Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1420 E. 2024/6862 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1420
Karar No
2024/6862
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2008/2 E., 2019/6 K. DAVA TARİHİ : 16.02.2004 KARAR : Davanın kabulüne mirasçısı ..., davalı-davacı ... mirasçısı ... ve davalı-davacı ... mirasçısı ... vekili

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen davanın reddine dair karar, davacı mirasçıları vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... mirasçısı ..., davalı ... mirasçısı ..., davalı - davacı ... mirasçısı ... ve davalı-davacı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

... ili Merkez / ... Köyü çalışma alanında 2007 yılında yapılan kadastro sırasında, 101 ada 137, 138, 153, 159, 160 ve 1162 parsel sayılı 6.742.35, 6.112.14, 7.872, 4.701.41, 13.843,77 ve 5.073,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmişlerdir.

Davacılar ... ve müşterekleri vekili, 1981 yılında Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; tapu kaydına istinaden müvekkili olan davacıların malik oldukları taşınmaza davalıların haksız olarak el attıklarını ileri sürerek, söz konusu el atmanın önlenmesine ve haksız işgal nedeniyle oluşan ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; dayanak tapu kaydında diğer davacı maliklerin yaptıkları devirlerle davaya sadece davacı ... ... tarafından, yargılama sırasında adı geçen davacının vefatı ile de mirasçıları tarafından devam edilmiştir.

Davalı - davacı ..., birleşen dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; asıl davanın konusu olan taşınmazda kullandığı yeri haricen ... ... isimli kişiden 1960 yılında satın aldığını ve satın aldığı tarihten beri kendisinin kullandığını belirterek, taşınmazın 4.300 metrekarelik bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ile bu bölümün adına tescilini talep etmiştir.

Davalı - davacı ... ..., birleşen dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; asıl davanın konusu olan taşınmazda kullandığı yeri mal sahipleri vekili ... ... adlı şahıstan 1956 yılında haricen satın aldığını ve o tarihten beri kendisinin kullandığını ileri sürerek, taşınmazın 9.450 metrekarelik bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ile bu bölümün adına tescilini talep etmiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "... ... ... ... mevkinde bulunan Doğusu halen ... yolu, batısı ..., kısmen ..., ..., kuzeyi halen ..., kısmen ..., güneyi ... Katı hudutları ile çevrili 1, 2, 3, 4 ve 6 numara ile gösterilen taşınmazlara davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'nın işgal etmiş oldukları bu yerlerden müdahalelerin men'i ile bu yerlerin davacılara teslimine, ...'ın ev yapmış olduğu 2.000 m2'lik kısım haricindeki 2308 m2'lik kısma vaki müdahalesinin men'ine ve bu yerin davacılara teslimine, krokide 2.000 m2 olarak gösterilen ... tarafından ev yapılan kısım kadar ... ve müştereklerinin adına yukarıda bahsedilen tapu ile kayıtlı tapuların iptallerine ve bu kısmın ... adına Tapuya tesciline, bunun bedeli olan 60.000 TL'nin ...'dan alınarak tapu sahiplerine verilmesine, ...'tan dava tarihinden itibaren 18.12.1984 tarihine kadar %5, bu tarihten sonra %30 faizi ile birlikte 23.800 TL, ...'dan aynı şekilde 20.321 TL, ...'den 23.592 TL, ...'dan 10.654 TL, ...'dan 11.450 TL, ecrimisil bedelinin alınarak ... ve müştereklerine verilmesine, aynı şekilde ...'dan da yukarıda bahsedildiği şekilde yasal faizi ile birlikte 8.161 TL ecrimisil bedelinin alınarak ... ve müştereklerine verilmesine, fazla ecrimisil talebinin reddine" karar verilmiş; davacılar vekili ve (davalı Hürmüz ... hariç) davalılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 27.03.1986 tarihli ve 1986/3584 Esas, 1986/3494 Karar sayılı ilamıyla; "... davanın, tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olduğu, davalıların harici satın alma ve zilyetlik savunmasında bulunmuş oldukları ve ayrıca davalı ... ile ...' in harici satın almaya dayanarak temlik isteği ile dava açmış oldukları, ancak yapılan inceleme ve uygulamanın hükme yeterli olmadığı, davacıların 29.07.1950 tarihli 91 nolu tapu kaydına dayandıkları, bu kaydın ilk tesisinden itibaren tedavülleri