Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/10440 E. 2022/9301 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10440
- Karar No
- 2022/9301
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz İLK DERECE MAHKEMESİ : Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, davanın kabulüne ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun reddine, meni müdahale talebinin reddi kararına yönelik istinaf isteminin kabulüne ve yeniden hüküm tesisi suretiyle davalılar lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiş olup, bu kez davalılar vekili ve davacı ... İdaresi vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili, ... ili Karamürsel ilçesi.....,Mahallesi, 190 ada 27 ve 30 parsel sayılı taşınmazların kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescillerine, davalıların taşınmazlara vaki müdahalelerinin menine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline ve elatmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş, hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, dava konusu taşınmazların kesinleşen orman sınırları içerisinde kalmaları nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, meni müdahale isteminin reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle, istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/(l)-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davacının davasının kabulü ile dava konusu 190 ada 27 ve 30 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline; davacının elatmanın önlenmesi talebinin reddine, davacının müdahalenin meni davasının reddi nedeniyle 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş ve iş bu karra, davalılar vekili ile davacı ... İdaesi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescillerine karar verilmiş ise de, dosya kapsamından 1949, 1980, 1984 ve 2000 yıllarında muhtelif yetkilerle orman kadastrosu ve 2. madde 2/B çalışmaları yapıldığı halde dava konusu taşınmazların her bir orman kasdastrosuna göre konumlarının ayrı ayrı belirlenmediği, taşınmazların hukuki durumlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmediği ve böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1949, 1980, 1984 ve 2000 yıllarında yapıldığı anlaşılan tüm orman kadastro çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazların her bir orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenerek, çelişki bulunmakta ise dava konusu parseller yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli, bu suretle taşınmazların her bir orman kadastrosu çalışmasına göre konumlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde bilirkişi raporuna aktarılması sağlanarak müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı ve bundan toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ... İdaresinin ve davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi kararının HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 22.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.