Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/10772 E. 2023/606 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10772
Karar No
2023/606
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/841 E., 2019/103 K. KARAR : İstinaf dilekçesinin reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Buldan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/378 E., 2018/57 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf dilekçesinin, İlk Derece Mahkemesi kararının miktar bakımından kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1982 yılında ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra aynı yerde 26.05.2006 tarihinde kesinleşen, aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunun'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla (3302 sayılı Kanun) değişik 2/B madde uygulama çalışması yapılmıştır. 2.Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; tapuda davalılar adına kayıtlı olan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 18 parsel sayılı taşınmazın 1982 yılında kesinleşen orman kadastrosu sonucu orman sınırları içerisinde kalan ve dilekçe ekinde koordinatlarıyla gösterilmiş kısmının tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 18 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişilerinin 06.04.2017 tarihli raporlarına ekli krokide B harfi ile gösterilen 1.472,42 m2.lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın 1.490 m2 sinin kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın dava dilekçesindeki değerinin 15.000 TL; istinafa konu olan taşınmaz üzerinden bilirkişi raporundaki değerinin ise 61,53 TL olduğu, hüküm tarihi itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341/2 nci maddesinde belirlenen istinaf başvuru miktarı olan (3.560 TL) den az olduğundan istinaf isteminin incelenemeyeceği, kesin nitelikte bulunan kararlara ilişkin istinaf başvuruları hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gözönünde bulundurularak bu yolda istinaf dairesince de karar verilebileceği, 6100 sayılı Kanun'un 341/2 nci maddesi uyarınca istinaf başvuru miktarı altında kaldığı" gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. D. Temyiz Başvurusu Sonucu Verilen Ek Karar 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2.Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2019 tarihli ek kararı ile "dava konusu taşınmazın harca esas değerinin hüküm tarihi itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341/2 nci maddesinde belirlenen kesinlik sınırının altında kaldığı, yapılan değerlendirme sonucunda; 6100 sayılı Kanun'un 341/2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olan Dairenin 14.03.2019 tarihli ve 2018/841 Esas, 2019/103 Karar sayılı kararının temyiz yasa yoluna açık bir karar olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 366/1 inci maddesi atfıyla aynı Kanun'un 346/1 inci maddesi" gerekçe gösterilerek temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kesinlik sınırına istinaden temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ormanların mülkiyetine ilişkin bu tür davalarda kesinlik sınırına bağlı kalınmaması gerektiğini açıklayarak, ek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kesin nitelikte olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353, 356, 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Anayasanın 36 ncı maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır. 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) eklenen Ek 6 ncı maddesi ile "Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'u hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir." hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 53 üncü maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunun'un (3402 sayılı Kanun) eklenen Ek 6 ncı maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, Buldan Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.02.2018 tarihli kararına karşı istinaf yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin, istinaf isteminin 6100 sayılı Kanun'un 341/2 nci maddesi gereğince reddine ilişkin kararı ile ek kararı doğru olmamıştır. Bu durum karşısında; anılan mevzuat hükümleri ışığında Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz isteminin reddine dair 11.07.2019 tarihli ek kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli Esas kararının esastan istinaf incelemesi yapılmak üzere bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2019 tarihli ek kararının kaldırılarak, 14.03.2019 tarihli kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/10772, K. 2023/606, T. 13.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-10772-e-2023-606-k-89bc6f115f32