Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/6301 E. 2023/6195 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6301
Karar No
2023/6195
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1141 E., 2022/1238 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/78 E., 2022/143 K. Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazı tapu tahsis belgesi ile Aksaray Belediyesinden satın alarak bedelini ödediğini, tapu tahsis belgesinin de tapuya işlendiğini ileri sürerek taşınmaz hissesinin iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 811 ada 37 parsel sayılı taşınmazın 07.11.1977 yılında ifrazen Aksaray Belediyesi adına tescil edildiğini, Belediye adına kayıtlı iken davacıya 16.03.1989 tarih ve 832 yevmiye ile tapu tahsis belgesi verildiğinin anlaşıldığını, 811 ada 37 parsel sayılı taşınmazın ilk geldisinin mera vasıflı 285 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğunu, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluşması gerektiğini açıklayarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tapu malikinin Hazine olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürelerin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı ... Belediyesinden tapu tahsis belgesi aldığı, arsa bedelini ödediği, taşınmazın uygulama imar planında konut alanında kaldığı, ıslah imar planlarının yapıldığı, dava konusu yer ile tahsise konu yerin aynı olduğu, taşınmazın mera vasfının değiştirilerek arsa vasfıyla davalı adına tescil edilen taşınmazın evveliyatının mera olmasının davacının tapu tahsis belgesine dayalı olarak hak sahibi olmasına engel bir durum olarak değerlendirilemeyeceği, tahsis işleminin belediye tarafından yapılması sebebi ile Aksaray Belediye Başkanlığının yasal hasım olduğu, tahsise dayalı davalarda hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili; zilyetliğin mülkiyete karine olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirlediğini ve ilgilisine kişisel hak sağladığını ve nizasız fasılasız olması gerektiğini, dava konusu taşınmazın mülkiyete konu olamayacağını, tapu tahsis belgesi ilgilisine sadece şahsi hak sağladığından Yargıtay ve Danıştay içtihatlarında gerekli tüm şartları taşıması gerektiğini, Mahkemece yetersiz teknik bilirkişi raporunun hükme esas alındığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı lehine 217 m² tahsis yapıldığı, tahsise konu yerde ıslah imar planı yapıldığı, dava konusu taşınmaz imar planında konut alanında kaldığı, tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olduğu ve taşınmazın ifrazının mümkün olmadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde tapu tahsis belgesine dayanılarak taşınmazın hak sahibi adına tescili için gerekli koşulların oluştuğu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine veikili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için; - Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması, - Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasa'nın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması, - İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması, - Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması, - Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması, - Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması, - İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa'nın 18 inci maddesinin maddesinin b ve c alt bentleri uyarınca maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6301, K. 2023/6195, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-6301-e-2023-6195-k-9f2f520db384