Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1833 E. 2024/6863 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1833
Karar No
2024/6863
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1725 E., 2021/728 K. KARAR : Davacılar vekilinin istinaf dilekçesinin süreden reddine, davacı ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/11 E., 2018/30 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'in davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar vekili ve davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar vekilinin istinaf dilekçesinin süreden reddine, davacı ...' ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili ve davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastrosu sonucunda, Iğdır ili Tuzluca ilçesi Eğrekdere Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 102 ada 65 ve 75 parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, mera vasfıyla tespit edilmiş; 102 ada 18, 19 ve 20 parsel sayılı kargir ev ve arsası vasıflı taşınmazlar ise, Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduklarından bahisli malik haneleri boş bırakılarak tespit edilmişlerdir. Davacı ... tarafından, tapu kaydına dayanılarak açılan el atmanın önlenmesi talepli dava ve davacı ... tarafından, harici alıma ve zilyetliğe dayalı olarak açılan tescil istemli dava, davaya konusu 102 ada 18,19 ve 20 parsel taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro mahkemesine aktarılmış ve bu dava dosyası, davacı ... tarafından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak 102 ada 65 ve 75 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan kadastro tespitine itiraz davası birleştirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu 102 ada 65 ve 75 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, taşınmazların mera vasfında olduklarının dosya kapsamından anlaşıldığı, bir an için dava konusu taşınmazların mera olmadığı ve zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olduğu varsayılsa dahi kullanım sınırları belirgin olmayan ve 20 yılı aşkın bir zamandır tarım arazisi olarak kullanıldığı tanık veya bilirkişi beyanları ile ortaya konulmayan davanın sübut bulmayacağı, 102 ada 18, 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise, somut olayda tapu kaydının kapsadığı anlaşılan kısım için Kadastro Kanunu 13/B-b maddesinde yazılı koşulların, tapunun kapsamadığı kısım için ise zilyetlikle iktisap koşullarının davacı ... lehine oluştuğunun anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, 102 ada 65 ve 75 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın reddine ve tespit gibi taşınmazların mera vasfı ile özel siciline kaydına, davacı ...'in davasının kabulüne ve taşınmazların ... mirasçıları adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacılar vekili ve davacı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince; "... İlk derece mahkemesi hükmünün davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekiline 16/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf dilekçesinin ise, 3402 sayılı Kanunun 29/son maddesi uyarınca kadastro mahkemelerinin adli tatile tabi olmaması nedeniyle süreler işlediğinden, 6100 sayılı HMK’nun 361/1 maddesinde öngörülen iki haftalık yasal süre geçirildikten sonra davalı vekili tarafından 10/09/2018 tarihinde verilmiş olduğu, süresinden sonra yapılan istinaf istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı nazara alınarak Bölge Adliye Mahkemelerince de bu yolda karar verilebileceği, bu nedenle süresinden sonra yapılan istinaf isteminin reddi gerektiği, 102 ada 65 ve 75 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, ileri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara ve keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanları, ziraat bilirkişi heyete raporu ile taşınmazın öncesinin kadim mera olduğunun anlaşılmasına göre ilk derece mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, 102 ada 18, 19, 20 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise, tapu kaydının kapsadığı kısım için tapu kayıt maliklerinden ... ve Yadullah hissesi yönünden Kadastro Kanunu 13/B-b maddesinde yazılı, ... hissesi yönünden Kadastro Kanunu 13/B-c maddesinde yazılı koşulların davacı ... lehine oluştuğu, tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölüm yönünden ise ...'ın tapu kaydına dayanıp, zilyetlik iddiasında bulunmadığı, taşınmazın emaneten ...'a bırakıldığı iddiasını da yöntemince ispatlayamadığı, davacı ... lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. Maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinim koşulları gerçekleştiğinin anlaşıldığı ve ilk derece mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği ..." gerekçeleriyle, HMK.nun 345, 346 ve 352. maddeleri gereğince davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin süreden reddine, davacı ...' ın istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili ve davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin ve davacı ...' ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1833, K. 2024/6863, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-1833-e-2024-6863-k-6d917afb8a75