Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6459 E. 2024/7795 K.

Konu: Markanın Hükümsüzlüğü

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6459
Karar No
2024/7795
Karar Tarihi
Konu
Markanın Hükümsüzlüğü

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2103 Esas, 2023/1385 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/5 E., 2021/160 K. Taraflar arasındaki Markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2014 yılında Çin de kurulan, saç bakım ürünleri, kişisel bakım ve kozmetik ürünleri üretimi ve satışı gerçekleştiren müvekkili şirketin ana markasının "..." olduğunu, müvekkilinin bu markayı başta Çin olmak üzere, Amerika, Japonya, Kore, Avrupa Birliği ve İngiltere'de tescil ettirdiğini, davalının davalının haksız ve hukuka aykırı şekilde kötü niyetli olarak müvekkilinin hak sahibi olduğu markayı ilgili sınıflarda kendi adına tescil ettirerek, kötü niyetli tesciline dayanarak müvekkili şirketin Türkiye'deki diğer müşterilerine ihtar göndererek, ticari faaliyetlerini durdurmaya yönelik eylemlerde bulunduğunu, müvekkilinin markayı ihdas ve istimal eden ve maruf hale getiren olarak markanın gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2018/86708 tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tescilli marka haklarının sağladığı korumanın, yalnızca tescilin elde edildiği ülkenin sınırları dahilinde geçerli olduğunu, davacının söz konusu markayı Çin Amerika Japonya Kore Avrupa Birliği ve İngiltere’de tescil edilmiş olmasının Türkiye sınırları içerisinde sahibi olduğu anlamına gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, yabancı bir kelime olan davaya konu ... markasının tesadüf olarak bulunacak kelimelerden olmadığı, tarafların aynı ticari faaliyet alanından kozmetik ürünleri ve saç bakım ürünleri alanında faaliyet gösterdiği, davalının internet sitesinin bile davacı internet sitesi adı ile aynı olduğu ve satılan ürünlerin de benzer olması bakımından davalının davacı markasından haberdar olduğu ve bu markayı buna rağmen kullanmasının kötü niyetli olduğu, kötü niyetli tescil halinde markanın tescil edildiği tüm sınıflar bakımından hükümsüz kılınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2018/86708 numaralı ... markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ile aynı alanda ve aynı ürün çeşitleri ile faaliyet gösteren ve davalının, gerek metin gerekse tasarım öğeleri bakımından tamamen aynı olan ... markasını aynı mal ve hizmet sınıfında, aynı grafik tasarımıyla tescil ettirmesinin tesadüf olarak kabul edilemeyeceği, davacının daha önceki tarihte yurtdışında tescil ettirdiği ve ürünleri üzerinde kullandığı markanın davalı tarafından bilindiği, buna rağmen aynısını Türkiye’de tescil ettirerek, davacının Türkiye'deki ticaretine engel olma çabası taşıdığı, davalının tescilinin kötü niyetli olduğu, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli 2018/86708 tescil nolu markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25 inci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6459, K. 2024/7795, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6459-e-2024-7795-k-874464ba64c4