Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/13296 E. 2022/7988 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/13296
- Karar No
- 2022/7988
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tespite itiraza ilişkin Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından adli yardım talepli temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar ... ve diğerleri vekili dava dilekçesinde, ...Mahallesi 1.K.Sani 1947 tarihli ve 18 nolu tapu kaydı ile davacıların murisi .....,'in tapulu taşınmazının kadastro tespiti ile ......,Mahallesi 258 ada 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 ve 26 parsel numarası ile davalılar adına tespit gördüğünü ileri sürerek kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların muris .....,'in mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tescil edilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacıların davasının ispat edilemediği gerekçesi ile reddine, dava konusu taşınmazların vefat eden tespit maliklerinin miras payları da hükümde gösterilmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden 07.09.1987 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında .....,İli ......, İlçesi ....,Mahallesi çalışma alanında bulunan 258 ada 13 parsel sayılı 114,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden eşit hisse ile ... oğlu ... ve ... kızı ...'nin adlarına; 258 ada 14 parsel sayılı 97,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden ... adına; 258 ada 15 parsel sayılı 106,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden ... adına; 258 ada 16 parsel sayılı 157,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz ile 258 ada 17 parsel sayılı 93,00 m2 yüzölçümlü taşınmazlar 06.07.1964 tarihli ve 3 nolu tapu kaydına istinaden sırasıyla ... ve ... adına; 258 ada 18 parsel sayılı 586,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz 258 ada 19 parsel sayılı 190,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden ... adına; 258 ada 20 parsel sayılı 38,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz ile 258 ada 21 parsel sayılı 257,00 m2 yüzölçümlü taşınmazlar 20.04.1940 tarihli ve 16 nolu tapu kaydına istinaden sırasıyla ...ve ... adına; 258 ada 22 parsel sayılı 514,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz 07.04.1955 tarihli ve 5 nolu tapu kaydına istinaden ... adına; 258 ada 23 parsel sayılı 338,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz 15.04.1963 tarihli ve 5 nolu tapu kaydına istinaden ... ...adına; 258 ada 24 parsel sayılı 204,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz 06.06.1975 tarihli ve 6 nolu tapu kaydına istinaden ....., adına; 258 ada 26 parsel sayılı 351,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz 17.11.1959 tarihli ve 10 nolu tapu kaydına istinaden ... adına tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2. HMK’nın 297/2. maddesi gereğince, mahkemece verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu maddeye göre, hüküm fıkrasının çok açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların tek tek belirtilmesi gerekir. Aksi halde, hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur. O halde, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunun havale tarihinin 26.04.2016 olmasına rağmen hükümde 27.04.2016 olarak ve 18 ve 22 nolu parsel arasındaki ölçümlerde 20,99 metrekarelik alan değişik raporlarda A ve D harfleri ile gösterildiği, hükme esas alınan 26.04.2016 havale tarihli ek raporun ekindeki krokide bu alan D harfi ile gösterilmesine rağmen hükümde bu kısım A harfi olarak yazılması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısımlarının HUMK'un 438/7. (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 7 ve 9 nolu hüküm fıkralarının ikinci paragraflarındaki "27.04.2016" tarihinin yerine "26.04.2016" ve "A harfi ile gösterilen" ibaresinin yerine "D harfi ile gösterilen" ibaresinin yazılmak suretiyle Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nın 304. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 13.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.