Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/12225 E. 2023/830 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/12225
Karar No
2023/830
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/321 E., 2014/470 K. KARAR : Tavzih talebinin reddine Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesinden sonra karşı davalı ... vekilince tavzih isteminde bulunulmuş ve İlk Derece Mahkemesinin ek kararı ile tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin tavzih isteminin reddine dair ek kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ..., dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... ilçesi ... Köyünde kain 631 sayılı parselin bitişiğindeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi hükmü uyarınca adına tescili istemiyle dava açmış ve davalı/karşı davacı ... vekili karşı tescil talebinde bulunmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davacının çekişmeli taşınmaza ilişkin tescil talebinin mahkemenin 2010/555 Esas, 2011/325 Karar sayılı dava dosyasında taşınmazın orman vasfında olduğu gerekçesiyle 03.05.2011 tarihinde reddedildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerekçesiyle esas hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı/karşı davacı Hazinenin tescil talebinin kabulü ile fen bilirkişisi Aziz Topal tarafından düzenlenen 01.05.2007 tarihli krokide A ile gösterilen 7.847,76 m2, B ile gösterilen 20.596,06 m2 ve C ile gösterilen 7.532,50 m2 taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin 11.11.2014 tarihinde kesinleşmiştir. 3. Davalı/karşı davacı ... vekili, Adana Kadastro Müdürlüğü'nün 04.03.2016 tarihli yazısıyla Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/321 Esas ve 2014/470 Karar sayılı kararına ait fen bilirkişi raporu ekinde bulunan krokilerde tesciline karar verilen kısımlarda mükerrer kısımların bulunduğunu, mevcut haliyle mahkeme kararının tapuda infazının mümkün olmadığının bildirildiğini belirterek hükmün tavzihini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ek (ara) kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 305 inci ve devamı maddeleri gereğince, kesinleşen bir hükmün yeterince açık olmaması, birbirine açık fıkralar içermesi veya içerisinde tereddüdün bulunması halinde tavzih yoluna başvurulabileceği, mahkeme hükmünde anılan hususların söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davalı Hazinenin tavzih isteminin reddine karar verilmiştir. III. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek (ara) kararına karşı, davalı/karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, Adana Kadastro Müdürlüğünün 04.03.2016 tarihli yazısı ile: “...(mahkeme kararına ait fen bilirkişi raporu ekinde bulunan krokilerdeki tesciline karar verilen kısımlardan; (A) harfi ite gösterilen 7.847,76 m2 lik kısmın koordinatlarının kadastro paftası ile karşılaştırması neticesinde yazımız ekinde gösterilen krokide gösterildiği üzere (A1) harfi ile gösterilen 2.401,85 m2 lik kısmı Memişli Köyü 229 ada 6 numaralı parsel ile, (A2) harfi ile gösterilen 2.958,20 m2 lik kısmı ise 229 ada 7 numaralı parsel ile mükerrerlik oluşturduğu (A3) ve (A4) harfleriyle belirtilen 1.150,33+1.337,38=2.487,71 m2 lik kısmının ise tescilinin uygun olduğu, (B) harfi ile gösterilen 20.597.33 m2 lik kısmın koordinatlarının kadastro paftası ile karşılaştırması neticesinde yazımız ekinde gönderilen krokide gösterildiği üzere (B1) harfi ile gösterilen 1.582,70 m2 lik ve (B2) ile gösterilen 2.529,10 m2 lik kısımlar Memişli köyü 229 ada 6 numaralı parsel ile, (B3) harfi ile gösterilen 2.573,15 m2 lik kısım ise Memişli köyü 229 ada 8 numaralı parsel ile mükerrerlik oluşturduğu, (B4) ile belirtilen 13.912,38 m2 lik kısmın tescilinin uygun olduğu, (C) harfiyle gösterilen kısmında tescilinin uygun olduğu görülmüştür.” şeklinde yazılı beyanda bulunarak mükerrer kısımların olduğunu, mevcut haliyle mahkeme kararının tapuda infazının mümkün olmadığının belirtildiğini beyanla, ek (ara) kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlık, İlk Derece Mahkemesi hükmünün tavzihinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun, 3402 Sayılı Kanun, 4721 sayılı Kanun, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. IV. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli tavzih isteminin reddine dair ek (ara) kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12225, K. 2023/830, T. 20.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-12225-e-2023-830-k-9df457ed694d