Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/14953 E. 2022/9702 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/14953
Karar No
2022/9702
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Tespite itiraza ilişkin İLK DERECE MAHKEMESİ : ...Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında ...Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davacı ... tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucunda ...İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 110 ada 18, 25, 47 ve 101 ada 49 parsel sayılı sırasıyla 766, 28, 701, 69, 1019, 96, 697, 41 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kullanıcısının bilenememesi nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, davacı ...’ın davasının reddine; çekişmeli 110 ada 18, 25, 47 ve 101 ada 49 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile her bir taşınmazın 320 pay kabul edilerek 160 payının payının kadastro tespiti gibi Hazine, kalan 160 payının ise ......, mirasçıları adlarına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tesciline karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, ...Kadastro Mahkemesinin 28.06.2018 tarihli ve 2006/154 Esas, 2018/17 Karar sayılı hükmünün HMK'nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğundan (aktif dava ehliyeti yokluğundan) usulden reddine, çekişmeli 110 ada 18, 25, 47 ve 101 ada 49 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş; davacı ... tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Davacı ... ile davası hakkında red kararı verilen, istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurmayan ...; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek 1/2’şer paylarla adlarına tescili istemiyle dava açmışlar; keşifte ise davacı ..., taşınmazların müşterek muristen intikal ettiğini ve tüm mirasçılar adına tescil edilmesini talep etmiştir. Mahkemece ...’un davası yönünden kabul kararı verilerek kök murisin mirasçıları adlarına tescil kararı verilmiştir. İstinaf incelemesinde ise Bölge Adliye Mahkemesi, 4721 sayılı TMK’nin 640. ve 702. maddeleri hükümlerine dayanarak, iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereğince, davacıların terekeye göre üçüncü kişi konumunda olan davalılara karşı, çekişmeli taşınmazların adlarına tescili istemiyle dava açmasına hukuken olanak bulunmadığı, bu istekle açılan davada, tüm mirasçılar adına (tereke adına) tescil istenilmediği, dava dışı diğer mirasçıların davaya katılımlarının sağlanması veya miras şirketine temsilci tayin edilmesi yoluyla dava şartının sağlanması ve davaya devam edilmesi mümkün olmadığı ve aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar vermiştir. Ancak varılan sonuç dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere uygun bulunmamaktadır. Dava, kadastro tespitine karşı 30 günlük askı ilan süresi içinde ve görevli bulunan kadastro mahkemesinde açılan itiraz davasıdır. Kadastro mahkemelerinde, 3402 sayılı yasada hüküm bulunan hallerde bu yasada yer alan usul hükümlerinin uygulanması zorunludur. 3402 sayılı Kanun'un 29/2. maddesi "Bir mirasçı diğerlerinin muvafakatı olmadan dava açabilir ve yalnız başına davaya devam edebilir.” hükmünü içermektedir. Bu hüküm karşısında kadastro mahkemelerinde, mirasçılardan birisinin tereke adına dava açması ve açtığı davayı tek başına yürütmesi mümkündür. Bu nedenle davacı ...’un, çekişmeli taşınmazların mirasçılar adına tescili için tek başına açtığı davada, işin esasına girilerek davanın yürütülmesinde kanuna aykırılık bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, Yerel Mahkeme kararının davalı Hazine vekilinin istinaf talebi yönüyle esastan incelenmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ...’un temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/14953, K. 2022/9702, T. 01.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-14953-e-2022-9702-k-ccc8a1d55382