Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/7522 E. 2024/6304 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/7522
- Karar No
- 2024/6304
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2497 E., 2020/2003 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine davacılar ve asli müdahiller vekili İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/294 E., 2018/18 K. Taraflar arasındaki taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar vekili, bir kısım asli müdahiller vekilleri, davacılar ve asli müdahiller vekili ile birleşen davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili, asli müdahil ... vekili ve davacılar ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, asli müdahiller ve birleşen dosya davacıları vekilleri dava ve müdahale dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde orman niteliğiyle kain 861, 862, 863, 864, 865, 866, 867 ve 870 parsel numaralı taşınmazların yörede 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca yapılan çalışma sırasında orman olarak bırakıldığını, ancak bu işlemin doğru olmadığını, zira söz konusu taşınmazların orman vasfını yitiren yerlerden olduğunu iddia ederek, adı geçen taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " Orman vasfını kaybetmiş yerlerin 2/B alanı olarak ayırmak suretiyle tasarrufta bulunma yetkisinin mülkiyet hakkından kaynaklanan bir yetki olduğu, davaya konu edilen parsellerin malikinin Hazine olduğu, kanunda belirlenen koşullar var ise, Hazinenin takdir yetkisini kullanarak bu yerleri 2/B alanı ilan edip etmeme konusunda serbest bulunduğu, davacıların idareye müracaatla taleplerini iletmeleri gerektiği, Mahkemece malik olan Hazineye "Taşınmazını 2/B'ye ayır ve sat" manasına gelecek işlem niteliğinde tescil hükmü kurulamayacağı, İlk Derece Mahkemesince idareye emir ve talimat verilemeyeceği gibi bir taşınmazı 2\B ye ayırma görevinin Kadastro Komisyonuna ait bir işlem olduğu, Yargıtay 20. H.D. 2014/7003 E., 2014/9880 K. Sayılı benzer nitelikteki talebe ilişkin olan ilamında da "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi ile orman sınırı dışına çıkarma işlemi idari mahiyette olup, gerçek kişi tarafından idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağı" nın belirtildiği, ayrıca Orman Kanunu 11. Maddesi gereğince, orman sınırı dışına çıkarılma işlemine karşı gerçek kişinin açacağı davalarda taraf orman idaresi ve hazine olup, orman ve su işleri bakanlığına açılan davanın husumetten reddinin gerektiği" gerekçesiyle davacılar, müdahil davacılar ve birleşen dosya davacılarının Orman İdaresi aleyhine açtıkları davalarının ayrı ayrı reddine, davacılar, müdahil davacılar ve birleşen 2012/8 E., 2012/22 K. sayılı dosya davacılarının Orman ve Su İşleri Bakanlığı aleyhine açtıkları davalarının ayrı ayrı pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, bir kısım asli müdahiller vekilleri, davacılar ve asli müdahiller vekili ile birleşen davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Dava konusu taşınmaza ilişkin 1744 ve 2896 sayılı yasa kapsamında yapılan 2/B uygulamalarının hükmen iptal edilmiş olmasına, orman kadastrosu ve 2/B uygulama yönetmeliğinin 18. Maddesine göre mülkiyet anlaşmazlığı nedeniyle mahkemeye intikal etmiş yerlerin vasıf ve mülkiyet durumunun dava sonucuna göre belirleneceğine, mülkiyeti hazineye ait olan ormanların orman sınırı dışına hazine adına çıkarılacak olması nedeniyle 6831 sayılı yasanın 2/B maddesiyle orman sınırı dışına çıkarma işleminin idari mahiyette olup, gerçek kişi tarafından idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılmayacağına, Orman ve Su İşleri Bakanlığının taraf sıfatı bulunmadığına göre ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, asli müdahil ... vekili ile davacılar ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1942 yılında 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) gereğince yapılan orman tahdidi ile 25.06.1981 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı 6831 Sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 Sayılı Kanun) ile Değişik 2 nci madde uygulaması, 27.02.1989 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu yapılmayan yerlerde orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile 27.12.2011 tarihinde 6 ay süreyle ilân edilen, kesinleşmiş 3116 tahdidinde orman sınırlarına göre orman sayılmayan alanlarda kalan taşınmazlar iken Mahkeme kararı ile ilk defa ve hukuken orman sayılan ancak 2/B araştırması yapılmamış yerler ile 1744 ve 2896 Sayılı 6831 Sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun (2896 Sayılı Kanun) gereğince yapılan 2-2/B madde uygulamaları İlk Derece Mahkemesi kararı ile iptal edilen alanlarda 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) değişik 2/B uygulaması vardır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve kararlarındaki gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekili, asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacılar vekili, asli müdahil ... vekili ile davacılar ve asli müdahiller vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.