Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/882 E. 2023/1275 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/882
- Karar No
- 2023/1275
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/762 E., 2021/93 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) kapsamında satışı yapılan taşınmaza karşı açılan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.02.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Karşı taraftan davalı ... vekili Av. ... ile ihbar olunan Hazine vekili Av. ... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.03.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 13248 ada 17 parselin zilyetliğinin davacıya ait olduğu halde kadastro çalışmaları sırasında davacının kardeşi ...'a yazıldığını, ...'ın muvafakatı ile anneleri ...'a 6292 sayılı Kanun gereğince satılarak 20.02.2014 tarihinde tescil edildiğini, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu ve iyiniyet kurallarını zedelediğini, taşınmaz üzerinde yıllardır kiraya verilen depo alanı ve boş arazinin bulunduğunu, ...'ın yıllardır taşınmazı davacının kullandığını bildiğini, davacının seracılık yaptığını, mevcut serasının kuzey uçlarının dava konusu taşınmaz içerisine girdiğini, elektrik ve su aboneliğinin davacının üzerine olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile zilyetlik kaydının davacı adına yapılmasını istemiştir. 2. Davacı vekili 25.01.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının yolsuz tescil nedeni ile iptalini ve adına tescilini, bu talepleri kabul edilmediği takdirde yolsuz tescilin iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili 06.04.2017 tarihli cevap dilekçesi ile dava konusu taşınmazın davalının eşi olan ... oğlu ...'ın kullanımında iken ölümü ile mirasçılarına kaldığını, kadastro çalışmaları esnasında murisin ismi yerine isim benzerliği olan başka bir ... oğlu ...'ın yazıldığını, hatalı yazımın haber verilmesi üzerine murisin mirasçılarının çekişmeli taşınmazı davalı adına yazılması için muvafakat verilmesini istediklerini, ev ve taşınmazın muvafakat nedeniyle davalı adına yazıldığını, taşınmazın bedelinin davacı ve kardeşleri tarafından Hazineye yatırıldığı, davacının satış bedelinin ödenmesine 1/6 oranında katkıda bulunduğunu, dava dışı 79 parsel sayılı taşınmazdaki davalıya ait hissenin bedelsiz olarak çocuklarına devredildiği için çekişmeli taşınmazın davalı adına tescil ettirilmesinin uygun görüldüğünü, davacının annesine karşı dava açmasının doğru olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Bölge Adliye Mahkemesince daha önce verilen kaldırma kararı doğrultusunda eksik harcı tamamlattıktan sonra ikinci kez davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekilli istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece kanunun amir nitelikte olan hükmüne uyulmadığı için adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, eksik harcın davacı tarafından ikmal edildiğini, davalının üçüncü kişi değil davacının annesi olduğunu, terditli taleplerinde taşınmazın murise ait olduğunun kabul edilmesi durumunda miras payı oranında iptal ve tescil taleplerinin bulunduğunu, mahkemenin davalıyı üçüncü kişi kabul etmesinin yasal olmadığını, lehine kullanıcı şerhi verilen ilk alıcı ... tarafından mahkeme kanalı ile ve davalının ikrarı ile lehine kullanıcı şerhi verilen kişinin şerhinin yolsuz bir şekilde oluşturulduğunun ortaya konulduğunu, buna rağmen temeli yolsuz olan, hukuki sebebi yok hükmünde olan bir satışın mevzuata uygunluğundan bahsedilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhe yönelik olarak açılmış ise de yargılama sırasında davanın tapu iptali ve tescil olarak ıslah edildiği, eksik ıslah harcının kaldırma kararı doğrultusumda tamamlandığı, bu kapsamda davanın, 6292 Sayılı Kanun uyarınca tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerh sahibinin muvafakati ile davalıya satışı yapılan çekişmeli 13248 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkin olduğu, dava tarihinden önce 6292 Sayılı Kanun uyarınca beyanlar hanesindeki şerhe dayalı olarak verilen muvafakate uygun olarak taşınmazın davalıya satışı sonucu oluşan kaydın yolsuzluğundan söz edilemeyeceğinden bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken harçlar tamamlanmasına ve talep taşınmazın aynına yönelik bulunmasına karşın, davanın halen zilyetlik şerhine yönelik olduğu ve dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi isabetsiz ise de bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu nedenle kabul edilmiş ve hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/b-2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın bu gerekçe ile reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,başta kullanım kadastrosu sonucu lehine kullanıcı şerhi verilen kişinin muvafakatı ile üçüncü kişiye satılan taşınmaz için zilyetlik şerhi verilip verilmeyeceğine ilişkin iken ıslah dilekçesine göre; bu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tescil kararı verilip verilmeyeceğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi, 3. Değerlendirme Temyizen incelenen karar,tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 8,400,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı ... ile ihbar olunan Hazineye verilmesine, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL'nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.