ile getirtilmediği gibi krokisi bulunup bulunmadığının da araştırılmadığı açıklanarak, uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme ulaştırılması için mahkemece öncelikle, davacıların dayandıkları tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavül kayıtlarının varsa krokisi ile birlikte getirtilmesi, çevreyi iyi bilen yaşlı ve yansız kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler aracılığı ile mahalline uygulanması, tapu kaydında gösterilen sınırların arz üzerinde ayrıntılı biçimde gösterilmesi, yerel bilirkişilerin bilemedikleri sınırlar yönünden tanık dinletme olanacağının sağlanması, uygulamada komşu taşınmaz kayıtlarından da yararlanılması, kaydın batı sınırında gösterilen meranın tevziye tabi tutulup tutulmadığı konusu üzerinde yeterince durulması, kayıttaki sınırların değişebilir nitelikte olup olmadığının tartışılıp değerlendirilmesi, kaydın krokisinin varlığı halinde M.K. nun 645 ve 766 sayılı Tapulama Yasasının 42. maddelerine göre kayıt kapsamının kroki ile saptanacağı kuralının gözönünde bulundurulması, ondan sonra keşfi izlemeye ve infazı sağlamaya elverişli biçimde uzman bilirkişiye kroki düzenlettirilmesi suretiyle tapu kaydına kapsam tayin edilmesi, nizalı yerlerin tayin edilen tapunun kapsamında kalıp kalmadığının açık ve seçik bir surette saptanması, yapılan uygulama sonucunda nizalı yerlerin davacılara ait kaydın kapsamında kaldığının anlaşılması halinde davalıların harici satın alma savunmaları nazara alınarak kayıt maliklerince davalılara yapılan bir harici satışın var olup olmadığının kesin bir biçimde saptanması, harici satın alma olgusunun saptanması halinde olayda M.K. nun 650. maddesindeki koşulların temlik davacıları yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, aksi halde davalı ... yönünden binanın nitelikleri uzman bilirkişiye tespit ettirilerek M.K.nun 648 ve 649.maddelerinin uygulama olanağı bulunup bulunmadığı inandırıcı şekilde tespit ve tayin edildikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesince bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde; "... ... ... ... mevkinde bulunan Doğusu halen ... yolu, batısı ..., ... ve ..., kuzeyi halen ... ve ..., güneyi ... Katı hudutları ile çevrili taşınmazlara 8.9.1987 günlü bilirkişi raporunda belirtilen taşınmazlara davalılar ..., ..., ..., ..., ...'ın müdahalelerinin men'ine ve bu yerlerin davacılara teslimine, karşı davacılar ... ve ... tarafından açılan tapu iptali ve tescil davalarının reddine, davalı ... hakkında verilen karar temyiz etmediğinden kesinleşmiş olmakla onun hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ...'tan dava tarihinden itibaren 19/12/1984 tarihine kadar %5, bu tarihten sonra %30 yasal faizi ile birlikte 23.800 lira, ...'dan aynı şekilde 20.321 lira, ...'den 23.592 lira, ...'dan 10.654 lira, ...'dan 11.450 lira ecrimisil bedelinin alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair taleplerinin reddine" karar verilmiş, iş bu karar, (davalı ... hariç) davalılar vekili ve davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 07.07.1989 tarihli ve 1989/4723 Esas, 1989/9083 Karar sayılı ilamıyla; "... hükmüne uyulan bozma kararında işaret edilen yönde onaylı örneği eklenerek dayanılan kaydın evveliyatı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden istenmediği, kaydın edinme(iktisap) sütununda yazılı Şeriye Mahkemesinin taksim ve Asliye Hukuk Mahkemesinin tescil krokilerinin yerel tapu idaresinden getirtilmediği, dava dosyalarının ya da kararlarının celbedilerek uygulamada yararlanılmanın düşünülmediği, kaydın mera sınırına, Medeni Yasanın 650. maddesine dayalı temlik davasına ve kayda kesin bir biçimde kapsam tayinine ilişkin soruşturma noksanının giderilmemiş olduğu, yıkım isteği hakkında karar verilmemiş olduğu ve davalılar Şakir, İsmail ve Ahmet'ten ise istekten fazla ecrimisil tahsiline karar verilmiş olduğu açıklanarak, hükmüne uyulan bozma ilamına değinilen doğrultuda noksanlıklar tümüyle giderildikten ve yerinde yeniden uygulama yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hükme varılmasının isabetsizliğine ..." değinilerek bozulmuş ve davacılar vekilinin tashihi karar talebi de Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 11.10.1989 tarihli ve 1989/11247-11548 Esas, Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "... ...'