Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/13179 E. 2012/12861 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/13179
- Karar No
- 2012/12861
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile hem birleşen dosya davalısı hem de asıl davalı Hazine ve Bodurağaç Köyü Tüzel Kişiliği ile birleşen dosya davalısı Çırak Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Özalp Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.06.2001 gün ve 219/382 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi ve Çırak Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, mevki ve sınırlarını dava dilekçesinde belirttiği taşınmazın yirmi yıldan fazla bir süreden beri nizasız fasılasız vekil edeninin malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazın imar-ihya sonucu zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunu, merayla ilgisinin bulunmadığını açıklayarak taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyanın davacısı vekili, mevki ve sınırlarını dava dilekçesinde belirttiği taşınmazın vekil edeninin yirmi yılı aşkın süreden beri malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak taşınmazın vekil edeni adına tescili istemiyle ...'na karşı dava açmış, Özalp Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.10.2010 tarih ve 431/419 ... hükmüyle davanın birleştirilmesine karar verilmiştir. Davalılara usulüne uygun olarak tebligat yapılmış, davalılar, davaya cevap vermediği gibi yargılama oturumlarına da katılmamışlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle Van İli Özalp İlçesi Çırak Köyü sınırlarında bulunan kadastro bilirkişisinin krokisinde A harfi ile gösterilen 49.148,47 m2 lik taşınmaz ile krokide B harfi ile belirtilen 47.936,71 m2 lik taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, ...'na karşı açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davalı Hazine vekili ile davalı ... temsilisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 ... Yasanın 14. maddesi gereğince açılan tescil davasıdır. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Mahkemenin 22.06.2011 tarihli kısa kararında “davanın kabulüne” denildiği halde aynı tarihli gerekçeli kararda davanın “kısmen kabulüyle Bodurağaç Köyü Muhtarlığına karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Van İli Özalp İlçesi Çırak Köyü sınırlarında Bulunan kadastro bilirkişisinin krokisinde A harfi ile gösterilen 49.148,47 m2 lik taşınmaz ile krokide B harfi ile gösterilen 47.936,71 m2 lik taşınmazın davacı adına tapuya tesciline..” denilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar birbiriyle çelişecek şekilde hüküm kurulduğu gibi yapılan araştırma ve incelemede hüküm verilmeye yeterli bulunmamaktadır. Anayasa’nın 141. maddesinin koymuş olduğu duruşmaların aleniyeti kuralı ve 6100 ... TMK.nun 294 ve 295 (HUMK.nun 382 mad.) maddeleri gereği kararların alenen tevhimi icap eder. Kısa kararla gerekçeli kararın ayrı nitelikte ve çelişik bulunması, iş bu aleniyet kuralına aykırı düşer ve mahkemelere olan güveni sarsar. Tebliğ edilen ilamın tefhim olunan kısa karara uygun bulunması aynı zamanda kamu düzeni ile ilgilidir. 10.04.1992 tarih, 1991/7 Esas, 1992/4 Karar ... Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi “ kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenidir. Yerel Mahkeme bozmadan sonra önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir” denilmiştir. Hüküm bu nedenle kanuna, tarih ve numarası belirtilen Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına aykırı olarak teşhis edilmiştir. Dava konusu taşınmaz kadastro tespiti sırasında tespit harici bırakılan yerlerdendir. Çifte tapunun önlenmesi açısından hükme esas alınan teknik bilirkişinin rapor ve krokisi eklenerek dava konusu yerin tapuda kayıtlı yerlerden olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğü'nden sorulması, komşu 5, 6 ve 7 parsel ... taşınmazlara ilişkin hükmen tescil dosyaları bulundukları yerden getirtilerek incelenmesi, bilirkişi raporları ile krokilerinin davaya konu taşınmazı ne olarak gösterdiği üzerinde durulması, bitişik 121 ... mera parseli ile 8 parsel ... taşınmazın kadastro tutanaklarının onaylı örnekleri ve kadastro çalışmaları sırasında, bu parsele revizyon gören tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğü'nden vergi kayıtlarının ise bulundukları yerlerden getirtilerek dosya içerisine konulması ve yerel bilirkişi ve teknik bilirkişiler aracılığıyla mahallinde uygulanması ve taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiklerinin belirlenmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu taşınmaz, tapulama tespiti sırasında, tespit harici bırakılan yerlerden olup, davacı da zilyetlikle iktisap koşullarının yararına oluştuğunu açıklayarak adına tescilini talep etmiştir. Bu tür davalarda, iktisabı sağlayan zilyetliğin ispatı gerekir. Zilyetlik olayları maddi