Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/534 E. 2026/6569 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/534
Karar No
2026/6569
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2090 E., 2025/1627 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2025 tarihli ve 2024/477 Esas, 2025/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 26.09.2025 tarihli ve 2025/2090 Esas, 2025/1627 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Dava dosyası kapsamında herhangi bir suçüstü hâlinin bulunmadığı, isnat edilen suçun sübutuna ilişkin olarak savunmalarının aksini gösterir nitelikte maddi tespit, kesin ve yeterli somut delil elde edilemediği, diğer sanık ...’ın beyanlarının atfı kabil cürüm niteliğinde olduğu, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, ayrıca “şüpheden sanık yararlanır” ilkesine aykırı davranıldığı belirtilerek, kararın bozulması ile beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, sanığın ikametinde uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin bilgiler alınması üzerine, usulüne uygun şekilde alınan arama kararına istinaden ikametinde yapılan aramada ... içerikli uyuşturucu maddeler ile uyuşturucu madde kalıntısı bulunan iki adet hassas terazinin ele geçirildiği anlaşılmakla, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, ihbar, arama kararları, arama ile yakalama tutanaklarının içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, tanıkların beyanları, kriminal rapor, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin cinsi ve miktarı, ayrıca iki adet uyuşturucu madde kalıntılı hassas terazinin ele geçirilmiş olması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin kabulünde ve hukuka uygun şekilde elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarının kullanım sınırının üzerinde olduğu, koşulları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 26.09.2025 tarihli ve 2025/2090 Esas, 2025/1627 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/534, K. 2026/6569, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-534-e-2026-6569-k-c4377453c080