ın ikame ettiği tapu iptal ve tescil davasının mirasçıları davaya dahil edilip duruşma günü tebliğ edildiği halde murisleri tarafından ikame edilen tapu iptal ve tescil davasını takip etmedikleri, mazerette bildirmedikleri ve davacı ... ... vekili adı geçenlerin davasının HUMK.nun 409. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasını istemekle ... tarafından ikame edilen mirasçıları tarafından takip edilmeyen tapu iptali ve tescil davasının HUMK.nun 409.maddesi gereğince taraflardan birinin müracaatına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına, davacının davalı ... aleyhine ikame ettiği men'i müdahale ve kal davasının kabulü ile dosya içindeki ... tarafından tanzim edilen 17.05.1996 tarihli rapor ve krokide 5 numara ile gösterilen 4308 m2'lik kısma vaki haksız müdahalesinin men'ine, davalı ...'ın vefat ettiğinden mirasçıları olan ve davaya dahil edilen ...'ın müdahalelerinin men'ine ve taşınmazın davacılara teslimine, bu kısım üzerinde 1330 m2'lik bahçe ve ev olarak kullanılan kısımdaki 3 parça yapının kal'ine ve yerin davacılara teslimine, davalı ... tarafından davacı-davalı ... ... ve mirasçıları aleyhine ikame edilen tapu iptali ve tescil davasının reddine, davacı-davalı ... ... 'un davalı ... aleyhine ikame ettiği men'i müdahale davasının kabulü ile dosya içindeki ... tarafından tanzim edilen 17/05/1996 tarihli rapor ve krokide 4 numara ile gösterilen 9540 m2 'lik kısma vaki haksız müdahalesinin men'ine davalı ... vefat ettiğinden mirasçıları olan ve davaya dahil edilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin müdahalelerinin men'ine taşınmazın davacılara teslimine, davacı ... ...'un davalı ... aleyhine ikame ettiği men'i müdahale davasının kabulü ile tapu fen memuru ... tarafından tanzim edilen 17/05/1996 tarihli raporda 2 numara ile gösterilen 9624 m2'lik kısma davalı ...'ın vaki haksız müdahalesinin men'ine ve yerin davacılara teslimine, davacı ... ...'un davalı ... aleyhine ikamet ettiği men'i müdahale davasının kabulü ile tapu fen memuru ... tarafından tanzim edilen 17/05/1996 tarihli raporda 2 numara ile gösterilen 8217 m2'lik kısma davalı ...'nın vaki haksız müdahalesinin men'ine yerine davacılara teslimine, davacı ... ...'un davalı ... aleyhine ikame ettiği men'i müdahale davasının kabulü ile tapu fen memuru ... tarafından tanzim edilen 17/05/1996 tarihli rapor ve krokide 6 numara ile gösterilen 4630 m2'lik kısma davalı ...'nın haksız müdahalesinin men'ine yerin davacılara teslimine, davalı ... hakkında daha önceden verilen karar temyiz edilmeyip derecattan geçtiğinden bu kişi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... ...'un davalılar aleyhine ikame ettiği ecrimisil davasının kısmen kabulü ile Şakir mirasçılarından 10.000 TL, ...'tan 20.000 TL, ...'dan 20.000 TL, ...'den 23.592 TL, ...'dan 11.450 TL ercimisilin dava tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte adı geçenlerden tahsili ile ... mirasçılarına verilmesine, ilama infaz kabiliyeti yönünden tapu fen memuru ... tarafından tanzim edilen 17/05/1996 tarihli rapor ve krokinin eklenmesine " karar verilmiş; bu kararın, (davalı ... hariç) bir kısım davalılar vekili, bir kısım davalılar mirasçıları ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.10.1998 tarihli ve 1998/9399 Esas, 1998/10403 Karar sayılı ilamıyla; "... davacıların, maliki bulundukları tapulu taşınmaza davalıların ayrı ayrı el attıklarını ileri sürerek elatmalarının önlenmesi ile ecrimisil istemiş oldukları, davalıların davanın reddini savundukları, ayrıca davalı ... ve ...' nin zilyetlik ve harici satın almaya dayanarak karşı dava açtıkları, mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının kabulü ile yıkım ve ecrimisile hükmedilmiş olduğu, karşı davacılardan ...' in yargılama devam ederken vefat ettiği, mirasçılar tarafından iptal ve tescil davası takip edilmediğinden HMUK 409 maddesine göre işlemden kaldırılmasına, diğer karşı davacının ise davasının reddine karar verilmiş olduğu, oysa daha önce hükmüne uyulan her iki bozma ilamında açıkça işaret olunan hususların tümünün gereğinin