olaylardandır. Maddi olaylar tanık dahil her türlü delille ispat edilebilir. Yargılama tutanakları üzerinde yapılan incelemede taraflara tanık ve delillerini bildirmeleri için süre ve imkan tanınmadığı belirlenmiştir. Taşınmazın yüzölçümü ve mera parseline bitişik olması göz önünde tutularak dava tarihinden geriye doğru en az yirmi yıl (1979-1989 tarihleri arası) öncesine ait iki ayrı zamanda çekilmiş hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosyaya eklenmesi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis ile teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte uygulanması gerekir. Dava konusu yerin öncesinin veya hâlihazır durumunun tahsisli veya kadim meralardan olup olmadığı ayrı usul ve şekilde araştırılmaya tabidir. Zira tahsisli ve kadim meraların oluşumu itibariyle farklılıkları vardır. Tahsisli meralar, yetkili merciler tarafından kamunun yararlanmasına ayrılmak suretiyle ve tahsis yoluyla oluştuğu halde, kadim meralar, başlangıcı bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel olarak o yer halkının yararlanması suretiyle kamu malı niteliğini kazanırlar. HGK.nun 30.10.1991 tarih 1991/8-427-544 ve 03.05.1995 tarih ve 1995/17-149-502 ... kararlarında da belirtildiği gibi bir yerin yetkili bir merci tarafından mera olarak tahsis edilmesi, evveliyatı itibariyle o yerin mutlak surette mera olarak kabulüne yeterli olmadığı gibi zilyetlikle iktisap iddiasının dinlenmesine de engel değildir. Ne var ki, yetkili merci tarafından bir yerin mera olarak tahsisinin yapılmış olması durumunda gerçek kişinin o yerdeki zilyetliği sona ereceğinden mera olarak tahsisin yapıldığı tarih itibariyle kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının saptanması gerekir. Taşınmazın tahsis yoluyla değil de kadim mera olduğunun anlaşılması halinde ise hiçbir şekilde kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabı mümkün değildir. Taşınmazın tahsisli meralardan olup olmadığı hususu araştırılırken, öncelikle bu yerde mera tahsisinin bulunup bulunmadığının İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri ile İl Özel İdare Genel Sekreterliği'nden sorulması, varsa mera norm kararı ile tahsis tutanağı ve paftasının getirtilerek mahallinde uygulanıp nizalı taşınmazın bu belgeler kapsamında kalıp kalmadığı, mera norm kararına göre tahsis edilen meranın menşei norm kararından araştırılarak tahsisin mevcut kadim meradan mı, yoksa 4342 ... Kanunun 5. maddesinde belirtilen yerlerden mi yapıldığı tahkik ve tespit edilmelidir. Kadim mera niteliğinde olup olmadığı hususu araştırılırken yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre, taşınmazın bulunduğu mahal dışından seçilecek yerel bilirkişi ve taraflarca bildirilecek tanıklar HMK.nun 243 ve 244. maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağrılmalı, aynı Kanunun 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıklar keşif yerinde dinlenmeli, dava konusu taşınmazın önceki niteliği, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise kim tarafından ne zaman imar-ihyasına başlandığı, imar ihyanın bittiği tarih ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihi ile bu zilyetliğin dava tarihine kadar ne şekilde ve kim tarafından sürdürüldüğü, emek ve para sarfının ne şekilde yapıldığı, imar-ihya olgusunun ne zaman tamamlandığı, imar-ihya tarihinden dava tarihine kadar 20 yıllık zilyetlikle iktisap süresinin dolup dolmadığı, taşınmazın bitişikteki mera parselinden açılan bir yer olup olmadığı, kültür ve tarım arazisi niteliğinde olup olmadığı, getirtilen ve komşu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının taşınmaz yönünü ne olarak okudukları ( teknik bilirkişiye rapor ve krokisi üzerine işaret ettirilmesinin sağlanması) yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde çelişkinin HMK.nun 261.maddesi gereğince giderilmesine çalışılmalı, hava fotoğrafları ile İl Kadastro Müdürlüğü'nden istenen paftaların 1979-1989 yılları arasında çekilen ve düzenlenen fotoğraflar ile paftalar olması gerektiğinin gözetilmesi bunların çekildikleri ve düzenlendikleri tarihlere göre dava konusu yerin kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı veya hangi nitelikte bulunduğu hususlarının açıklığa kavuşturulması uzman bilirkişilerden Yargıtay ve tarafların denetimine açık, gerekçeli, karşılaştırılmalı rapor istenmesi gerekmektedir. HMK.nun 290. maddesi gereğince, taşınmaz ve çevresini gösterir yakın plan ve panaromik fotoğrafların birlikte keşfe götürülecek bilirkişi fotoğrafçı aracılığıyla çektirilerek, teknik bilirkişiye de uyuşmazlık konusu taşınmaz bu fotoğraflar üzerinde işarettirilerek keşfi yapan hakim tarafından onaylandıktan sonra dosyaya eklenmesi gerekir. Bu nedenle davalı Hazine vekili ile davalı ... temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Tüzel Kişiliğine iadesine 21.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.