Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/5725 E. 2024/4736 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5725
Karar No
2024/4736
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi KARAR : Kamu düzeni nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına İLK DERECE MAHKEMESİ : Cizre Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Cizre Kadastro Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince kamu düzeni nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş olup, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararının davacı Hazine vekili tarafından duruşmasız, davalılar vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Şırnak ili Silopi ilçesi ... Köyü, Gemi Mevkii, 129 ada 3 parsel sayılı taşınmaz, 3.237,93 m² yüzölçümü ile 2017 yılında davalılar adına tarla vasfı ile tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında senetsizden ve belgesizden davalı adına tespit edildiğini ancak taşınmazın imar ve ihya edilmediğini, davalı tarafından kullanılmadığını, kadastro tespitinin doğru olmadığını açıklayarak, tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sonunda mahkemece; dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu, ormanların olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davalı adına olan kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, ancak, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptaline karar verilmeden infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verildiği ve yine davanın kabulü ile harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakıldığı, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Tebliğat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6099 sayılı Kanun) 16 ncı maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen "Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz” şeklindeki 36/A maddesi ve 17 inci maddesi ile eklenen "Bu Kanun'un 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır” şeklindeki geçici 11 inci maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin doğru olmadığı, verilen kararın bu yönlerden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci madde hükmü uyarınca kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle; “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 inci maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi gereği resen görülen kamu düzenine aykırılık nedeniyle Cizre Kadastro Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli ve 2017/291 Esas, 2019/277 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, buna göre; davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kabulüne, dava konusu Şırnak ili Silopi ilçesi ... Köyü, 129 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile "orman" vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı kurum harçtan muaf olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince davacı üzerinde bırakılmasına, davacı Hazine kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş ise de Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi dikkate alınarak lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” karar verilmiş olup, bu kez hüküm davacı Hazine vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ile davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/5725, K. 2024/4736, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-5725-e-2024-4736-k-ff815acf7eaa