Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/519 E. 2022/9145 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/519
- Karar No
- 2022/9145
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Vakıf Evladı Olduğunun Tespiti İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında ... Anadolu 10. Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin üst soylarının ...ve Kerimesi ...Vakfının vakıf evladı olduklarını belirterek, davacıların da bahse konu vakıfların evladı olduklarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiş; hükme karşı davalı ... vekilince istinaf isteminde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; anılan karar davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. Dava, vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. HMK ve 04/06/1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara, ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak kanun hükümlerini tespit etmek görevi hakime aittir. HMK'nın 26. maddesinde, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği; 31. maddesinde, hâkimin uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlemeleri mevcuttur. Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava dilekçesinde “...ve Kerimesi ...Vakfı”nın, cevaba cevap dilekçesinde “...ve Kerimesi ...Vakıflarının” vakıf evladı olduğunun tespitinin istendiği, dosyaya getirtilen vakfiye örneklerinden "... ...ve Eşi ... Vakfı (H.1141)", "... ...Vakfı (Tarihsiz-Muşkara Vakfı)" ve "... ...Vakfı (h.1133)" adlı vakıfların mevcut olduğu, Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacıların "Sadrazam ...Vakfı ile Sadrazam ... ...Kerimesi ...Vakfı'nın" vakıf evlatları olduklarının tespitine karar verildiği anlaşılmıştır. Buna göre; dava dilekçesinde "vakıf", cevaba cevap dilekçesinde "vakıfları" ibaresi kullanan, dilekçelerin metin ve talep kısımlarında da dava konusu edilen vakıf sayısı yönünden çelişki bulunan davacı tarafa talepleri açıklattırılmadan işin esası hakkında karar verilmesi ve dosyaya getirtilen vakfiyeler arasında "Sadrazam ... ...Kerimesi ...Vakfı" adında bir vakıf bulunmadığı halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.