Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4601 E. 2023/1574 K. – Kullanım Kadastr
Konu: Kullanım Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4601
- Karar No
- 2023/1574
- Karar Tarihi
- Konu
- Kullanım Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/144 E., 2022/433 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : İskilip Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/10 E., 2021/12 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında; Çorum İli, ... İlçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 291 ada 4 parsel sayılı 172,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 2005 yılından itibaren ... tarafından kullanıldığı şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde Çorum İli, ... İlçesi, ... Köyü 291 ada 4 parsel ve 137 ada 14 parsel sayılı taşınmazların adına tescil edilmesi gerekirken davalılar adına tescil edildiğini, yıllardır bu taşınmazların kendi kullanımlarında olduğunu ileri sürerek, beyanlar hanesine adına şerh verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar ve ihya olmadığı için 20 yıllık kazandırıcı sürenin başlamadığı, mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından, dava konusu taşınmaz üzerinde şu an zeminde mevcut davalı ... tarafından yapılmış bir ahşap ambar ve garaj mevcut olsa da ahşap ambar ve garajının kadastro tespitinden sonra dava konusu taşınmaz üzerine yapıldığı anlaşıldığından, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinde öngörülen muhdesat şerhi koyulmadığı, tüm bu nedenlerle 291 ada 4 parsel yönünden davacının davasının reddine, 137 ada 14 parsel yönünden davacının davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 307 nci maddesi gereğince feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, Davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; Çorum İli, ... İlçesi, ... Köyü 291 ada 4 parsel sayılı taşınmazın parselasyon çalışmaları yapılmadan önce malik sıfatıyla zilyedi olduğunu, söz konusu zilyetliğin 20 yıldan fazla sürdüğünü, tanık anlatımlarından da bu durumun sabit bulunduğunu, parselasyon çalışmalarında malik olarak müvekkili yazılması gerekirken davalı ...'un yazıldığını, yerel mahkemeye itiraz edilmesine rağmen itirazlarının reddedildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç 3402 sayılı Kanun'un 1 nci maddesi gereğince kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlü olup hakimin doğru sicil oluşturma yükümlülüğü kamu düzeni ile ilgili olmakla bu noktanın resen gözetilmesi gerekmektedir. Somut olayda, çekişmeli 291 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında kadastro komisyon tutanağı düzenlenmesine rağmen mahkemece infazda tereddüt yaratacak şekilde tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmesi isabetsiz olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf dilekçesinde gösterdiği istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı ancak 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinin 1-son cümlesi uyarınca kamu düzenine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle istinaf isteminin kabulüne kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... Konukçu vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; 291 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden tespit gibi tesciline karar verilmesi gerektiği, senetsiz araştırması yapılmadığı gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının filli kullanım durumunun bulunup bulunmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370, 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 80,0 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.