Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/5249 E. 2026/8986 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/5249
Karar No
2026/8986
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3662 Esas, 2026/145 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Elazığ 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2025 tarihli ve 2025/93 Esas, 2025/46 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 62. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.01.2026 tarihli ve 2025/3662 Esas, 2026/145 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık müdafinin temyiz istemi, ele geçen maddenin uyuşturucu madde niteliğinde olmadığına, sanığın kız arkadaşının evinde ele geçen maddenin kullanım sınırında kaldığına, uzmanlık raporunun eksik olduğuna, sanığın telefonunda yer alan mesajlaşmaların uyuşturucu madde ticaretine yönelik olmadığına, sanığın kız arkadaşının evinden çıkan maddelerin kendisine ait olduğunu kabul ederek etkin pişmanlıkta bulunduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde sattığı iddiasına ilişkin olarak, Olay tutanağı, uzmanlık raporu, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde sattığına yönelik bilgiler elde edilmesi üzerine, sanığın çay evinde oturduğu sırada tedirgin hareketlerde bulunması üzerine polis ekipleri tarafından yanına gidildiğinde, kendisine ait olan sentetik ... maddesini teslim ettiği, sanığın ikametinde yapılan aramada alınan uzmanlık raporuna göre uyuşturucu madde tespit edilemediği fakat sanığın kız arkadaşı ile beraber yaşadığı evde kullanım sınırı üzerinde sentetik ... maddesi ele geçtiği olayda, sanığın alınan ifadesinde söz konusu maddelerin kendisine ait olduğunu, kullanmak için bulundurduğu beyan ettiği, ele geçen maddelerin kullanım sınırı üzerinde olması, sanığın telefonunda uyuşturucu madde ticaretine yönelik konuşmalar olduğu bir arada değerlendirildiğinde, suçun sübut bulduğuna dair ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, uzmanlık raporunun yeterli olduğu tespit edildiğinden, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda belirtilen hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.01.2026 tarihli ve 2025/3662 Esas, 2026/145 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/5249, K. 2026/8986, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-5249-e-2026-8986-k-f85269a0f572