Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6267 E. 2023/4086 K. – Kullanım Kadastr
Konu: Kullanım Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6267
- Karar No
- 2023/4086
- Karar Tarihi
- Konu
- Kullanım Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1031 E., 2022/727 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/160 E., 2020/757 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma istemi nitelikten reddedilerek temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Kullanım kadastrosu sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 168 ada ve ... parsel sayılı 19.992,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Kovanlık Köyü Tüzel Kişiliğinin kullanımında olduğu" şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çekişmeli taşınmazı 1990 yılında, o dönem zilyetliğinde bulunduran ve tarım arazisi olarak kullanan ...’dan satın aldığını ileri sürerek tespitin iptalini, taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunun tespitini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Belediye Başkanlığı cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımından reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın malikinin Hazine olup anılan davada husumetin Hazineye de yöneltilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 2. Dahili davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda davacının iddiaların destekler nitelikte bir kullanımının bulunmadığını, 2018 yılı uydu görüntülerine göre taşınmazın kısmen taşlık-çalılık halde olduğunu, bir kısmında da su borusu olduğu düşünülen malzemenin stoklu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "her ne kadar davacı kullanım kadastrosuna davaya konuu taşınmazı 2010 yılı ve öncesinde tarımsal faaliyet yürüttüğünü ileri sürmüş ise de gerek fen bilirkişisinin gerek ziraat mühendisi bilirkişisinin ortak tespitlerine göre 2009 yılı itibarıyla taşınmazın kullanımsız olduğu, toprağın sürülmediği, çapalanmadığı, gübrelenmediğinin, toprağın ham toprak vasfında olduğunun, 2010 yılı öncesinde dava konusu taşınmazda tarımsal faaliyet yapılmadığının anlaşıldığı, davacının taşınmazı kullandığına ilişkin zeminde fiziksel çalışmanın mevcut olmadığı, kullanımsız olarak yapılan tespitin doğru olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemenin hatalı ve eksik ziraat bilirkişisi raporuna dayanarak hüküm kurduğunu, yargılama sürecinde, ziraat bilirkişi raporunun barındırdığı maddi hatalar ve eksikliklerin defalarca dile getirildiğini, kök raporuna yaptıkları itirazlarının verilen ek raporla da cevaplandırılmadığını, dosyada zilyetliğin terk edildiği konusunda herhangi bir delil bulunmadığını, aksine 2010 senesinde yapılmış olan kadastro tespitinde ve keşif zamanı dinlenen mahalli bilirkişilerin ve tanıkların beyanlarında dava konusu taşınmazın kadastro tespiti öncesinde tarım arazisi olduğu ve taşınmaz üzerinde davacı tarafından tarımsal faaliyet yapıldığı yönünde belge ve beyanlar bulunduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) 5831 sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (5831 sayılı Kanun) 8/1 inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda düzenlenen kadastro tutanağının beyanlar hanesine ...'ın kullanıcı olarak yazılmasının mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na 5831 sayılı Kanun'un 8/1 inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddesi, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.