yerine getirilmemiş olduğu, bozmadan sonraki keşifte yerel bilirkişilerin dayanak tapu kaydının sınırlarını gösterememiş oldukları, davacıların 1325/136 sıra nolu kök tapu kaydının batı sınırı mera okuduğu halde meranın tevziye tabi tutulup tutulmadığı hususunda araştırma yapılmadığı, fen bilirkişisi raporundan ve krokisinden de keşifi izlemek olanağının bulunmadığı, bu denli yetersiz uygulama ve bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağı açıklanarak, mahallinde yeniden yöreyi iyi bilen yaşlı yansız 3 yerel bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak davacılar dayanak tapu kayıt sınırlarının açıkça belirlenmesi, bilinmeyen sınırlar yönünden tanık dinletme olanağının sağlanması, davacıların dayanak tapu kayıtlarına kapsam tayin edilmesi, mera sınırı yönünden iptal tescil davacısının iddia ettiği harici satışın gerçekleşip gerçekleşmediği varsa çekişmeli taşınmaz olup olmadığının kesin biçimde tespit edilmesi, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye, infazı sağlamaya yönelik rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında, dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

... Kadastro Mahkemesince, "davacıların davası sabit olmadığından reddi ile, ... Merkez ... köyü ... mevkiinde bulunan 101 ada 1162 nolu parselin kadastro tespit şekli ve yözölçümü ile kuru tarım arazisi olarak ... adına tespit ve tesciline, ... Merkez ... köyü ... mevkiinde bulunan 101 ada 160 nolu parselin kadastro tespit şekli ve yüzölçümü ile kuru tarım arazisi olarak ... adına tespit ve tesciline, ... Merkez ... ... mevkiinde bulunan 101 ada 159 nolu parselin kadastro tespit şekli ve yüzölçümü ile kuru tarım arazisi olarak ... adına tespit ve tesciline, ... Merkez ... köyü ... mevkiinde bulunan 101 ada 153 nolu parselin kadastro tespit şekli ve yüzölçümü ile kuru tarım arazisi olarak ... adına tespit ve tesciline, ... Merkez ... köyü ... mevkiinde bulunan 101 ada 138 nolu parselin kadastro tespit şekli ve yüzölçümü ile kuru tarım arazisi olarak ... adına tespit ve tesciline, ... Merkez ... köyü ... mevkiinde bulunan 101 ada 137 nolu parselin kadastro tespit şekli ve yüzölçümü ile kuru tarım arazisi olarak ... ... adına tespit ve tesciline" ilişkin ilk karar, davacı ... ... mirasçıları vekilinin temyizi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.04.2007 tarihli ve 2007/1193 Esas, 2007/1333 Karar sayılı ilamıyla; "... Mahkemece davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının davaya konu parselleri kapsamadığı, mülk edinme şartlarının davalılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın yeterli olmadığı, Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının davaya konu parselleri kapsadığını bildirdikleri halde, Kadastro Mahkemesince yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların tam aksi yönde beyanda bulunmaları karşısında mahkemece aykırılığın giderilmesine çalışılmamasının usule uygun olmadığı açıklanarak, doğru sonuca varılabilmesi için, taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delillerin sorulup celp edilmesi, komşu parsellerin tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuru ile keşif icra olunması, keşif sırasında dayanılan tapu kayıtları uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi, özellikle güneyde gösterilen Penbe tarlasının neresi olduğu üzerinde durulması, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutlar için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanması, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, yargılama boyunca dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkilerin yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılması, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, davalı ...'nın 30.06.1995 tarihli duruşmada zapta geçen beyanı ve aynı günlü dilekçesi nazara alınarak bu beyan ve dilekçenin davayı kabul sonucu doğurup doğurmayacağının tartışılması, Kadastro Mahkemesine aktarılan tescil davalarının davacısı olan ... ve ...'ın iddia ettikleri harici satışın gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşti ise çekişmeli taşınmazlara ilişkin olup olmadığı hususlarının saptanması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.

