Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/12267 E. 2023/5290 K.

Konu: Mera Tahsis Kararının İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/12267
Karar No
2023/5290
Karar Tarihi
Konu
Mera Tahsis Kararının İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/300 E., 2019/21 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili Taraflar arasındaki mera tahsis kararının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde; 1965 yılında yapılan tapulama sırasında mera niteliğiyle sınırlandırılıp özel siciline kaydedilen Terme ilçesi ... Köyü 144 ve 199 parsel ... sırasıyla 129.050 m² ve 1.590 m² yüzölçümündeki taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, bu taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına teciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleştirilen 2007/117 ... dava dosyasının davacısı ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde; Terme ilçesi ... Köyü 144 ve 199 parsel ... taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tescilini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen, gerçek kişi davacılar tarafından açılan davanın reddine, davacı ... İdaresi tarafından açılan davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 08.07.2012 tarihli rapor ve bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14.11.2012 tarihli raporlar doğrultusunda, rapora ekli koordinatlı krokilerde (R), (S), (V), (B1) yol, (C1) ve 6 nolu alan olarak gösterilen 777,35 m2'lik alanların toplamı 26.155,86 m2'lik alanın Samsun ili Terme ilçesi ... Köyünde bulunan 144 nolu parselden ifrazı ile ayrı parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 144 parselden ifrazından sonra kalan kısımlara da ayrı ayrı parsel numaraları verilmek suretiyle davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; ... Köyünde bulunan 199 parsel nolu taşınmazın tamamının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin önceki karar, davacı ... İdaresi, davalılar Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ve Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.04.2015 tarihli ve 2014/9477 Esas, 2014/2387 Karar ... ilamıyla; "Mahkemece ulaşılan sonucun dosya içeriğine uygun düşmediği, hükme dayanak alınan orman ve fen bilirkişi raporlarında çekişmeli 144 parselin (A), (1), (2), (F), (H), (K), (6), (N), (R), (V), (B1 YOL) ve (C1) bölümleri ile 199 parselin tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, 144 parselin (G), (L), (5), (M), (P), (S), (T), (B2YOL) ve (C2), bölümlerinin ise orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince orman bilirkişi raporuna aykırı olarak 199 parselin tamamı ile 144 parselin ise sadece (R), (S), (V), (B1Yol), (C1) ve 6 ile gösterilen bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verildiği, orman sayılan yerlerden olduğu belirtilen (A), (1), (2), (F), (H), (K) ve (N) bölümlerinin orman niteliğiyle tesciline karar verilmediği gibi orman olmadığı belirtilen (S) harfiyle işaretli bölümün ise orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlığın çözümü için hakim tarafından bilinemeyen özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir halin varlığı kabul edilerek 6100 ... HMK’nin 266. maddesine uygun olarak bilirkişi heyetinden rapor alındığı, daha sonra kısmen rapora itibar edilmeden ve edilmeme gerekçesi karar yerinde değerlendirilip tartışılmadan sonuca ulaşılmaya çalışıldığı, oysa, 6100 ... HMK’nin 282. maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmünün, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HMK'nın 281. md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği şeklinde anlaşılması gerektiği, yoksa, hakimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceğini kabul edemeyeceği, kaldı ki, somut uyuşmazlığın çözümünün de bilirkişinin rey ve mütalaasına başvurulmasını zorunlu kılar nitelikte olduğu, bu durumda mahkemece, bilirkişi incelemesinin yeterli görülmemesi halinde tarafların bilirkişi raporuna itirazları da değerlendirilerek ek rapor alınması ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmekte iken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve Kanuna aykırı olduğu, ayrıca, çekişmeli taşınmazların 1965 yılında yapılan tapulamada mera niteliğiyle sınırlandırılmış ve özel siline yazılmış olmalarına rağmen hüküm yerinde çekişmeli taşınmazların özel sicildeki mera kayıtları iptal edilmeden tescil kararı verilerek mükerrer kayıt oluşturulmuş olması yanında orman niteliğiyle tesciline karar verilen bölümlerin ve 144 parselin geriye kalan bölümünün yüzölçümünün gösterilmemiş olmasının da doğru olmadığı, bunlardan ayrı; mera