Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/5716 E. 2026/9149 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/5716
Karar No
2026/9149
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2471 E., 2026/195 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz talebinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz talebinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2025 tarihli ve 2025/281 Esas, 2025/471 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 192/3, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 62.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 15/01/2026 tarihli ve 2025/2471 Esas, 2026/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına ve kabule göre de etkin pişmanlık indiriminin alt sınırdan uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde sanığın kullandığı araç içerisinden ele geçen ve araç dışına atılan suça konu maddelerin sanık tarafından atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, tanık ...’ye ait araçta sanık dışında ... ve ...’in de bulunmasına karşın sanığın olay tutanağında şifahen, kolluk ve Sulh Ceza Hakimliği’nde alınan savunmalarında ise yazılı şekilde aracın dışına atılan bir paket ve aracın içerisinde ele geçen 15 paket uyuşturucu ile iki adet hapın aidiyetini kabul etmesi nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna uygun olduğu, ayrıca ele geçen uyuşturucuların kendisine ait olduğunu açıkça ikrar etmiş olmasının yalnızca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına değil, aynı zamanda suçun sübutuna da esas alınabilecek nitelikte bir delil olması sonucunu doğurduğu, nitekim anılan ikrarın hükme esas alınmaması hâlinde, aracın sanığa ait olmayıp tanık ...’ye ait olması, suça konu maddelerin tanık ...’nin bulunduğu sağ ön yolcu koltuğu çevresinden ele geçirilmesi ve tutanak uyarınca araç dışına atılan paketin de tanık ... tarafından atıldığının tespit edilmesi birlikte değerlendirildiğinde sanığın ikrarı dışında atılı suçu işlediğine ilişkin mahkûmiyete esas alınabilecek başka bir delil bulunmamasının da bu kabulü doğruladığı anlaşılmakla, ele geçen uyuşturucuların niteliği, paket sayısı, suça konu metamfetaminin miktarı itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, mahkemece tanık sıfatıyla dinlenen ...’in çevirme sırasında sanığın eliyle arkaya bir şeyler uzatmaya çalıştığına ilişkin beyanı ve sanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmalarında suça konu uyuşturucuların kendisine ait olduğuna dair ikrarı, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 15.01.2026 tarihli ve 2025/2471 Esas, 2026/195 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TCK'nin 192/3-a uygulanamayacağı gerekçesi ile oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık ... hakkında “etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması kanaatiyle hükmün bozulması” gerektiği düşüncesiyle Sayın çoğunluğun Onama yönündeki görüşüne iştirak etmek mümkün olmamıştır. Dosya kapsamı ve kabule göre; Sanık ...’un şöför olduğu araçta hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verilen ...’nin ön sağ koltukta oturduğu, güvenlik görevlilerince yapılan yol kontrolünde ön sağ camdan ...’nin dışarıya bir paket kilitli poşet içerisinde uyuşturucu maddeyi dışarı attığı, araç içerisinde yöne sağ ön yolcu koltuğunun şöför olan sanığa bakan tarafında arada görünür şekilde 15 paket uyuşturucu ve iki adet hapın ele geçirildiği olayda; Dışarıya atılan poşetin ... tarafından atıldığının zabıt mümzisi görevliler tarafından görülerek tutanağa bağlandığı, diğer uyuşturucuların da ... ve Sanık ...’un koltukları arasında her ikisinin de görebileceği bir yerde hakimiyet alanlarında bulunduğu, bu haliyle her ikisinin de uyuşturucuları bilerek ticari amaçlı bulundurdukları ve her ikisinin de şahsi kullanım amacı dışında uyuşturucu bulundurmak eylemleri nedeniyle cezalandırılmaları gerekirken sanık ...’un mahkemeyi de yanıltacak şekilde başlangıçta uyuşturucuları kabullenip bilahare kovuşturma aşamasında uyuşturucuların ...’ye ait olduğunu beyan ederek önceki ifadelerinden döndüğü, bu haliyle sanığın beyanlarının suçun ortaya çıkmasına ve suç ortaklarının yakalanmasına olumlu bir katkı sağlamadığı anlaşılmakla hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiği kanaatiyle Sayın Çoğunluğun hükmün onanması yönündeki fikrine katılmak mümkün olmamıştır. 25.06.2026

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/5716, K. 2026/9149, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-5716-e-2026-9149-k-d3678945d078