Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/4185 E. 2022/8975 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4185
Karar No
2022/8975
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında,..., ilçesi ....., Köyü çalışma alanında bulunan 151 ada 6 parsel sayılı 340,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, irsen intikal ve hibe nedeniyle ... ve müşterekleri adına; 151 ada 7 parsel sayılı 290,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı nedenlerle ... ve müşterekleri adına; 175 ada 35 parsel sayılı 1.792,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı nedenlerle ... ve müşterekleri adına; 176 ada 35 parsel sayılı 2.304,03 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı nedenlerle ... adına ve 179 ada 1861 parsel sayılı 492,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, yine aynı nedenlerle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal ve satın almaya dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece verilen, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 151 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacının dedesi... oğlu ...'in veraset ilamındaki hisseler oranında, çekişmeli 179 ada 1861 parsel sayılı taşınmazın muris ...'nün veraset ilamındaki hisseler oranında mirasçıları adına tapuya tesciline, çekişmeli 151 ada 7, 175 ada 35 ve 176 ada 35 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davacı tarafından açılan davanın reddine, tespit gibi tesciline ilişkin ilk hüküm, davacı ... vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 02.12.2015 tarihli ilamıyla; "tespit maliki dahili davalı, ... (...) ile yargılama sırasında davaya dahil edilen ... mirasçılarından ..., ..., ..., ... ve ...' ın gerekçeli karar başlığında gösterilmemesinin isabetsizliğine" değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 151 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacının dedesi... oğlu ...'in veraset ilamındaki hisseler oranında, çekişmeli 179 ada 1861 parsel sayılı taşınmazın muris ...'nün veraset ilamındaki hisseler oranında mirasçıları adına tapuya tesciline, çekişmeli 151 ada 7, 175 ada 35 ve 176 ada 35 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davacı tarafından açılan davanın reddine, tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılar ..., ..., ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacının çekişmeli 176 ada 35, 175 ada 35 ve 151 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar yönünden hakkını ispat edemediği, dava konusu 179 ada 1861 parsel sayılı taşınmazın muris ... den intikal ettiği ve davacının ...' nün mirasçılarından olduğunun anlaşıldığı, 151 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ise davacının dedesi... oğlu ...'in tüm mirasçıları tarafından kullanıldığı mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarıyla sabit olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; bilindiği üzere, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilerek sonuçlandırılması usulen mümkün değildir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin, hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 27. maddesi (1086 sayılı HUMK’nin 73. maddesi), uluslararası sözleşmeler ve Anayasa'nın 36. maddesiyle en temel yargısal hak olarak kabul edilen hukuki dinlenilme hakkı gözetilerek, mahkeme, tarafları dinlemeden, onların iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Somut olayda; davalılardan ...' in mirasçısı ..., davaya dahil edilmeden karar verildiğini belirterek, hükmü temyiz etmiştir. Yapılan incelemede, hükmü temyiz eden ...' ün murisi ...’in 10.07.2014 tarihinde vefat ettiği, veraset ilamının dosyaya sunulduğu, Mahkemece de 09.04.2019 tarihinde yapılan son celsede ... mirasçılarının dahili davalı olarak dosyaya ve Uyap’a eklenmesine karar verildiği ve aynı celsede dosyanın karara çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre; hükmü temyiz eden davalı ...' ün ve yargılama sırasında vefat eden davalı ...' in diğer mirasçılarının eldeki davada savunma hakkını kullanamadıkları ortadadır. Yukarıda değinilen ilkeler gözetilmek suretiyle yargılama sırasında vefat eden davalı ...' in mirasçılarına dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve taraf teşkili sağlandıktan sonra yanların gösterecekleri kanıtların toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası bakımından yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır. Öte yandan; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Dava, kadastro tespitine itiraz davası olup, taşınmazların adlarına tesciline karar verilen kişilerin isim ve paylarının hükümde gösterilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki; Mahkemece, dava konusu 179 ada 1861 parsel sayılı taşınmazın muris ...'nün veraset ilamındaki hisseler oranında mirasçılar adına tapuya kayıt ve tesciline, 151 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacının dedesi... oğlu ...'in veraset ilamındaki hisseler oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup, hükümde sadece murislerin isimlerinin belirtilmesiyle yetinilmiş ve tarih ve numarası açıkça gösterilmek suretiyle belirli bir veraset ilamına atıf yapılmamıştır. Kaldı ki, dosya arasında, davacının dedesi... oğlu ...' in veraset ilamına da dosyada rastlanmamıştır. Bu haliyle, verilen hükmün, çekişmeli taşınmazlar hakkında sicil oluşturmaya elverişli olduğundan söz edilemez. Mahkemece, tarih ve numarası açıkça gösterilmek suretiyle murislerin veraset ilamlarına atıf yapılarak, pay ve payda toplamı eşit olacak şekilde, adına tescil kararı verilen mirasçının pay miktarı, adı, soyadı, baba adı ve T.C. Kimlik Numarası, hüküm yerinde açıkça belirtilerek infazı mümkün, doğru sicil oluşturmaya elverişli bir hüküm kurulması gerekirken, bu gereğe riayet edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 09.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/4185, K. 2022/8975, T. 09.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-4185-e-2022-8975-k-24069c9daa50