Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1614 E. 2024/6420 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1614
- Karar No
- 2024/6420
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/22 E., 2020/32 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili, davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " davalı tarafın dayandığı 01.11.1967 tarih ve 1 numaralı tapu kaydı, 16.01.1952 tarih ve 22 numaralı kök tapu kaydından gelmekte olup bu kök kaydın, Viranşehir Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 18.12.1951 tarihli ve 1951/99 Esas, 1951/73 Karar sayılı tescil ilamıyla oluşmuş olduğu, söz konusu tescil ilamında Hazine taraf olmadığından tapu kaydının Hazineyi bağlayıcı bir yönü bulunmayıp bu tapu kaydının miktarına itibar edilerek çekişmeli taşınmazların davalılar adına tesciline karar verilmesinin mümkün olmadığı, davacı Hazinenin, davalıların dayandıkları 16.01.1952 tarihli ve 22 numaralı kök tapu kaydının iptali için, Viranşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1952/74 Esas sayılı dosyasında 14.06.1952 tarihinde dava açmış olduğu, daha sonra 1973 yılında kadastro tespit çalışması yapılması ve çekişmeli parseller hakkında kadastro tutanağı tanzim edilmiş olması nedeniyle davanın Kadastro Mahkemesine aktarıldığı, Hazinenin açtığı tapu iptali ve tescil davası yine Hazinenin kadastro tespitine karşı Kadastro Mahkemesi'nde açtığı dava dosyası ile birleştirilmiş olduğundan davalı tarafın dayandığı tapu kaydının hukuki kıymetinin dava içinde tartışılmasının zorunlu olduğu açıklanarak, davalı tarafın dayandığı tapu kaydının, oluşumuna esas tescil ilamında Hazinenin taraf olmaması nedeniyle davacı Hazineyi bağlayamayacağı gözetilerek, tespit günü itibariyle çekişmeli taşınmazda zilyet olan kök tapu maliki ... mirasçısı olan davalılar adına, tercih hakları hatırlatılmak suretiyle gösterecekleri bölümden toplam 100 dönüm yerin ayrılması ve bu bölümün adlarına tesciline karar verilmesi, geri kalan taşınmaz bölümlerinin tamamının ise davacı Hazine adına tesciline karar verilmesi " gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, dava konusu Şanlıurfa ili ... ilçesi ... mahallesi 594 ve 595 parsellerden 07.10.2020 havale tarihli fen bilirkişi raporunun eki olan krokide 594/B ve 595/B olmak üzere toplamda 100 dönüm olarak gösterilen bölümlerin sırasıyla 594 ve 595 parsellerden ifraz edilerek aynı adada son parsel numarası verilmek suretiyle davalı (ölü) ... mirasçıları adına, geri kalan kısımlar ise davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı Hazine vekili ile davalı ...' un temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.