Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3423 E. 2024/7498 K. – Tescil

Konu: Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3423
Karar No
2024/7498
Karar Tarihi
Konu
Tescil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/557 E., 2021/322 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkeme kararı, davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesinde arazi kadastro çalışmaları 1963 yılında yapılmış, dava konusu taşınmaz çalılık ve taşlık olarak tescil harici bırakılmıştır. Ayrıca yörede, 13.05.1993 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasıyla, 05.03.2010 tarihinde ilân edilen 4999 sayılı Kanun ile değişik 10 uncu madde gereğince yapılan yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi çalışması bulunmaktadır. Davacı ..., 24.07.2007 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... beldesi, köy civarı mevkiinde bulunan taşınmazın, tapulama dışı bırakıldığını ve Mehmet Soydan tarafından imar ve ihya edilerek 10 yıl süre ile kullanıldıktan sonra kendisine satıldığını, 30 yılı aşkın zamandır satın aldığı kişi ile birlikte taşınmazın zilyetliğinde olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme şartlarının lehine oluştuğu ileri sürerek taşınmazın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "davanın kabulüyle (A) harfi ile gösterilen 958,58 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 403,66 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı adına tapuya kayıt ve tesciline" dair ilk karar, davalılar Hazine ile ... Belediyesi Başkanlığı vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.06.2012 tarihli ve 2012/7178 Esas, 2012/9462 Karar sayılı ilamıyla; "mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapıldığı anlaşıldığından orman kadastrosuna ilişkin belgeler getirtilip yerinde yöntemince uygulanarak taşınmazın orman kadastrosuna göre konumunun belirlenmesi, öte yandan çekişmeli taşınmazın iade kararı sonrasında kısmen imar planı dışında kısmen de imar planı içinde konut-yol ve park alanı içinde kaldığı bildirildiğine göre, imar planı da getirtilerek taşınmazın imar planına göre konumunun belirlenmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen, "davanın kabulüne, 25.08.2009 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde sarıya boyalı olarak (A) harfi ile gösterilen 958,58 m2 yüzölçümündeki yer ile (B) harfi ile gösterilen 403,66 m2 yüzölçümündeki yerlerin ayrı birer parsel numarası ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline" dair ikinci karar, davalılar Hazine ile ... Belediyesi Başkanlığı vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.01.2018 tarihli ve 2017/10012 Esas, 2018/247 Karar sayılı ilamı ile "6360 sayılı Kanun gereğince Büyükşehir sınırlarının il mülki sınırı haline gelmesi nedeniyle Mersin Büyükşehir Belediyesinin ilgili kamu tüzel kişisi sıfatıyla davada taraf olarak yer alması gerekli olduğu halde Büyükşehir Belediyesi'nin davaya dahil edilmediği ve taraf teşkilinin sağlanmadığı anlaşıldığından 6360 sayılı Kanun gereğince işlem yapılması" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulup davaya ... dahil edilerek yapılan yargılama neticesinde, "mahallinde yapılan keşifte dinlenen tanık beyanından davacının dava konusu yeri 20 yıldan fazla süredir ekip biçtiğinin anlaşıldığı, bilirkişi raporu ile çekişmeli taşınmazın toprak yapısına göre 20-30 yılı aşkın süredir kültür arazisi olarak kullanıldığı, toprakta orman arttığı humus olmadığı, davacının taşınmazındaki zilyetliğinin dava tarihine kadar 20 yıldan fazla olduğu hususlarının tespit edildiği, öte yandan çekişmeli yerin 347,04 m2'sinin imar planı içinde ve 248,87 m2'sinin ise yol olduğu belirlendiğine göre bu kısımlar için davacı adına tescil talebinin kabul edilemeyeceği, 02.11.2020 tarihli rapor ve krokide A:5 harfiyle gösterilen 401,51 m2'lik yer ile A:3 harfiyle gösterilen 636,69 m2'lik yer yönünden ise davacının 20 yılı aşkın süredir davasız, aralıksız ve malik sıfatıyla eklemeli zilyet olduğu, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle, 02.11.2020 tarihli rapora ekli krokide A:5 harfiyle gösterilen 401,51 m2'lik yer ile A:3 harfiyle gösterilen 636,69 m2'lik yerin ifrazı ile davacı adına tesciline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine, Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 266,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 797,78 TL'nin temyiz eden davalılar ... ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığından ayrı ayrı alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3423, K. 2024/7498, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-3423-e-2024-7498-k-20dc7351cfd2