Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/699 E. 2026/7254 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/699
Karar No
2026/7254
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/5255 E., 2025/4983 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık tarafından cezaevi aracılığıyla sunulan dilekçelerin ek beyan dilekçesi niteliğinde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2025 tarihli ve 2024/453 Esas, 2025/410 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a-b, 52/2 ve 53/1. maddeleri uyarınca 16... ay hapis ve 300.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.11.2025 tarihli ve 2025/5255 Esas, 2025/4983 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun(5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Eksik araştırmayla karar verildiğine, tutanak mümzii polis memurlarının tanık olarak beyanlarının alınması gerektiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, iddiaların hayatın olağan akışına ve dosya kapsamına uymadığına, tanığa verilen kısımda uyuşturucu madde çıkmasına rağmen, sanıkta kalan kısımda uyuşturucu madde tespit edilmediğine, sanığın tanığa verdiği maddenin tütün olduğuna, tanık R.'in beyanını kabul etmediklerine, raporların savunmayı doğruladığına, nitelikli hallerin uygulanma koşullarının olayda gerçekleşmediğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, acil çağrı merkezine gelen ihbarlarda, sanığın ikamet çevresinde ve vakit geçirdiği pastane civarında uyuşturucu madde sattığı yönünde bildirimde bulunulması üzerine yürütülen çalışmalarda, sanığın tanık ....'ya para karşılığı uyuşturucu madde sattığının tespit edildiği, sanığın yanından ayrılmasından sonra yakalanan tanığa suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulduğunda, sanıktan aldığını beyan ettiği ve içerisinde sentetik ... cinsi uyuşturucu madde bulunan şeffaf kilitli poşeti polise teslim ettiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın aşamalardaki savunmaları, tanık beyanı, araştırma tutanağı, olay ve yakalama tutanağı, uzmanlık raporu, mukayese raporu, acil çağrı merkezine yapılan ihbarların içeriği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair kabulün isabetli olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.11.2022 tarihli, 2022/10-197 Esas ve 2022/731 Karar sayılı kararı uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinde yer alan ağırlaştırıcı nedenin uygulanabilmesi için okul, yurt, hastane, kışla, ibadethane ile tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesislerin faaliyetlerine devam ediyor olması ve bina ve tesislerin faaliyetlerine sürekli ve belirsiz bir süre için ara verilmemesinin gerektiği, bu itibarla gece ya da tatil dönemi gibi sebeplerle geçici, kısa süreli ve belirli süreli faaliyete son verilmesinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğinden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması şartlarının oluşmadığı, tutanak mümzi polis memurlarının dinlenmesinin sonuca etkili olmadığı ve sanık müdafinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.11.2025 tarihli ve 2025/5255 Esas, 2025/4983 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/699, K. 2026/7254, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-699-e-2026-7254-k-8efd27d73c64