Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3511 E. 2024/6037 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3511
Karar No
2024/6037
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/63 E., 2022/71 K. KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/120 E., 2021/288 K. Taraflar arasındaki 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmalarına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R I. DAVA 1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, 3116 sayılı Orman Kanunu uyarınca (3116 sayılı Kanun) 1946 yılında ilan edilen orman tahdidi, 1953 yılında yapılan maki tefrik çalışması, 1968 yılında yapılan arazi kadastrosu, 2018 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-1 madde çalışması ve 2020 yılında ilan edilen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B çalışması bulunmaktadır. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde 29739 ada 1 parselin güney kısmında kalan 2618 m2 lik alanın eskiden beri ekilip dikilen arazi olduğunu, orman kadastro çalışmalarında taşınmazın orman sınırlarında bırakıldığını, bu taşınmazınla ilgili orman kadastro komisyonu tarafından hatalı tespit yapıldığını, hatalı tespitin iptali ile taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasını istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen ve Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi sınırları içerisinde yer alan mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın bulunduğu bölgede ... Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartma işlemi yapıldığı, davacı tarafından müvekkil İdareye yöneltilen davanın usul ve hukuka aykırı olduğunu, Orman Kadastro Komisyonu tarafından ilgili Kanun ve Yönetmeliklere göre tesis edildiği, itiraza konu işlemin Hazine ile ilgisi bulunmadığını, Hazineye yöneltilen davanın öncelikle husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1946 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit çalışmalarında itiraz edilmeksizin kesinleştiğini ve orman sınırları içerisinde kaldığını, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarılmasını talep ettiğini, davacının hukuki yararının bulunmadığını, 6831 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesine göre nitelik kaybı nedeniyle orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Hazine adına çıkarılmasının zorunlu olduğunu, gerçek kişilerin bunu talep etmekte hukuki yararın ve aktif dava ehliyetinin olmadığını, taşınmazın hukuki niteliğinin halen orman olduğunu, niteliğinin orman olması nedeniyle davacının eklemeli zilyetlik iddiasının dinlenemeyeceğini, orman sayılan yerlerin zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığından eklemeli zilyetlik ve sürdürülen zilyetliğin hukuki değer taşımayacağını, bir yerin bitki örtüsü yok olmuş olsa bile orman sınırları içerisinde kaldığından orman olacağını, bitki örtüsünün kaldırılmış olmasının o yerin orman rejimi dışına kendiliğinden çıkmasını gerektirmeyeceği, etrafında tapulu arazilerin bulunması üzerinde muhdesat olması veya orman ile sınırının olmamasının da taşınmazın niteliğini etkilemeyeceğini ve Mahkememizin resen yapacağı incelemeler doğrultusunda öncelikle usulü itirazlarının değerlendirilmesi ve kabulüne karar verilmesini, aksi kanaatte olunması halinde davacının iddialarının araştırılmasını ve bu sonuca göre taşınmazın niteliği belirlenerek Maliye Hazinesi adına tespit ve tesciline karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman olduğunu, tapuda da orman vasfı ile hazine adına tescilinin gerektiğini, davacının bu davada aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davayı açmakta hukuki yararının da olmadığını bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen taşınmazın orman kadastro komisyonu tarafından orman sınırı içerisinde bırakılan tespitinin iptali ile orman sınırı dışına çıkarılmasına yönelik talebinin yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere halen tahdit içinde olan bir yerin, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için orman yönetimini zorlayıcı nitelikteki davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davacının bu bağlamda aktif dava ehliyeti ve hukuki yararının da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asile yapılan tebligatın geçersiz olduğunu, aynı konutta yakına teslim şeklinde yapılan tebligattaki tebliği alan kişinin müvekkili ile konutta ikamet etmediğini, 1968 yılında yapılan ilk ilk tapulama çalışmalarında dava konusu yerin 848 parsel sınırları içinde kaldığını, müvekkilinin yıllardan beri bu taşınmazı kullandığını ve ekip biçtiğini, taşınmazın, 2/B uygulamalarına uygun olarak orman sınırları dışında kalan yerlerden sayılarak, orman vasfının sona erdiği için Hazine adına bu şekilde tesciline karar verilmesi gerektiğini, yapılan keşifte dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olmadığı ve özelliğini 1981 yılından önce kaybettiği belirli olmasına rağmen bilirkişi raporunun hatalı değerlendirme ile dava konusu taşınmazın orman sayılan yer olduğuna dair belirtmenin maddi gerçeğe aykırı olduğunu, itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılması gerektiğini açıklayarak istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporuna göre davaya konu edilen ve tapulama harici alanda kalan çekişmeli taşınmazın 1946 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman tahdit sınırları dışında kaldığı, ancak itiraza konu çalışma ile dava konusu yerin 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 7 nci Maddesi kapsamında orman sınırları içinde kaldığı ve 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmediği, memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre de öncesinin orman olduğunun bildirildiği, her ne kadar taşınmazın ilk yapılan orman kadastrosu sonucunda tahdit dışında kaldığı belirtilmekte ise de davacının dava ve istinaf dilekçeleri ile belirginleşen talep sonucuna göre kendi adına mülkiyet iddiasının bulunmadığı ve taşınmazın açıkça 2/B niteliği ile Hazine adına orman dışına çıkarılan yer olduğunun tespitine karar verilmesini istediği ve davacının iddiasını ileri sürüş biçimi ve talep sonucuna göre 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman sınırı dışına çıkarıldıkları gerekçesiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonlarında bulunduğu, öncesi devlet ormanı olan bir yerin 2/B uygulaması ile ancak Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılabileceği, gerçek kişilerin çekişmeli taşınmazların kendi adlarına orman sınırı dışına çıkarılmasını talep edemeyecekleri gibi halen tahdit içinde olan bir yer için her ne sebeple olursa olsun Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmasına ilişkin olarak idareyi zorlayıcı şekilde dava açamayacakları, davacının talep sonucuna göre ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmalarına itiraz istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3511, K. 2024/6037, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-3511-e-2024-6037-k-dd5a2cd31976