Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4541 E. 2023/1263 K. – Kullanım Kadastr
Konu: Kullanım Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4541
- Karar No
- 2023/1263
- Karar Tarihi
- Konu
- Kullanım Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1103 E., 2022/579 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 602 ada 12 parsel sayılı 9045,32 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1992 yılından beri ...'ın kullanımında olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kullanıcı şerhi verilmesinin hatalı olduğu, davalının kullanımının kira ilişkisine dayalı olduğu; bu nedenle davalının fer'i; Belediyenin ise asli zilyet olduğu iddiasıyla; davalı adına verilen kullanıcı şerhinin terkini ile taşınmazın kullanıcısının ... olduğuna dair beyanlar hanesine şerh verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı Belediye'nin hiç bir zaman fiilen bir kullanımı bulunmadığını, 30 yıldır taşınmazın asli zilyedi olduğunu, davacı Belediye ile arasında kira ilişkisi bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahalli ve yerel bilirkişilerin taşınmazdaki damı davalının yapıp kullandığını, zeytin ağaçlarını davalının diktiğini ve taşınmazı davalının kullandığını beyan ettikleri, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 602 ada 12 parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Belediye vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı Belediye vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde 2011 yılı öncesi ve 2016 yılına kadar müvekkilinin mülkiyet hakkının bulunduğunu, mülkiyet hakkına karşılık zilyetlik iddiasına dayanılarak tespit yapılabilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazın evveliyatında davacı müvekkili adına kayıtlı iken, sonrasında hükmen orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini, kullanım kadastrosu sırasında davalı lehine zilyetlik şerhi verilmesinin yerinde olmadığını, davalının dava konusu taşınmazda bir kullanımı olsa dahi davalının feri zilyet konumunda olduğunu, müvekkilinin taşınmazın asli zilyedi olduğunu, asli zilyedin kazanımının esas alınması gerektiğini, davalının taşınmazda kullanımı var ise de, kiraya ya da işgale dayalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılması ile davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu ve taşınmazın 1975-1980 yıllarından beri davalı ... tarafından kullanıldığı; öncesinde mera vasfında boşluk olup, davacı Belediyenin kullanımının olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Belediye vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kullanım kadastrosuna itiraz niteliğindedir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 5831 sayılı Kanun'la 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na eklenen Ek 4 üncü maddesi 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.