Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3343 E. 2024/7543 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3343
- Karar No
- 2024/7543
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/71 E., 2021/654 K. KARAR : Davanın kabulü TEMYİZ EDENLER : Davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucu, Kulp ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 1 parsel sayılı ve 8.031.376,59 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 6.899,41 metrekare ve (B) harfiyle gösterilen 15.701,80 metrekare yüzölçümündeki bölümlerinin tapu kaydının iptali ile sırasıyla bağ ve susuz tarla vasıflarıyla davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince 05.11.2020 tarihli ve 2020/8608 Esas, 2020/5141 Karar sayılı kararıyla; "Kural olarak davacı sıfatı (aktif husumet ehliyeti) hakkın malikine, davalı sıfatı (pasif husumet ehliyeti) ise o hakka uymakla yükümlü olan kişiye aittir. Gayrimenkul mülkiyetine ilişkin davalarda davalı sıfatı dava tarihinde taşınmaz maliki olan kişiye (tapu sicilinde malik olarak yazılı olan kişiye) aittir. Husumet konusu, kamu düzenine ilişkin olup, HMK'nin 116. maddesinde yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her safhasında ileri sürülebilir ve mahkemece de doğrudan doğruya (re'sen) gözönünde tutulur. Ormanların mülkiyeti Hazineye, kullanım hakkı ise Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğundan, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca Mahkemece, davacıya, davasını Orman İdaresine de yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde tüm tarafların delilleri toplanarak usulünce orman araştırması yapılmak suretiyle oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı lehine çekişmeli taşınmazlar yönünden zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Diyarbakır ili, Kulp ilçesi, Konuklu mahallesinde kain ve orman parseli olarak Hazine adına tespit gören 104 ada 1 nolu parselin, 26.02.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporu ve eki koordinatlı krokisinde (A) harfi ile belirtilen ve 6.899,41 m² miktarındaki kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptaline, belirtilen kısmın 104 ada 1 nolu orman parselden ifrazı ile 104 ada üzerinden yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına "Bağ" vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Diyarbakır ili, Kulp ilçesi, Konuklu mahallesinde kain ve orman parseli olarak Hazine adına tespit gören 104 ada 1 nolu parselin, 26.02.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporu ve eki koordinatlı krokisinde (B) harfi ile belirtilen ve toplamı 15.701,80 m² olan kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptaline, belirtilen kısmın 104 ada 1 nolu orman parselinden ifrazı ile 104 ada üzerinden yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına "Susuz Tarla" vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı ... İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Davaya konu, (A) harfi ile gösterilen taşınmaz yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davaya konu, (B) harfi ile gösterilen taşınmaz yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Mahkemece davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; 09.06.2021 tarihli jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunda, (B) harfi ile gösterilen taşınmazın 1984, 2002 ve 2009 tarihli hava fotoğrafında üzerinde yoğun sıklıkta ağaçların olduğu, herhangi bir tarımsal faaliyetin ve imar ihyanın olmadığı, 2011 tarihli hava fotoğrafında ise (B) ile gösterilen kısım üzerindeki ağaçlık alanların tamamen açılarak tarlaya dönüştürüldüğü ve 2011 yılında tarımsal faaliyetin ve imar ihyanın başladığı ifade edilmiştir. Her ne kadar Mahkemece bölgenin teröre müzahir olduğu ve köyün 1990'lı yıllarda boşaltıldığı, geri dönüşlerin 2000'li yıllarda olduğu kabul edilmiş ise de taşınmazın 2009-2011 yılları arasında üzerindeki ağaçlardan temizlenerek tarım arazisi haline getirildiği, en eski tarihli hava fotoğrafında dahi üzerinde yoğun sıklıkta ağaçların bulunduğu ve herhangi bir kullanımın olmadığı, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının davacı yararına gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince (B) harfi ile gösterilen taşınmaz yönünden davanın davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu bu bölümle ilgili de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle; davalı ... İdaresi ve davalı Hazine vekilinin bilirkişi raporuna ek krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüme ilişkin hükmün ONANMASINA, (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle, davalı ... İdaresi ve davalı Hazine vekilinin bilirkişi raporuna ek krokide (B) harfi ile gösterilen taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün bu bölüm yönünden 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.