Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/17676 E. 2024/5818 K. – Tapu İptal Ve

Konu: Tapu İptal Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/17676
Karar No
2024/5818
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptal Ve Tescil

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/988 E., 2021/1304 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaplı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/403 E., 2017/407 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 110 ada 113 parsel sayılı 17.122,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı vekili; davacının Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii 48 nolu bölmede kalan 1.397 m2'lik alanın ve 48 nolu bölmenin tamamı ile yanında bulunan 1.400 m2'lik alanın maliki olduğunu, dava konusu edilen taşınmazın toplam 3.037 m2 olduğunu, taşınmazın bir bütün olup kadim zamandan bu yana ziraat alanı olarak davacı tarafından kullanıldığını, bu alanın orman olmadığı gibi orman sayılan yerlerden de olmadığını, bu alanın meşcere haritasındaki durumunun orman sayılmayan alan, gizli memleket haritasındaki durumunun ise tamamının açık renk ile gösterilen üzerinde orman ağacı rumuzu bulunmayan alanda kaldığını, davacının kadim zamandan bu yana malik sıfatı ile ırsen ve intikalen maliki olduğu bu taşınmazın orman sayılan alan içinde tespit gördüğünü, davacının burada çocukluğundan bu yana ve babaları zamanında dahi tarım yaptığını, üzerine patates, çilek, mısır, fasulye ve benzeri ekim dikim yaptığını, üzerinde eskiden kalma fındık ağaçları olduğunu belirterek ... ilçesi ... köyü ... mevkii 48 nolu bölmede kalan 1.397 m2'lik alan ile 48 nolu bölmenin tamamı (1.637 m2) ile yanında bulunan 1.400 m2'lik alanın (toplam 3.037 m2) davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İdaresi vekili; dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyü ... mevkiinde orman kadastrosunun 1969 yılında yapıldığını, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) Değişik 5304 Sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a (5304 Sayılı Kanun) göre de tapulama çalışmaları yapıldığını, bu çalışmaların 2008 yılında kesinleştiğini ve dava konusu alanın orman sınırları içerisinde kaldığını, bunun yanında dava konusu taşınmazın meşcere haritasında 48 no’lu bölmede kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili; dava konusu ... köyü 110 ada 113 parsel numaralı taşınmazın (dava dilekçesinde ... mevkii 48 nolu bölmede kalan 1397 m2'lik alan ile 48 nolu bölmenin tamamı 1837 m2 ile yanında bulunan 1400 m2'lik alan olarak ifade edilen kısımların 110 ada 113 parselin içerisinde olduğunu) kadastro çalışmalarında orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu yerin orman vasfıyla tapuda kayıtlı olan 110 ada 13 parsel sayılı taşınmazın sınırları içinde kaldığının tespit edildiği, davacının dava konusu ettiği ve zilyetliğine dayandığı kısmın kesinleşmiş devlet ormanı sınırları içerisinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığının belirlendiği, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/17676, K. 2024/5818, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-17676-e-2024-5818-k-b916f3c3aeb6