Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7368 E. 2024/6546 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7368
Karar No
2024/6546
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2360 E., 2022/1115 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/6 E., 2021/22 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde; Balıkesir ili Bigadiç ilçesi Kozpınar Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-1 maddesi hükümlerine göre sayısallaştırma çalışması yapıldığını, yörede 6831 Sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre 1969-70 yıllarında seri bazda 12 nolu Tahdit Komisyonu'nca, aynı Kanun'un 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 2/B madde uygulamasının ise 85 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 1991 yılında yapıldığını ve kesinleştiğini, Kozpınar Mahallesinde 1988 yılında arazi kadastrosu yapıldığını, davaya konu eski 822 yeni 118 ada 1 parselin Yaylayurt Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığı halde yapılan sayısallaştırma çalışmalarında mezkûr parselin orman vasfı ile tescil edilmediğini, davaya konu Devlet Ormanı içerisinde parselin orman olarak tescil edilmesi gerekirken mera olarak tescil edildiğini, 3402 sayılı Kanun'un Ek madde 1 hükümlerine göre yapılan sayısallaştırma çalışmasında ada ve parsel numarası belirtilen mera olarak tescil edilen taşınmazın toprak yapısı, eğim ve bitki örtüsü itibariyle orman vasfında olup kesinleşmiş orman kadastro sınırları içerisinde kaldığını, söz konusu taşınmazın hem kesinleşen orman kadastrosuna göre hem de fiili durumu itibariyle orman olup, ormanların kamu malı niteliğinde olduğunu, bu niteliğin değişmesinin mümkün olmadığını, Anayasa'nın amir hükmü gereğince Devlet Ormanların mülkiyetinin devir olunamayacağını, hiçbir şekilde daraltılamayacağını, öte yandan Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında da kamu malı olan ormanların herhangi bir nedenle tahdit dışı kalmış olsalar bile zilyetlikle kazanılamayacağını, bu itibarla sayısallaştırma çalışmalarının usulüne uygun yapılmadığından ve hatalı olduğundan sayısallaştırma çalışmalarına itiraz etmek zarureti hasıl olduğunu öne sürerek yapılan sayısallaştırma çalışmalarına itirazlarının kabul edilerek çalışmaların iptali ile sayısallaştırmanın kesinleşmiş Orman Kadastro sınırları ile uyumlu hale getirilerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine ve Kadastro Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, tapulama ve orman kadastro çalışmalarının kesinleştiğini, çalışmanın usul ve mevzuata uygun olarak yapıldığını öne sürerek davanın reddini savunmuştur. Dava, sayısallaştırma çalışmasına itiraza ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "sayısallaştırma çalışmalarının ölçü, tersimat ve hesaplamadan kaynaklanan teknik hataların düzeltilmesi işlemlerini kapsayacağı, yapılan sayısallaştırma çalışmasında yüz ölçümü hesaplama hatasının düzeltildiği, yapılan sayısallaştırma işleminde bir hata olmadığı, kadastro çalışmasının mevzuata uygun yapıldığı, orman bilirkişi tespitinde yerin orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de dava konusu yerin 1988 tarihli tapu kaydına dayanılarak kesinleşen 1988 tarihli ilk tesis kadastrosuyla tapuda tescilli olduğu, orman sınırlarının tespitine ilişkin orman kadastrosu çalışmalarının ise tesis kadastrosundan sonra 1991 yılında gerçekleştiği, kesinleşen tutanak uyarınca sicil oluşan taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıkların Kadastro Mahkemelerinin görev ve yetki kapsamı dışında kaldığı, uyuşmazlık konusu yere ilişkin vasıf tayini ve mülkiyet tartışmasının sayısallaştırmaya itiraz davasında görülemeyeceği hususu da gözetilerek davacının mülkiyete yönelik iddiası yönünden davanın tefrikine, sayısallaştırmaya itiraza yönelik davanın askı ilan süresi içinde ikame edildiği bununla birlikte davalının hak düşürücü süreye ilişkin itirazının ise mülkiyet iddiasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği kanaati ile davacının kadastro sayısallaştırma işlemine yönelik talebi yönünden davanın reddine, Kadastro Müdürlüğünün dava da taraf sıfatı olmadığından kendisine karşı açılmış olan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacının kadastro sayısallaştırma işlemine yönelik talebi yönünden davanın reddi ile dava konusu Balıkesir ili Bigadiç ilçesi Kozpınar Mahallesi 118 ada 1 nolu (eski 822) parselin sayısallaştırma raporu ve ekleri gibi 101,67 m2 yüzölçümü ile tapuya tesciline, davacının mülkiyete yönelik tescil talebi yönünden davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına, davacının davalı Kadastro Müdürlüğü aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hükmün, davacı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7368, K. 2024/6546, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-7368-e-2024-6546-k-c970aa3a3bac