... Kadastro Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, "... Davacının iddia ve delilleri, davalı savunma ve delilleri, dosya arasında bulunan tutanak ve kayıtlar ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davacı tarafın talebinin cilt:293 sayfa :30 sıra no:274 sayılı 25/05/1987 tarihli kendi adına kayıtlı tapu kaydının kapsamında kalan alanlara davalıların müdahalelerinin men'i ile dava konusu 101 ada 137, 101 ada 138, 101 ada 153, 101 ada 160, 101 ada 1162, 101 ada 159 parsel sayılı taşınmazların kendi adına tespit ve tescili olduğu, birleşen dosya davacılarının talebinin ise dava dilekçesinde belirtilen kısımların tapularının iptali ile kendileri adına tescili olduğu, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 2007/1193 E. 2007/1333 K. Sayılı ilamı ile Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan keşifler ile mahkememizce yapılan keşifler arasında ortaya çıkan aykırılıkların giderilmesi ve kayıtların mahallinde usulünce uygulanması gerektiği belirtilmiş ise de, davanın açıldığı 1981 yılından bu yana yaklaşık 38 yıldır derdest olduğu, mahallinde 6 defa keşif yapıldığı, dosyanın 4 defa Yargıtay incelemesinden geçtiği, davacı tarafından dayanak olarak gösterilen tapu kaydının son olarak 25/05/1987 tarihinde revizyon gördüğü ve ilk tesisinin Teşrinisani 927 olduğu, bu hali ile dayanak tapu kayıtlarının eski tarihli olması, dinlenilen mahalli bilirkişilerin yaşları itibari ile tapu kayıtlarında yazılı olan sınırları bilmelerinin mümkün olmaması nedeni ile çelişkiler usulünce giderilememiş ve dayanak tapu kaydının uygulaması yapılamamış ise de asliye hukuk mahkemesinde yapılan keşiflerde uygulanan tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uyduğunun tespit edilmiş olması hususları bir arada düşünüldüğünde uyuşmazlığın dayanak tapu kaydının uygulamasında hangi keşfin hükme esas alınması gerektiği noktasında toplandığı, davanın açıldığı zamandan bu güne geçen süre ve asliye hukuk mahkemesinde yapılan keşiflerde mahalli bilirkişilerin beyanlarının alındığı tarihlerin tapu kaydının tedavül tarihlerine daha yakın olması, göz önünde bulundurulduğunda asliye hukuk mahkemesinde yapılan keşifler sırasında alınan beyanlar ve tapu kaydı uygulamasının hükme esas alınması gerektiği, bu uygulamalarda ise dayanak tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyduğunun tespit edildiği, komşu taşınmazlara ilişkin dayanak kayıtlarının dava konusu parselleri doğrulayıp doğrulamadığı noktasında yapılan araşmanın ise, komşu taşınmazların tamamının senetsizden tespit edildiği, komşu 101 ada 135-139, 101 ada 133 parsellere uygulanan vergi kayıtlarının ise 1937 tarihli olması ve keşif tarihi göz önünde bulundurulduğunda yeterince uygulanamadığı ve dava konusu taşınmazları doğrulayıp doğrulamadığının tespit edilemediği ve yine bozma ilamında belirtildiği üzere davalı ...'nın 30/06/1995 tarihli duruşmada zapta geçen beyanı ve aynı günlü dilekçesi nazara alındığında, davalının dilkeçesinde hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, bu taşınmazda 3 nolu olarak gösterilen 8.217 m2'lik bölümün davacılara teslim etmeye hazır olduğunu, yine aynı günlü duruşmada alınan imzalı beyanında dilekçe muhteviyatının doğru olduğunu beyan ettiği, 19.11.2018 tarihli fen bilirkişisi raporunda da davalı ... tarafından verilen dilekçede belirtilen 3 nolu kısmın 101 ada 153 parseli kapsadığının belirtildiği, davalının dilekçesinde davacının davasını kabul ettiği, davayı kabulün davacının talep sonucuna muvafakat etmesi ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurması, birleşen dosya davacıları ... ve ...'