Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5390 E. 2025/6654 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5390
- Karar No
- 2025/6654
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1228 E., 2025/1033 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/462 E., 2024/128 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin muvazaalı asıl işveren alt işveren ilişkisi kapsamında davalıya ait işyerinde kırma eleme böümünde asli işlerde çalıştığını, sendika üyesi olduğunu, bu nedenle davalı nezdindeki toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğini ileri sürerek muvazaa nedeniyle davalı Kurumun işçisi olduğunun tespiti ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan taban ücret yevmiyesi, prim, vardiya zammı, iş riski primi, ikramiye, yemek yardımı, sosyal yardım, giyim yardımı, kira ve aydınlatma yardımı ile ek ödeme ve ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; İdarenin ana faaliyet alanının bor ve türevi cevherlerin çıkarılıp üretilerek satışa hazır hâle getirilmesi olduğunu, bu kapsamda üretim faaliyetine ait olmayan ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde sayılan işlerin ihale ile dışarıdan satın alındığını, böylece asıl işin üretim faaliyetlerini oluşturan kimyasal ve metalurjik süreçler kapsamında olmayan ve doğrudan üretimle ilişkisi bulunmayan yardımcı işlerin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi gereğince asıl işveren alt işveren ilişkisine konu edildiğini, ihbar olunan Şirketler ile davalı Kurum arasında muvazaaya dayalı bir ilişki bulunmadığını, davacının ihale konusu işin dışında bir işte çalıştırılmadığını, davacının çalıştığı şirketlerin değişmesinin muvazaanın emaresi olarak gösterilemeyeceğini, muvazaa bakımından emsal olduğu ileri sürülen mahkeme kararlarının ait oldukları döneme ilişkin hizmet alım sözleşmeleri bakımından bağlayıcı olabileceğini, davacının davalı Kurumun işçisi olarak kabul edilmeyeceğini, alt işveren işçisi olan davacının 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun (6772 sayılı Kanun) gereğince ilave tediye alacağına hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. İhbar olunan ... Lojistik AŞ vekili cevap dilekçesinde; davanın Şirkete ihbar edilmesini kabul etmediklerini, belirsiz alacak davasının şartlarının oluşmaması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, davalı Kurum ile Şirket arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanmadığını, ilave tediye alacağı bakımından davacının veya Şirketin 6772 sayılı Kanun kapsamında olmadığını, ayrıca müvekkili Şirketin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanan davacının Kurumun taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmayı talep edemeyeceğini, dava dilekçesinde talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, faiz oranına da itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ancak davacının sendika üyeliği davalı işverene açıkça bildirilmediğinden toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağı, sendikasız emsal işçi bulunmadığından davacının fiilen aldığı ücret nazara alınarak yapılan hesaplama uyarınca ilave tediye alacağının hüküm altına alındığı ancak diğer alacakların reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının çalıştığı hizmet alım işinin üretimi aksatmayacak durumda olan yardımcı bir iş olduğunu, yardımcı işin alt işverene verilmesinde muvazaalı bir asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilmeyeceğini, 2. Davacının 6772 sayılı Kanun gereği ilave tediye alacağına da hak kazanmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve buna göre davacının ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.