Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1254 E. 2024/6023 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1254
- Karar No
- 2024/6023
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1456 E., 2021/1550 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/82 E., 2020/59 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul ili Adalar ilçesi Kınalıada Mahallesinde bulunan 124 ada 24 parsel sayılı 149,50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliğinde davalı ... Çiçek adına tapuda kayıtlıdır. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 56 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 1988 yılında yapılan 2/B madde uygulamasının hatalı olduğunu, bu çalışmaları yapan orman kadastro komisyon üyeleri hakkında istenilen kovuşturma izninin İstanbul Valiliği İl İdaresi Kurulu tarafından zamanaşımı sebebiyle reddedildiği, ancak orman kadastro komisyon üyeleri hakkında açtıkları tazminat davasının İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.04.1996 tarihli ve 1995/61 Esas, 1996/242 Karar sayılı kararıyla kabul edildiğini, 56 nolu Orman Kadastro Komisyonunca Kınalıada’da bulunan 124 ada 24 parsel sayılı taşınmaza ilişkin orman rejimi dışına çıkarma işleminin yok hükmünde olduğunun tespitine ve tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; Hazinenin yasal hasım konumunda bulunduğunu belirterek yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuş, davalı ... .... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin çekişmeli taşınmazı tapu kaydına güvenerek, iyiniyetle satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "davaya konu olan, 56 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapılan bu çalışmalar sırasında, komisyon başkan ve üyelerinin görevlerini ihmal ve kötüyekullandıkları iddiasıyla haklarında soruşturma açıldığı, ancak İstanbul İl İdare Kurulunun kararı ile sanıklar hakkında zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, ... tarafından komisyon başkan ve üyeleri hakkında İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 1995/61 esas ve 1996/242 karar sayılı dosya sonunda, ''komisyon üyelerinin kendilerine verilen görev doğrultusunda işlem yapmamalarından dolayı kusurlu oldukları'' gerekçesiyle tazminata mahkum edildiği, bu kararın Yargıtay tarafından onanmakla 30/04/1997 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle komisyon üyelerinin kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemlerin hukuk davasına konu olması nedeniyle yok hükmünde sayılması gerektiği ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, Adalar İlçesi, Kınalıada Mahallesi 124 ada 24 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak 56 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan 2/B uygulamalarına ilişkin işlemlerin yok hükmünde olduğunun tespitine, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu kaydında bulunan şerhlerin terkin edilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, " 1943 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdidi ve 1977-1985 yılları arasında 1744 ve 2896 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan uygulama sonuçlarına göre dava konusu parselin kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kalmış olmasına ve 19/04/1989 tarihinde 3302 sayılı Kanun uyarınca 2/B uygulama çalışmasını yapan 56 nolu orman kadastro komisyonu üyelerinin görevlerini kötüye kullanma ya da kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemlerin hukuk davasına konu olup tazminata mahkum olduklarından bu kişiler tarafından yapılan işlemlerin yok hükmünde sayılacağına göre mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.