Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5097 E. 2023/4648 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5097
Karar No
2023/4648
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/131 E., 2022/513 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/79 E., 2021/661 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi Akyar Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 194 ada 15 parsel sayılı 3.001,55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla vasfıyla, davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 194 ada 15 parsel sayılı taşınmazın, Hazine'ye ait olup tespit dışı bırakılan ve ilk tesis kadastrosu yapılırken kimsenin kullanımında olmayan devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden iken yapılan çalışma sonucunda taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. Maddesinde yer alan zilyetlikle iktisap koşullarının davalı açısından oluşması gerektiğini, yapılan çalışmaların yasa ve genelge hükümlerine aykırı olduğunu belirterek taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın babasından intikal ettiğini ve taşınmaz üzerinde zilyetliğinin 30 yıldır devam ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, keşifte dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişilerinin, taşınmazın güneyinde (B) ile gösterilen bölümüne davalının babası ve davalı tarafından ekin ekildiğini, taşınmazın kuzeyindeki (A) ile gösterilen bölümündeki çalılık alanda herhangi birinin zilyetliğinde olmadığını beyan ettikleri; bilirkişi heyet raporunda, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ve toprak yapısının incelenmesinde, taşınmazın çalılık olan (A) bölümünün imar ihya edilmediği, (B) bölümünün ise 1957-1971 tarihli hava fotoğraflarında çalılık iken 1980 yılı hava fotoğrafında çalılardan temizlenerek tarım yapılmaya başlandığı ve keşif tarihine kadar tarımsal üretim yapıldığı, imar ihyasının tamamlanarak tarım toprağı sıfatının oluştuğu, dava konusu taşınmazın dereden kazanılan yerlerden olmadığı yönünde görüş belirtildiği; bu haliyle taşınmazın (B) bölümü üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, (A) bölümü üzerinde ise zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 194 ada 15 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. Madde gereğince yapılan kadastro tespitinin iptali ile 02/09/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda (B) harfi ile gösterilen 1.286.51 metrekarelik kısmın 194 ada 15 parsel numarası ile ... adına tarla vasfıyla, geriye kalan (A) harfi ile gösterilen 1.715,04 metrekarelik kısmın ifraz edilip 194 ada son parsel numarası verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 02/09/2021 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen kısmı yönünden, ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, keşif beyanlarına, hava ve uydu fotoğrafları ile desteklenen bilirkişi rapor içeriklerine göre, çekişmeli taşınmazın istinafa konu (B) bölümü üzerinde imar ihya çalışmaları tamamlanarak tespite kadar 20 yıllık kesintisiz zilyetliğin davalı yararına gerçekleştiği bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın (B) bölümü üzerinde davalı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5097, K. 2023/4648, T. 26.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-5097-e-2023-4648-k-4c116a62b0f6