Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3172 E. 2024/5787 K. – Tapu İptal Ve

Konu: Tapu İptal Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3172
Karar No
2024/5787
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptal Ve Tescil

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1714 E., 2022/110 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/289 E., 2019/858 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro çalışmaları sonucunda, Konya ili ... ilçesi .../... Mahallesi ... mevkii 311 ada 24 parsel 957,97 m2 tarla vasfıyla, ... mevkii 292 ada 50 parsel 11825,62 m2 tarla vasfıyla 30.03.2007 tarihinde, ... /... köyü ... mevkii 263 ada 204 parsel 1433,42 m2 tarla vasfıyla, 263 ada 203 parsel 791,97 m2 tarla vasfıyla, ... mevkii 264 ada 21 parsel 1452,11 m2 tarla vasfıyla 30.01.2007 tarihinde beyanlar hanesine “Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır.” şerhi verilmek suretiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; .../ ... Mahallesi 264 ada 21 parsel, 263 ada 203 ve 204 parseller, .../... Mahallesi 292 ada 50 parselin 1/10 hissesi, 311 ada 24 parselin davalı adına tescil edildiğini, bu taşınmazların müvekkili olan davacıya murislerinden intikal eden yerler olduğunu ve uzun yıllar kullanıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece (Beyşehir Asliye Hukuk) Mahkemesince verilen davanın kabulüne ve dava konusu Beyşehir ilçesi ... Mahallesi 264 ada 21 parsel, 263 ada 203 parsel, 263 ada 204 parsel, 311 ada 24 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 292 ada 50 parselin 1/10 hissesinin tapu kayıtlarının iptali ile iptal edilen taşınmazların davacı adına tapuya kayıt ve tesciline dair önceki hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince; davalı Hazine vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteğinin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve belirtilen eksiklikler tamamlanmak, dava sebebine göre tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülebilmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine ye gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... taşınmazların tamamının 1. derece doğal sit alanı içinde olduğu, taşınmazların 1993 yılına kadar yaklaşık 37 yıldır tarımsal amaçlı kullanıldığı, bundan sonra da kullanılmaya devam ettiği , dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olmadığı, daha sonra milli park sınırları dışına çıkarıldıkları, taşınmazlarda kültür varlığı bulunmadığı, 1. ve 2 . derece arkeolojik sit alanı olmadıkları, taşınmazların 50 - 60 yıldır da zilyet edildiğinin tanık, mahalli, bilirkişi ve kadastro tutanaklarıyla da sabit olduğu ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi, ... mevki 264 ada 21 parsel ... Mahallesi, ... mevki 263 ada 203 ve 204 parseller,... Mahallesi, ... mevki 292 ada 50 parsel sayılı taşınmazın 1/10 hissesi ... mahallesi, ... mevki 311 ada 24 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince; "... taşınmazların 11.09.1993 tarihinde Milli Park sınırları içinde kaldığının tespit edildiği, ancak dava konusu taşınmazların 1956 yılından ... Gölü Milli Park statüsüne geçirilen 1993 yılına kadar yaklaşık 37 yıllık zaman aralığında tarımsal alan olarak kullanıldığı, ayrıca parsellerdeki kullanıma Milli Park ilanı olan 1993 yılından sonra da devam edildiği, 1993 tarihli ... Gölü Milli Park sınırları içinde iken 26.11.2018 tarihli ve 378 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile Milli Park sınırları dışına çıkarıldığı, uzman orman bilirkişi ile jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarla kesinleşen orman tahdidine, memleket haritaları ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan inceleme, araştırma ve uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazların tamamının yapılıp kesinleşen orman tahdidi dışında kaldıklarının, orman sayılmayan yerlerden olduklarının, çekişmeli taşınmazların üzerinde 1. grup olarak tarif edilen korunması gerekli kültür varlığı bulunmadığının, 1. Ve 2. derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlardan olmadıklarının ve taşınmazların 1. derece Doğal Sit alanında kalmakta olup zilyetlikle iktisaplarının mümkün olduğunun anlaşıldığı, Hazinenin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.3 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Ancak; İlk Derece Mahkemesi hükümünün birinci fıkrasında, dava konusu edilen taşınmazların hepsinin bulundukları mahalle isimlerinin eksik yazılmış olması ve ayrıca dava konusu taşınmazların beyanlar hanesine, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına ilişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin (RG-27/10/2017- 30223 ile değişik) 17/ğ maddesi gereğince, " Doğal Sit Nitelikli Doğal Koruma Alanı " olduklarına dair kayıt konulması gerektiği halde, bu yönde kayıt konulmaması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan "... " ifadesinden sonra "Mahallesi" ifadesinden önce gelmek üzere 311 ada 24 ve 292 ada 50 parseller yönünden " ... ", 263 ada 204 ve 203 ile 264 ada 21 parseller yönünden ".../ ..." ifadesinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasının birinci bendinde " tapuya kayıt ve tesciline " ifadelerinden sonra gelmek üzere " taşınmazların beyanlar hanesine Doğal Sit - Nitelikli Doğal Koruma Alanı olduklarına dair kayıt konulmasına " cümlesinin eklenmesine ve İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3172, K. 2024/5787, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-3172-e-2024-5787-k-914750c1b767