Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7969 E. 2024/7008 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7969
- Karar No
- 2024/7008
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/796 E., 2022/2359 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın usulden reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Saray (Tekirdağ) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/15 E., 2020/7 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kırklareli ili Vize ilçesi Çakıllı beldesi çalışma alanı içinde 94 nolu Orman kadastro komisyonunca 3402 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında orman kadastrosu yapılmış ormanlarda 2/B uygulaması ve sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile bu ormanlarda 2/B uygulaması yapıldığı, 2/B uygulaması yapılan alanda ...ve varisleri ile ...’ın yaklaşık 70 yıldır kullanımında olan ve orman niteliğini bilim ve fen bakımından kaybetmiş olan bölüm hatalı tespit yapılarak 2/B arazisi olarak gösterilmediği, Kırklareli ili, Vize ilçesi Çakıllı Beldesinde yapılan 2B uygulaması sonucu P-X numarası verilen alanın içinde ve güneydoğusunda bulunan yaklaşık 500 m2 lik kısım ile Hazine adına kayıtlı 203 da 4 parselinde içinde bulunan yaklaşık 3.500 m2 lik taşınmazın bir bütün olarak orman dışına çıkartılarak PX nolu parsel ve 203 ada 4 parselden ayrı bir 2/B parsel numarası ile ifraz edilerek, 2/B vasfında olduğuna dair tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesini ve muris ...ve varisleri ile ... adlarına kullanımda olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; kadastro tespitine itiraz davalarında müvekkil Hazinenin çekişmenin asıl tarafı olmadığı, davacının Hazine aleyhine yargılama giderine ilişkin talebi hukuka aykırı olduğu, dava konusu taşınmazın kadastro tespitine ilişkin tüm evrak ilgili Kadastro Müdürlüğü nezdinde bulunduğundan, taraflarına dava konusu taşınmaz inceleme yapmak mümkün olmadığı, bu sebeple tüm delillerin toplanması sonrası beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "203 ada 4 parselin içerisinde bulunan P.X poligonu hükmen orman sınırları dışına çıkarılmış olmakla birlikte hakkında kullanım kadastrosuna ilişkin çalışma yapılmamış ve kadastro tespit tutanağı düzenlenmemiştir. Henüz kullanım kadastrosu çalışmalarına başlanmayan 2/B parselleri hakkında, fiili kullanım durumuna göre parsel ihdas edilerek Hazine adına tescili ve tapu kaydına kullanıcı ya da muhdesat şerhi verilmesi isteminde davacının hukuki yararı olmadığı; hukuki yararın 6100 sayılı HMK md.114/1-h fıkrası gereğince dava şartlarından oluşu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen araştırılması gerektiği hususları bir arada göz önünde bulundurulduğunda davanın usulden reddine" karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, " orman niteliğinde bulunan bir taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması ve 2/B alanlarında kullanım kadastrosu yapılması işlemi idari bir tasarruf olup, bu konuda mahkemeye idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağından, yine davacı vekilinin taşınmazın beyanlar hanesine kullanıcı olarak müvekkilin isminin yazılması talebi bakımından ise, bu talep ancak 2/B olarak orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazların, 3402 sayılı Yasanın Ek Madde 4' e göre kullanım kadastrosuna tabi kılınmasından sonraki aşamada değerlendirilebilecek bir talep olup, taşınmazın öncelikle 2/B niteliği ile orman sınırları dışına çıkartılmasına bağlı olduğundan, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin dava konusu ettikleri taşınmazın 2/B niteliği ile orman sınırları dışına çıkartılması talebi bakımından istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin, davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiş ve kendisini vekil ile temsil ettirmemiş olmasına rağmen aleyhe vekalet ücreti takdirine yönelik istinaf talebi bakımından yapılan incelemede, davalı ... İdaresinin dosya kapsamına göre davaya cevap dilekçesi sunmadığı ve tüm tebligatların davalı İdare adına yapıldığı dosyada herhangi bir vekaletin sunulmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalı ... İdaresi lehine vekalet ücreti taktir edilmemesi gerekirken takdir edilmesi hatalı olmuş, bu hususta ki istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.