Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2848 E. 2024/4864 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2848
- Karar No
- 2024/4864
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki mera tahsis kararına itiraz ile komisyon kararının iptali, taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tapuya tescili istemine ilişkin yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi hudutları sınırlarında kalan 155 ada 15 parsel, 142 ada 22 parsel ve 102 ada 133 parsel nolu tapulama parselleri ... Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 13.05.2016 tarih 888 sayılı kararıyla söz konusu yerler 4542 sayılı mera kanunun 9. Maddesine göre mera olarak sınırlandırılması yapılmıştır. ... Orman İşletme Müdürlüğümüzce oluşturulan Komisyonca yapılan inceleme sonucunda 142 ada 22 parsel ve 135 ada 15 parselin eylemli orman olmadığı, ormanın devamı niteliğini taşımadığı, ancak 102 ada 133 parselin eylemli orman olduğu ve ormanın devamı niteliğinde olduğu çeşitli incelemeler sonucu tespit edilmiştir. ... ili ... ilçesi ... mahallesi hudutları sınırlarında kalan 102 ada 1533 nolu tapulama parselleri hakkında orman oldukları gerekçesiyle tespit tahdit çalışmalarını gösterir askı ilanına süresinde yapılan itirazları, ... Valiliği İl Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 12.08.2016 tarih ve 900 sayılı oturumunda Mera komisyonunca itirazları reddedilmiştir. Dava konusu 102 ada 133 nolu parsel evveliyatı itibariyle Devlet Ormanı vasfındadır. Yer öncesinde Devlet ormanı olarak tahdit görmüştür. Ayrıca taşınmazlar eylemli durumu itibariyle de orman vasfındadır. Dava konusu 102 ada 133 parsel nolu taşınmaz (eylemli) orman olduğundan, mera olarak yapılan sınırlandırmanın iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, mera olan özel sicildeki kaydı varsa silinmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava açma süresini geçtiğini, Hakdüşümü/zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca Mera, Yaylak ve Kışlak olarak tahsis edilecek yerlerin tarif edildiği, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun (4342 Sayılı Kanun) 5. maddesinde "Komisyonca tespit edilecek ihtiyaca göre aşağıda belirtilen yerler mera. yaylak ve kışlak olarak, köylere veya belediyelere tahsis edilir." denilmektedir. 5. Maddenin bendinde "Kadimden beri mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılan yerler ile aynı amaçla kullanılmak üzere köy veya belediyelere tahsis ya da terk edilen yerler" (b) bendinde ise "Devletin hüküm ve tasarrufunda veya hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlamiabilecegi anlaşılan yerler," denildiğini, 19 Temmuz 2003 tarihli resmi gazetede yayımlanan 4916 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile 25.02.1998 tarih ve 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 9. maddesine altıncı fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklendiğini ve 4342 sayılı Mera Kanunu gereği bir yerin mera, yaylak, kışlak, otlak ve umuma ait çayır olarak kullanıma uygun olup olmadığını tespit etme yetkisi mera teknik ekiplerinde ve Mera Komisyonunda olup, her hangi bir teknik veriye dayanmadan bir yerin mera olarak kullanıma uygun olmadığı iddia edilemez. Çalılık, kısmen ağaçlık ve meşelik alanlar doğal koyun keçi merasıdır. Sağlıklı yem kaynağına sahip olabilmek ve mahallenin mevcut hayvancılık potansiyelini koruyabilmek için anılan taşınmazların mera olarak tahsisine yönelik, İl Mera Komisyonunun kararı hukuka ve gerçeğe uygundur. Beyan edilen nedenlerle, davanın reddine, yargı ve vekalet ücretinin davacı yanca karşılanmasına karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... Belediyesi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ayrıca dava konusu edilen taşınmazın müvekkil İdarenin görev, yetki ve sorumluluk alanı dışında kaldığını, müvekkil İdare tarafından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... Mahallesi 102 ada 33 nolu parselin tapu sicilinde meşelik vasfı ile Hazine adına kayıtlı olduğu, davaya konu yerin 4342 sayılı Mera Kanunu gereği ... Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 27.04.2018 tarih 946 sayılı kararıyla söz konusu yerlerin mera sınırlandırlmasının yapıldığı, mahallinde gerçekleştirilen keşif, keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, keşif sonrası alınan teknik bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde dava konusu edilen taşınmazın fiilen orman ağaçları ile kaplı olduğu ve 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 1 sayılı Orman Kanunun 2896 ve 3373 sayılı Kanunlar ile değişik 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu tespit edilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1. maddesi “Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç veya ağaçcık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır.” hükmü gereğince, zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman örtüsünün kaldırılmış olması o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmeyeceği, üzerindeki bitki örtüsü yok edilmiş olsa bile, salt orman toprağının orman sayılan