Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/7109 E. 2026/9287 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/7109
- Karar No
- 2026/9287
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/597 E. 2026/512 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2026 tarihli ve 2025/472 Esas, 2026/40 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 83.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 16.02.2026 tarihli ve 2026/597 Esas, 2026/512 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, telefonundaki yazışmaların uyuşturucu madde ticaretine yönelik olmadığına, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin uygulanması gerektiğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, önleme arama kararına istinaden devriye görevini ifa eden kolluk görevlilerine civardaki duraklarda uyuşturucu madde satışı yapan bir şahsın olduğu yönünde ihbar yapıldığı, kolluk görevlilerince yapılan kontrol üzerine aynı yer otobüs durağında ihbarda belirtilen eşgale benzeyen sanığın durdurulup elindeki poşet kontrol edildiğinde bir kutu içerisinde bir miktar hint keneviri ele geçirildiği, aramanın bittiği sırada sanığın evinde de bir miktar uyuşturucu madde olduğunu beyan etmesi üzerine Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine ikametinde yapılan aramada bir miktar hint keneviri, ayrıca 16 adet kahverengi kağıda sarılı vaziyette yine bir miktar hint keneviri ve 50 adet kilitli poşet ele geçirildiği, sanıktan ele geçen cep telefonu üzerinde yapılan incelemede uyuşturucu ticaretine ilişkin bazı yazışmaların olduğunun tespit edildiği, sanığın söz konusu uyuşturucu maddeyi ticari maksatla bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığa benzer eşgal bilgisi verilerek yapılan ihbar, ihbar içeriğinde belirtilen yerde sanığın yakalanmış olması ve ihbar saati ile yakalandığı saat arasında kısa bir zaman diliminin olması, sanığın üzerinden ele geçen uyuşturucu madde dışında ikametinde ele geçen maddelerin sayısı, birbirine yakın gramajlarda satışa hazır vaziyette bulundurulması ve paketlemede kullanılan boş kilitli poşetlerin ele geçirilmesi ve ayrıca sanığın cep telefonunda yapılan incelemede uyuşturucu madde ticaretine dair çok sayıda mesaj bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 16.02.2026 tarihli ve 2026/597 Esas, 2026/512 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.