Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5092 E. 2024/5774 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5092
- Karar No
- 2024/5774
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/390 E., 2022/608 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/110 E., 2021/691 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itirazdan kaynaklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacılar ve asli müdahil vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Verilen karar davacılar ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 29808 ada 1 parsel ve bitişiğinde bulunan 7 dönüm civarındaki arazi hakkında; 29808 ada 1 parselin 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) kapsamında orman dışı alanda kaldığının tespiti halinde, tespitin iptali ile orman sayılmayan arazi vasfında olduğunun tespit ve tesciline, 29808 ada 1 parselin 3116 sayılı Kanun kapsamında orman olduğunun tespiti halinde, 1981 yılından önce orman vasfını kaybetmiş olduğu sabit olduğundan 2/B vasfında olduğunun tespitine ve 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) 7 nci maddesi gereği kaydına 2/B şerhi verilmeksizin tesciline, 29808 ada 1 parsel ile bitişik kullanılan tahmini 7 dönüm civarındaki taşınmazın 1981 yılından önce orman vasfını kaybetmiş 2/B vasfında arazi olduğunun ve müvekkillerin kullanımında olduğunun tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Asli Müdahil ... vekili müdahale talepli dilekçesinde özetle; Dava dosyasında dava açılırken müvekkili adına vesayet davası sürmekte olduğundan dosyaya vekalet veremediğini ve kendisi adına dava açılamadığını, dosyada davacı olan diğer davacılar Asli Müdahilin kardeşleri olduğunu, müvekkilinin de aynı arazide hisse sahibi olduğunu, müvekkilinin de hukuki menfaati bulunduğunu, müvekkiline yasal danışman atandığını, yasal danışman ile birlikte vekalet verdiklerini ... mirasçısı olması nedeniyle müvekkilinin asli müdahil olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince; 1- Davacılar ve asli müdahilin 29.07.2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda (A) ve (D) harfi ile belirtilen kısımlar yönünden davasının hukuki yarar yokluğundan, (B) ve (C) harfi ile belirtilen kısımlar yönünden davasının hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine; 2-Davacı ve asli müdahilin (C) ve (D) harfi ile belirtilen kısımlar yönünden adlarına kullanıcı tespiti verilmesine yönelik talebinin hukuki yarar bulunmadığından reddine, 3-Davacı ve asli müdahilin (A) ve (B) harfi ile belirtilen kısımlar yönünden tescile yönelik talebi yönünden davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Verilen karar davacılar ve asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; çekişmeli taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonlarında bulunduğu, gerçek kişilerin çekişmeli taşınmazların kendi adlarına orman sınırı dışına çıkarılmasını talep edemeyecekleri gibi, halen tahdit içinde olan bir yer için her ne sebeple olursa olsun Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmasına ilişkin olarak idareyi zorlayıcı şekilde dava açamayacakları, bunun yanı sıra bir kimsenin kendisi adına veya Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasını istemekte de hukuki yararının olmadığı, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi ve 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastro yapılmayan yerlerde kullanıcı şerhi verilemeyeceği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu ve aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık olmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Verilen karar davacılar ve asli müdahil vekili tarafından; "Dava konusu taşınmaz müvekkiller adına tapulu ve kapama zeytin bahçesidir, verilen karar hem davanın nitelendirilmesi ve hem de uygulanacak hükümler ve delillerin yorumlanması yönünden usul ve yasaya aykırıdır, Orman Kadastro Komisyonu, yaptığı çalışmayı askı ilana çıkarmıştır, yasa da açıkça dava hakkı tanınmıştır, idare, 2/B kadastrosu yapmakta ise, hatalara karşı herkesin dava hakkı vardır. Hava fotoğrafları dikkatle incelenirse taşınmazların aslında sarı alan- ziraat alanı vasfında olduğu görülmektedir. Yine de, 1946 yılında orman sınırlarında olduğu kabul edilse bile, hava fotoğraflarına göre 1981 yılından önce kapama zeytin bahçesi olarak 2/b vasfında olduğu anlaşılacaktır" bu sebeplerle verilen kararın bozulması istemiyle temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ve asli müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.