Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/7855 E. 2024/1408 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/7855
Karar No
2024/1408
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca orman sınırı dışına çıkarma işlemine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1965 yılında yapılan arazi kadastrosu, 14.04.2015 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 2017 yılında ilan edilen 6831 sayılı yasanın 2/B uygulama çalışması bulunmaktadır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Düzce Çiftlik Köyü sınırları içinde orman kadastro çalışması yapıldığını, yapılan bu çalışma sonucunda önceki zilyedi...olan 50 yılı aşkın süredir eklemeli zilyetlik ile müvekkili ... tarafından kullanılan arazinin orman vasfı olmadığı halde bir kısmının Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığını, 102 ada 1 parsel olarak anılan bu yerin halen müvekkilinin zilyedinde olduğunu, bu arazinin 60 yılı aşkın süredir ekilip biçilmekte olduğunu, arazinin hiçbir yerinde orman vasfı bulunmadığını belirterek... ili Merkez ilçesi Çiftlik Köyü sınırları dahilinde ve 102 ada 1 parselde müvekkilinin kullanımında olan yerin orman sayılan kısmına ilişkin tutanağın iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; Düzce ili, Merkez ilçesi, Çiftlik Köyü idari sınırları içerisinde bulunan ormanların, 6495 sayılı kanunla 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na eklenen Ek-5. Maddesi hükümlerine göre orman kadastro çalışmaları yapıldığını, 09.37.2015 tarihinde askıya çıkarıldığını, 1 aylık süre içerisinde itiraz edilmediğinden 10.08.2015 tarihinde kesinleştiğini ve askı ilanında belirtilen parselin sınırlarının kesinleştiğini, Düzce ili Merkez ilçesi Çiftlik Köyü sınırları içinde, 134 No.lu Orman Kadastro Başmühendisliğince, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun değişik 6495 sayılı kanun kapsamında orman kadastrosu yapılmış ormanlarda, aplikasyon ve sınırlama sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile tüm bu ormanlarda, 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 3302 sayılı kanunla değişik 2/B maddesi uygulama çalışmaları yapıldığını, 17.10.2017-17.11.2017 tarihleri arasında askıya çıkarıldığını, dava konusu edilen alanların tamamının, 6495 sayılı kanunla 3402 sayılı Kadastro Kanununa eklenen Ek-5 inci maddesi hükümlerine göre orman kadastro çalışmaları yapılarak 10.08.2015 tarihinde kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığını, devlet ormanlarının zilyetlik ile mülk edinilemeyeceğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Dahili davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. Düzce Kadastro Mahkemesinin 24.01.2018 tarihli ve 2017/18 Esas, 2018/2 Karar Sayılı İlamı İle; Dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun'la değişik 4 üncü maddesine göre sınırlandırmasının yapılarak 13.08.2015 tarihinde tespitin kesinleşerek tapuya tescil edildiği, orman sınırlandırılmasına itiraza yönelik davanın 30 günlük askı ilan süresinden çok sonra 17.11.2017 tarihinde açıldığı, askı ilan tarihlerinden sonra açılan orman sınırlandırılmasına itiraza yönelik davalara bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 13.08.2015 tarihinde kesinleşmiş orman sınırları içinde kalan 102 ada 12 parsel sayılı orman parseli içinde kaldığı, davacının dava konusu ettiği taşınmazın orman yönetimi tarafından 2/B parseli olarak orman sınırı dışına çıkarılmadığı; yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere halen tahdit içinde olan bir yerin, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için orman yönetimini zorlayıcı nitelikteki davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davacının bu bağlamda aktif dava ehliyeti ve hukuki yararının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; açılan davanın orman kadastrosuna itiraza ilişkin olduğunu, Düzce ili Merkez ilçe Çiftlik Köyü sınırları içerisinde orman kadastrosu çalışması yapıldığını, bu çalışmanın neticesinde önceki Zilyedi...olan ve 50 yılı aşkın bir süredir davacı tarafından kullanılan arazi orman vasfında olmadığı halde bir kısmı devlet ormanı olarak sınırlandırıldığını, zilyetliği halen davacıda bulunan, 60 yılı aşkın bir süredir ekilip biçilen, 102 Ada 1 parsel sayılı bu taşınmazın orman vasfında bulunmamasına rağmen tutanak ile haksız bir şekilde devlet ormanı olarak sınırlandırıldığını, taşınmaz üzerinde 60 yılı aşkın bir süredir tarım yapıldığını, dosyada mevcut 09.08.2018 tarihli teknik bilirkişi heyet raporunda taşınmazın memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman olarak gözükmediğinin tespit edildiğini, raporda dava konusu kısmın tamamının 2008 yılına ait Orman amenajman planı meşcere haritasında (Z) rumuzlu (Ziraat) orman sayılmayan alanlarda kaldığının tespit edilmiş olduğunu, tüm bu hususlara rağmen davanın kabulü yerine reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, diğer yandan davacının aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da haksız olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin yargılama sırasında dava konusu taşınmazın 2/B niteliği ile orman sınırları dışına çıkartılması istemine ilişkin talepte bulunduğu, bu talebi hakkında taşınmazın orman niteliğini yitirmesi nedeni ile orman sınırları dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonunda olduğu, 6831 sayılı Kanunun 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarma işleminin Hazine adına yapıldığı ve gerçek kişilerin bu yolda idareyi zorlayıcı şekilde dava açamayacağı, davacının bu davada aktif dava ehliyeti bulunmadığı ve orman içerisinde olan yerin 2/B madde uygulamasına konu edilmesini istemekte hukuki yararı bulunmadığı değerlendirilerek dava ehliyeti ve hukuki yarar şartları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davanın usulden reddine karar verilmiş olmasına rağmen AAÜT'nin 7/2 nci maddesi uyarınca maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti verilmiş olmasının isabetsiz olduğu, bu hatanın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.2 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.11.2019 gün ve 2018/145 Esas 2019/374 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esası ile ilgili olarak; davacının davasının reddine, davalılar kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca orman sınırı dışına çıkarma işlemine itiraz istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 Sayılı Orman Kanunu'un 2/B Maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/7855, K. 2024/1408, T. 05.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-7855-e-2024-1408-k-a4733709a2d2