Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/15915 E. 2012/17725 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/15915
Karar No
2012/17725
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :689-245 Dava, sigortalılık süresi başlangıcının 01.05.1974 tarihi olduğunun tespiti ve 01.06.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor ile dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 506 sayılı Kanunun Geçici 81/C maddesine göre, "a) 23.5.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır....b) 23.5.2002 tarihinde (a) bendinde öngörülen şartları yerine getiremeyenlerden bu şartları; ... bc) 24.5.2008 ile 23.5.2011 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 56, erkek ise 58 yaşını doldurmuş olmaları,... Şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler." düzenlemesi kapsamında 15 yıllık sigortalılık süresi, (eldeki davaya ilişkin) 50 yaşını doldurmuş olma ve 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunma şartlarının tümünün aynı anda gerçekleşmiş olması gerekir. Açıklanan yasal düzenleme çerçevesinde somut olayda; 18.12.1955 tarihinde doğan davacının, 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olma şartını 09.05.2011 tarihinde gerçekleştirdiği ve bu çerçevede yaşlılık aylığı bağlanması için 56 yaşını doldurmuş olması gerektiği; bu nedenle de 01.01.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasının mümkün olabileceği ve yargılama masraflarına ilişkin davalı Kurumun dava tarihi itibariyle haklı olduğu gözardı edilerek, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi göz önünde bulundurularak 1086 sayılı Kanunun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. S O N U Ç : Hükmün "1" numaralı bendindeki "01.06.2011" rakamları silinerek yerine "01.01.2012" rakamları yazılmasına, "3" numaralı bent içeriği silinerek yerine "1200,00 TL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" yazılmasına, "4" numaralı bent içeriği silinerek yerine "Yaptığı masrafın davacı üzerinde bırakılmasına" yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/15915, K. 2012/17725, T. 08.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-15915-e-2012-17725-k-a0bcf326ed16