Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2021/7214 E. 2022/7137 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/7214
Karar No
2022/7137
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Tüketici Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.11.2016 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak, geç teslimden kaynaklanan kira bedeli alacağı talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tescil talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, kira bedeli alacağı yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 31.05.2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulüne dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi tarafından kararın kesin olması nedeniyle temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından bu ek kararın temyiz edilmesi üzerine dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. KARAR Davalı vekili, davacının davalıdan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile iki daire satın aldığını, davacının tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen taşınmazların mülkiyetinin devredilmediğini ileri sürerek, 10622 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan C7 Blok 34 ve A2 Blok 21 no’lu bağımsız bölümlerin tapularının hükmen davacı adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde rayiç değerlerinin ödenmesine ve yoksun kalınan kira kaybı bedeli olan 31.584,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; dava tarihi itibariyle henüz teslim süresi dolmamış olan bağımsız bölümlere ilişkin haksız davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın tescil talebi yönünden konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına, geç teslim nedeniyle kira kaybı bedeli tahsiline ilişkin davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 30.690,00 TL bedelin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esası yönünden konusuz kalan tescil talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, geç teslim nedeniyle açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, AAÜT’ne göre konusuz kalan tescil talebi yönünden 2.040,00 TL maktu vekalet ücreti ve kabul edilen miktarın 30.690,00 TL olduğu, bu durumda nispi vekalet ücretinin 4.603,50 TL olmak üzere toplam 6.643,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım üzerinden 894,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine kesin olarak karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ek kararı ile temyiz başvurusunun kesin karara yönelik olması nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekili ek karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. Dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak ve dava konusu taşınmazların geç teslimi nedeniyle kira bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 1- Davacı, dava konusu iki adet bağımsız bölüm gayrimenkulün satın alma nedeniyle adına tescilini, almadığı takdirde rayiç bedellerinin tahsilini ve geç teslimden kaynaklanan kira bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece yargılama sırasında dava konusu bağımsız bölümlerin dava tarihi itibariyle değeri ayrı ayrı 750.000,00 TL ve 1.250.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Geç teslim nedeniyle oluşan kira bedelinin de 30.690,00 TL olduğu tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 111. maddesinde yer alan düzenleme çerçevesinde davacının, aynı davalıya karşı olan birden fazla talebini aralarında aslilik - ferilik ilişkisi kurmak suretiyle aynı dava dilekçesinde ileri sürmesi halinde ortada bir terditli davanın bulunduğundan söz edilecektir. Buna göre bir terditli davadan söz edilebilmesi için iki şartın bir arada bulunması gerekir: a) Aynı davalıya karşı ileri sürülecek birden ziyade talep arasında bir aslilik – ferilik ilişkisi mevcut olmalıdır. Yani dava dilekçesinde önce asli talep sonra da feri taleb belirtilmiş bulunmalıdır. b) Birlikte ileri sürülen bu talepler arasında, hukuki veya ekonomik bir bağ bulunmalıdır. Terditli dava açılması şarta bağlı dava ikame edilmesi anlamına gelmez. Davacı böyle bir yol izlemek suretiyle taleplerine ilişkin olarak mahkemece gerçekleştirilecek olan incelemenin sırasını belirlemektedir. Terditli davada, mahkeme öncelikle asıl talebi inceleyecek ve karara bağlayacaktır. Feri talebe ilişkin verilecek kararın temyizi asli talebin miktarına bağlıdır. Bu durumda yukarıda açıklanan miktarlar itibariyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararı temyizi kabil bir karar olduğundan 01.07.2021 tarihli temyiz başvurusunun kesin karara yönelik olması nedeniyle reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilerek temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir. 2- Davanın konusuz kalması, bir diğer ifadeyle, bir davada uyuşmazlığın ortadan kalkması durumudur. Davanın konusuz kalması için bir davanın açılmış ve devam ediyor olması, dava devam ediyorken uyuşmazlığın giderilmiş olması gerekir. Davanın konusuz kalması halinde, artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Bu halde mahkemece, davanın konusunun kalmaması nedeniyle “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilir. 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesine göre davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Dolayısıyla davanın konusuz kalması halinde ve diğer yargılama giderleri davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre belirlenecektir. Somut olaya gelince; davacı vekilinin davacının davalıdan satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı iki adet bağımsız bölüme ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istediği, yargılamanın devamı sırasında 02.04.2018 tarihinde dava konusu taşınmazların tapuda davacı adına tesciline karar verildiği bu durumda tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın konusuz kaldığı ve ilk derece mahkemesince de tescil talebi yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına tescil talebi yönünden davalının sebep olduğu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi gereğince davacı lehine nispi vekalet ücreti takdir edildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre konusuz kalan tescil talebi yönünden davacı yararına 2.040,00 TL maktu vekalet ücreti takdirine karar verildiği görülmüştür. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinde; “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur” denilmektedir. Açıklanan bu duruma göre; dava açıldıktan sonra dava konusu taşınmazlar davacı adına tescil edilmiş olup, davacının dava açmakta haklı bulunduğu anlaşıldığından, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi hükmüne aykırı karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile HMK 371. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK 373/2. maddesi gereğince dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 23/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/7214, K. 2022/7137, T. 23.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2021-7214-e-2022-7137-k-a3bad537bdcb