olarak tebligat, tebligat yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. Kişi son adreste bulunamamışsa, tebliğ memuru bulunabileceği adresi araştırır. Bulamazsa, durumu, muhtarlığa onaylatmak suretiyle saptayıp tebliği çıkaran kuruluşa bildirir. İlgili kuruluş adresi, kişinin mensubu olduğu kurumlardan Tapu, Muhtarlık, Nüfus, Vergi Dairesi, Belediye İdaresinden araştırır. Buna rağmen, adres tespit edilemezse, adres meçhul sayılarak ilanen tebligat kararı verilebilir. Bu itibarla; eldeki davada, davalılar adına tebliğe çıkarılan dava dilekçesinin bila tebliğ iade edilmesi ve tebliğe yarar adres bulunamaması üzerine Mahkemesince; tapu, nüfus, belediye, vergi dairesine müzekkereler yazıldığı gibi, kolluk araştırması da yapılmakla, yöntemince usulüne uygun adres araştırması yapılması sonrasında davalıların adresi meçhul sayılarak ilanen tebligat yoluna gidildiği anlaşılmıştır. Yine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432/1nci maddesi uyarınca mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 432/4 üncü ve 5 inci fıkrası uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bu ret kararı tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde temyiz edilebilir. İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, davalılara 23.04.2004 tarihinde ilanen usulüne uygun tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 12.12.2022 tarihinde verilmiştir. Temyiz başvurusunun süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Keşap Kadastro Mahkemesince verilen 31.01.2023 tarihli ek kararın ONANMASINA,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.