Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1459 E. 2024/6849 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1459
- Karar No
- 2024/6849
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/430 E., 2021/713 K. KARAR : Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne Taraflar arasında eylemli orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı ... idaresi, davalı Hazine vekili ve davalı DSİ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; asıl dosya ile Konya ili Selçuklu ilçesi Subaşı Mahallesi Çay bağları mevkiinde kain 2852 ada, 56 parsel sayılı taşınmazda, birleşen dosya ile Konya ili, Selçuklu ilçesi Subaşı Mahallesi Çay bağları mevkiinde kain 29578 ada, 55 parsel sayılı taşınmazda kadastro çalışmaları yapıldığını, bu çalışmalarda belirtilen taşınmazın tarla vasfı ile Hazine adına tespit edildiğini, ancak anılan taşınmazın tamamının eylemli ormanı olduğunu, Hazine adına olan tespit işleminin iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Kadastro Mahkemesince, taşınmazın orman niteliğinde olduğu iddiası ile açılan davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davaların usulden reddiyle Mahkemenin görevsizliğine, dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, verilen karar kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesince, birleştirme kararının Kadastro Mahkemesince verilmesi nedeniyle usûle uygun olmadığı gerekçesiyle, 29578 ada 55 parsel yönünden dosyanın ayrılmasına ve Mahkemesine iadesine karar verildikten sonra mahkemenin 2013/121 Esas sayılı davasının kabulü ile dava konusu 2852 pafta 56 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi, davalı Hazine ve DSİ Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 25.02.2015 tarih, 2014/7874 Esas, 2015/958 Karar sayılı ilamında; Asliye Hukuk Mahkemesince kadastro Mahkemesinden gelen 2010/5 Esas sayılı dava dosyası ile ilgili dosyayı da sonuçlandırması gerekirken, Kadastro Mahkemesince birleştirilerek gelen dava dosyasının mahkemesince ayrılması ve Mahkemesine iadesi ara kararının usûl ve kanuna aykırı olduğu, Mahkemece 06.06.2013 tarihinde 55 ve 56 nolu parseller ile ilgili keşif yapıldığı, ancak keşifte orman bilirkişisi, ziraat bilirkişisi ve fen bilirkişisi hazır olduğu halde fen elemanı ve ziraat bilirkişisinin sadece 56 nolu parsel ile ilgili inceleme yaptığı, orman bilirkişisinin ise rapor vermediği, Mahkemece sadece 56 nolu parsel hakkında hüküm kurulduğu, ancak bu parsel yönüyle de yapılan inceleme ve araştırmanın da hüküm kurmaya yeterli olmadığı, bu nedenle; Mahkemece, her iki parsel yönünden eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bilirkişi heyetiyle keşif yapılıp orman araştırması yapılması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; bilirkişi raporu doğrultusunda, 56 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olmaması gerekçesiyle bu parsel yönünden davanın reddine, birleşen dosya yönünden 55 parsel sayılı taşınmazın 1951 tarihli hava fotoğrafında açık alan olarak görünmesine rağmen 1959 tarihli hava fotoğrafında orman ağaçlarının görünmesi ve bilirkişilerin parselin orman toprağı özelliğini taşıyan sahalardan oluştuğuna ve orman sayılan yerlerden olduğu yönündeki görüşleri dikkate alındığında 55 parsele ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili, 56 parsel yönünden bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığı, eğimin % 45 olduğu, taşınmazların toprak muhafaza karakteri taşıdığı, taşınmazların üzerinde 45-70 yaşlarında orman ağacı bulunduğu, ağaçlandırmanın doğal ve insan eliyle 1951 yılından itibaren orman idaresi tarafından yapıldığı, orman bilirkişisinin 2015 tarihli raporunda 56 parselin orman sayılan yer olduğunu belirttiği, 2021 tarihli raporda ise orman sayılmayan yer olduğunun belirtildiğini ve çelişki oluştuğunu, çelişkinin giderilmediği iddiasıyla, davalı Hazine vekili, 55 parsel yönünden, dava konusu taşınmazın orman vasfında olmaları nedeniyle değil, malikleri bilinmediği için hazine adına tescil edildiği iddiasıyla davalı DSİ vekili; taşınmazların orman vasfı taşımaları nedeniyle değil, maliklerinin bilinmemesi nedeniyle hazine adına tescil edildiği, her iki parselin zirai yönden orman olmadığı, ağaçların DSİ tarafından dikildiği, taşınmazların köylerin ve bireysel mülkiyetin devamı olduğu, Hazine adına olan taşınmazlara kamulaştırma işlemi yapılamayacağından kamulaştırma işlemi değil tahsis işlemi yapıldığı, idarenin TMK'nın 1023 üncü maddesi uyarınca iyiniyetli üçüncü kişi olduğu, bu nedenle 55 parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği iddiasıyla kararı temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... idaresi vekili, davalı DSİ ve Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL onama harcının temyiz eden davalı DSİ'den alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.