ın harici satışa ilişkin beyanları yönünden ise, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi beyanları ile doğrulanmış olsa da dava konusu taşınmazlara ait ve uyduğu kabul edilen bir tapu kaydı varken davalıların araların yapmış oldukları harici satışın hukuki bir sonuç doğuramayacağı ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve davalıların dava konusu taşınmazlara vaki müdahalelerinin men'ine ve dava konusu ... ili Merkez ilçesi ... Köyü 101 ada 1162, 101 ada 160, 101 ada 159, 101 ada 153, 101 ada 138, 101 ada 137 parsel sayılı taşınmazların tespit yüz ölçümü, şekli ve tarla vasfı ile tamamı 2 pay kabul edilerek, 1 payı ... (...) ..., 1 payı ... adına tespit ve tesciline, dava konusu 101 ada 1162 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine "Taşınmaz üzerinde bulunan ev ve iki adet müştemilat ... aittir." şerhinin düşülmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... mirasçısı ..., davalı ... mirasçısı ..., davalı - davacı ... mirasçısı ... ve davalı - davacı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Dava konusu ... ili Merkez ilçesi ... Köyü 101 ada 153 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazları incelendiğinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, davalı asil ... tarafından hakkında açılan dava kabul edildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalı mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Dava konusu ... ili Merkez ilçesi ... Köyü 101 ada 138, 101 ada 160 ve 101 ada 1162 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz itirazlarının değerlendirilmesine gelince; Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsadığı ve davalılar lehine Kadastro Kanunu 13/B-b bendinde yer alan kazanım koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, dayanak tapu kaydının tedavüllerine göre, davacıların murisi ...'un sonuç olarak sadece 5/6 pay sahibi olduğu, tapuda taşınmazın tamamına malik olmadığı sabittir. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince, dayanak tapu kaydındaki davacının hissesi dikkate alınmaksızın 101 ada 138, 101 ada 160 ve 101 ada 1162 parsel sayılı taşınmazların tamamı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bu taşınmazlar yönünden davacının davasının sadece 5/6 hisse yönünden olarak kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Taşınmazlarda geriye kalan 1/6 hissenin dayanak tapu kaydının, T.sani 339 tarihli ve 24 numaralı tedavülündeki açıklamaya göre "Hüsniye hanımın 330'da vefatı ile hissesi oğlu ..."'e ait olduğu ve bu kaydın başkaca tedavül görmediği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazların tespitleri sırasında malik hanelerinin açık bırakılmış olması nedeniyle, davada 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 30/2 nci maddesi uyarınca resen araştırma ilkesinin geçerli olduğu gözetilerek, husumet yaygınlaştırılıp 1/6 hisse yönünden taraf teşkili sağlandıktan sonra, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c bendinde yazılı koşulların oluşup oluşmadığı da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; bir kısım davalı mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının 101 ada 153 parsel sayılı taşınmaz yönünden ONANMASINA,

Bir kısım davalı mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 101 ada 138, 101 ada 160 ve 101 ada 1162 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1420, K. 2024/6862, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-1420-e-2024-6862-k-04e22a4409da