uyuşmazlıklarında husumetin, yararına tahsis işlemi yapılan köy veya köyler ile Belediyelere düşeceği, kısaca, mera komisyonlarına, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına uygulamadan dolayı husumet düşmeyeceği" gerekçeleriyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; birleşen 2007/117 Esas ... dava dosyası hakkında verilen ret kararı kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına; davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulü ile 116 ada 7 parsel (eski 144 parsel) ... taşınmazın, bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 31.12.2018 havale tarihli rapora ekli krokide (7/A) semboli ile gösterilen 84.604,12 m2, (7/D) semboli ile gösterilen 2.791,09 m2 toplamda 87.395,21 m2'lik kısmın mera özel sicil kaydının iptali ile orman vasfı ile ayrı bir parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, rapora ekli krokide (7/B) semboli ile gösterilen 8.064,08 m2'lik kısım ile (7/C) semboli ile gösterilen 33.374,07 m2 lik toplamda 41.438,15 m2'lik kısım yönünden davacının talebinin reddine, 116 ada 16 parsel (eski 199 parsel) nolu, 1.548,97 m2'lik taşınmazın tamamının mera özel sicil kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 4342 ... Kanuna göre yapılan mera tahsis kararının iptali ve tescil niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazlar, 1965 yılında yapılan tapulama çalışmalarında mera niteliğiyle sınırlandırıldıktan sonra, sonuçları 15.10.2002 ilâ 15.11.2002 tarihleri arasında ilan edilen 4342 ... Kanun uyarınca yapılan çalışmalarda ... Köyüne tahsis edilmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemenin karar vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; bozma ilamına uyulmakla tarafların leh ve aleyhine usuli kazanılmış hak doğacağı gibi, İlk Derece Mahkemesince de bozma kapsamı çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurma yükümlülüğü ortaya çıkar. Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğuna göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, somut uyuşmazlığın çözümünün bilirkişinin rey ve mütalaasına başvurulmasını zorunlu kılar nitelikte olduğu, bu durumda mahkemece, bilirkişi incelemesinin yeterli görülmemesi halinde tarafların bilirkişi raporuna itirazları da değerlendirilerek ek rapor alınması ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmekte iken, bozma sonrası yapılan yargılamada, 04.10.2018 tarihli celsede önceki hükme esas alınan, bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 08.07.2012 tarihli rapor ve bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14.11.2012 tarihli raporlarına ekli krokilerde, Samsun ili Terme ilçesi ... Köyü 144 nolu parsel ... taşınmazda, A, 1, 2, F, H, K, 6, N, R, V, B1 yol, C1, G, L, 5, M, P, S, T, B2 yol ve C2 nolu alan olarak gösterilen yerlerin metrekare olarak toplamlarının dava konusu parselin toplamından fazla çıktığının (144 parsel 129.050,00 m2) tespit edildiği gerekçesi ile dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdi ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, tarafların itiraz ve beyanları değerlendirilmek suretiyle ve raporlarda hesaplama hatasının olması da gözönünde bulundurularak, krokide her bir numara veya harfle gösterilen yerlerin değerlendirmesi, metrekaresi ile toplamın metrekaresi ayrı ayrı gösterilmek suretiyle, denetime elverişli ayrıntılı rapor düzenlenmesinin istendiği, ara karar uyarınca dosyanın bilirkişi kurulu yerine sadece önceki keşfe iştirak eden orman mühendisine tevdi edilmesi, celse arasında ise yeni bir ara karar ve gerekçe oluşturulmaksızın, dosyanını bu sefer önceki keşfe iştirak eden orman mühendisi ile birlikte keşfe iştirak etmeyen başka bir orman mühendisi bilirkişiye verilerek bu kurul tarafından (alan hesabı hususunda teknik bilirkişi olmaksızın) düzenlenen ek raporun hükme esas alınması, dosya içeriğine aykırı olarak gerekçeli kararda hükme esas alınan 31.12.2018 tarihli raporun önceki keşfe iştirak eden fen ve orman mühendisi tarafından düzenlendiğinin yazılması, bundan ayrı olarak çekişmeli taşınmazlara ilişkin olarak 2014 yılında 3402 ... Kanun'un 22/a maddesi uyarınca kadastro çalışmaları yapıldığı anlaşılmasına rağmen bu hususa ilişkin gerekli araştırmalar yapılmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 ... HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, İstek halinde peşin harcın temyiz eden Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığına iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12267, K. 2023/5290, T. 18.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-12267-e-2023-5290-k-4d85009cd6f4