Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/5177 E. 2022/9526 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/5177
- Karar No
- 2022/9526
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : 3402 Sayılı Kanun'un Ek 1. Maddesi Uyarınca Yapılan Sayısallaştırma İşlemine İtiraz İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında Sakarya Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek-1. maddesi gereğince yapılan sayısallaştırma işlemi sırasında Sakarya İli Hendek İlçesi ....., Mahallesinde bulunan ve tapuda davacı ...’un murisi ... ...., ve müşterekleri adına kayıtlı eski 100 parsel sayılı 32.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 161 ada 22 parsel numarasıyla ve 33.009,17 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... ve arkadaşlarının miras bırakanı ... adına kayıtlı eski 101 parsel sayılı 3.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 161 ada 21 parsel numarasıyla ve 2.615,02 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ..., sayısallaştırma işlemi sırasında murisi ve müştereklerine ait taşınmazın bir bölümünün davalı 161 ada 21 parsel sayılı taşınmaza dahil edildiğini ileri sürerek, dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine, çekişmeli 161 ada 22 parsel sayılı taşınmazın sayısallaştırma raporu ve ekleri gibi tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 161 ada 21 parsel sayılı taşınmazın aynı Mahkemenin 2018/39 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan tescil hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hükmün, davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Eldeki dava, 3402 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma işlemine itiraza ilişkindir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma işleminin amacı; tapulama veya kadastro sonucu üretilen sayısal nitelikte olmayan haritalar ile bunlar üzerinde yapılan değişiklik işlemleri sonucu oluşan haritaların ve ilgili teknik mevzuatın öngördüğü koordinat sisteminin haricinde üretilmiş olan sayısal haritaların sayısallaştırma işlemleri ile sayısallaştırma işlemi sırasında tespit edilen sınırlandırma, ölçü, tersimat ve hesaplamadan kaynaklanan hataların giderilmesi olup, bu tür davalarda taşınmazların mülkiyetinin kim ya da kimlere ait olduğu hususunda bir değerlendirme ya da yargılama yapılmamaktadır. Diğer yandan 4721 sayılı TMK'nin 693/3 ve 702/4. maddelerinde, paydaşlardan ve ortaklardan her birinin, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları ve ortakları temsilen sağlayabileceği belirtilmiştir. Sayısallaştırma işlemine ilişkin uyuşmazlıklarda da paydaşlardan birisinin, payı oranında işlemin doğruluğunun denetlenmesini istemesinin davanın niteliği gereği taşınmazın bütününe yönelik olduğu, bir diğer ifade ile talebin bölünemez nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, bu tür davaların tüm paydaş ve ortaklar tarafından birlikte açılmasını gerektirir yasal bir zorunluluk da bulunmamaktadır. Dolayısıyla, 4721 sayılı TMK'nin 693/3 ve 702/4 maddesi uyarınca, her bir paydaş ve ortağın diğer paydaş ve ortakları temsilen dava açabileceğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca, sayısallaştırma işlemine ilişkin tüm belgelerin getirtilerek tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA; İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.