Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5189 E. 2024/5776 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5189
- Karar No
- 2024/5776
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1209 E., 2022/744 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Emet Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/164 E., 2021/18 K. Taraflar arasındaki kesinleşen hükme dayalı tapu iptal ve tescil talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davacı ve davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Orman İdaresi vekili dilekçesinde özetle; davacısının Orman İdaresi ve davalının Hazine olduğu Emet Kadastro Mahkemesinin 2010/19 Esas, 2010/31 Karar sayılı ilamı ile ... ilçesi ... Beldesi 3 ada 13 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içine alınmasına, orman sınırlarının bu şekilde düzeltilmesine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın orman olduğunu, fakat bu kararla taşınmazın arsa vasfıyla davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, Orman İdaresinin kendi kurumlarına yazmış olduğu bu yazıya ... Tapu Müdürlüğü tarafından Emet Kadastro Mahkemesi kararında tapu iptali ve tescil hükmü bulunmadığından idari yoldan tescilinin mümkün bulunmadığı denilerek olumsuz cevap verildiğini öne sürerek ... Köyü 214 ada 13 parsel (eski 3 ada 13 parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfı ile tapuya tescili, dava konusu taşınmazın kayıtlarında bulunan ve daha önceden konulan hacizlerin, tedbirlerin ve ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmesi istemi ile dava açmıştır. Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; "13.08.2020 tarihli fen bilirkişileri tarafından hazırlanan rapordan, Emet (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2010/19 Esas, 2010/31 Karar sayılı dosyasında dava konusu edilen Kütahya ili ... ilçesi .../... Mahallesi 3 ada 13 parsel nolu taşınmazın, ada parsel değişimi ile 214 ada 13 parsel numarasını almış olduğu, 214 ada 13 parsel nolu taşınmazın Emet (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 2010/19 Esas, 2010/31 Karar sayılı dosyasında dava konusu edilen "L" rumuzlu kısım içinde yer aldığı ve keşif günü itibariyle dava konusu taşınmaz içinde herhangi bir yapılaşma ve tesis olmadığı anlaşılmıştır. 23.08.2020 tarihli orman bilirkişisi dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, kesin hüküm dava şartlarındandır. (HMK m.114/1-i). Davacı ve davalının tarafı olduğu bir ilamın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 303 üncü maddesinde öngörülen kesin hüküm nedeniyle tarafları bağlayacağı kuşkusuzdur. İş bu davanın tarafları ile Emet Kadastro Mahkemesinde görülen 2010/19 Esas, 2010/31 Karar sayılı davanın taraflarının aynı olması sebebiyle Kadastro Mahkemesinin ilamı taraflar açısından kesin hüküm teşkil etmektedir. Kesinleşmiş Kadastro Mahkemesi ilamı ve bilirkişi raporları birlikte dikkate alındığında, Kütahya ili ... ilçesi .../... Mahallesi 3 ada 13 parsel nolu taşınmazın, ada parsel değişimi ile 214 ada 13 parsel numarasını almış olduğu ve 214 ada 13 parsel nolu taşınmazın da orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmakla; davacının davasının kabulüne, mevcut tapu kaydının iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline…" karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesince; Emet Kadastro Mahkemesinin 2010/19 Esas, 2010/31 Karar sayılı kararının kesinleşmesine, anılan mahkemenin dava dosyasında davacı ile tapu kayıt maliki Hazinenin taraf olup, çekişmeli taşınmazında eldeki davaya konu edilen taşınmaz olmasına, bu haliyle çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu noktasında taraflar arasında kesin hüküm bulunmasına, orman ve orman sayılan yerlerin özel mülk olarak tescil edilemeyecek olmasına, bu halde mahkemece çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile orman olarak tesciline karar verilmesinde, yine davacının kamu kurumu olup kadastro işlemi ile oluşan kaydın iptalini istemekle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereği lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmeyerek bu şekilde davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, öte yandan harç ve tevzi formları incelendiğinde 28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7139 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi gereği harçtan muaf olan davacı Orman İdaresinden başvurma ve karar harcı alınmadığının belirlenmesine göre davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Orman İdaresi vekili tarafından; davacı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin de davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesi, davacı kurum tarafından ödenen ve yatırılan peşin harç, başvurma harcı, keşif harcı tamamlama harcı ve diğer tüm harçların davacı kuruma iadesine karar verilmesi gerektiği hususlarında temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.