yer olarak kabul edileceği, nitekim bir yerin orman vasfını yitirmesinin ancak büyük depremler, doğal afetler ve zeminin yapısının değişmesi gibi hallerde mümkün olabileceği, bunun dışında bir yerin orman vasfını yitirmesinin ve özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün bulunmadığı gibi, orman vasfı taşıyan bir taşınmazın mera olarak tahsis ve tespitinin de mümkün bulunmadığı, aksi düşünülecek olur ise orman vasfındaki taşınmazların mera olarak kullanımı sonucu ormanların doğal olarak bir kayba uğrayacağı ve zaman içinde doğal dengenin bozulacağı dikkate alınarak davanın kabulü ile, ... İl Mera Komisyonunun 27.04.2018 tarihli ve 946 nolu kararında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 102 ada 133 parsel sayılı 46140.00 m² yüzölçümlü parselin mera tahsisinin iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili "kabul kararına itirazları bulunmadığını, karara vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden itiraz ettiklerini, mahkemece 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gerekçe gösterilerek karar verilmiş ise de bu davanın 3402 Sayılı Kadastro Kanunu ve kadastro tespitine dayalı bir dava olmadığını, davanın 4342 Sayılı Kanun kapsamında olup Mera Komisyonunca yapılan işlemler nedeniyle mera olarak yapılan sınırlandırmanın iptaline ilişkin olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu" öne sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı Hazine vekili "kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın mera olarak tahsisinin köy halkı yararına olduğunu, köyde bulunan hayvanların çok iyi vasıflı mera ihtiyaçları bulunduğunu, ihtiyaç fazlası mera alanının köyde bulunmadığını, göçün engellenmesi için hayvancılığın teşvik edilmesi gerektiğini, taşınmazın köydeki diğer mera vasıflı taşınmazlar ile benzer özelliklere sahip olduğunu, taşınmaza ormana komşu olması nedeniyle dava açılmasının doğru bir yaklaşım olmadığını, taşınmazların orman vasfında veya orman sayılan yerlerden olmadığını, yetersiz inceleme sonucu düzenlenen hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini" öne sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taraflar arasında çekişmeli taşınmazın yörede yapılıp kesinleşen orman tahdidi itibariyle orman tahdit sınırları dışında kaldığı yönünde ihtilaf bulunmamasına, özel mülkiyete konu olamayacak taşınmazlar hakkında kamu malı savıyla açılacak davalarda 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin uygulanmayacağının, taşınmazın alınan bilirkişi raporlarında orman vasıflı olduğunu belirtmesi hususları birlikte gözetildiğinde çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu gibi eylemli durumu itibariyle de orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılmasına göre davalı Hazine'nin; yine davacı ... Yönetimi'nin vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik istinaf istemi yönünden ise davacı kamu kurumu olduğu gibi sonuç olarak kadastro işlemi ile oluşan taşınmaza ait tapu kaydının iptalini istemesine ve böylelikle 3402 Sayılı Kanun'un 36/A maddesinde belirtilen kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için dava açılmış olmasına göre davacı ... İdaresinin istinaf dilekçelerinde gösterilen istinaf nedenleri yerinde olmadığını, ancak Mahkemelerce verilen kararların infazının mümkün olması zorunlu olup, çekişmeli taşınmazın hali hazırda meşelik vasfıyla davalı Hazine adına tapuda kayıtlı bulunduğu, ancak İlk Derece Mahkemesince oluşturulan hükümde davalı Hazine adına olan tapu kaydı iptal edilmeksizin doğrudan orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmekle aynı taşınmaz yönüyle mükerrer kayıt oluşturacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz ise de "kanunun olaya uygulanmasında" hata edilen ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eldeki dava dosyası açısından 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 353/1-b-2.maddesi gereği düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiş, davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf istemlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesi gereği yukarıda açıklanan gerekçe ile sınırlı olmak üzere ayrı ayrı kabulüne, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.02.2020 tarihli ve 2018/138 Esas, 2020/26 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulüne, çekişmeli ... ili, ... ilçesi, ... köyü (Mahallesi) 102 ada 133 parsel sayılı taşınmaza yönelik Mera Komisyon kararı ile taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptaline, çekişmeli bu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, Çekişmeli 102 ada 133 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan tüm takyidat, şerh ve belirtimlerin tapu kütüğünden terkinine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ... İdaresinin, davalılar Hazine, ... Belediyesi ve ... Büyükşehir Belediyesine karşı açmış olduğu İl Mera Komisyonunca verilen mera tahsis kararına itiraz ile komisyon kararının iptali, taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tapuya tescili istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.