Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/4491 E. 2026/5458 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4491
- Karar No
- 2026/5458
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4033 E., 2023/4737 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 23.12.2025 tarihli kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanuni süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanıklar hakkında kurulan hükümler yönünden, aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış olan bir hâkimin, artık kovuşturma evresinde görev yapamayacağı, ancak 5320 sayılı Kanun’un 11. maddesine göre, “Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23. maddesinin ikinci fıkrası, Kanun’un 163. maddesi hükmü dışındaki hâllerde uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile görev yasağının 5271 sayılı Kanun'un 163. maddesi kapsamında soruşturmanın sulh ceza hâkimi tarafından yapılması halinde söz konusu olacağı düzenlendiğinden bahisle bozma ilâmının kaldırılmasına ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesine ilişkindir.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Dava dosyası kapsamına göre, sanıkların uyuşturucu madde getirecekleri yönünde alınan istihbari bilgi üzerine usulüne uygun alınan arama kararına binaen yapılan aramada kokain ele geçirildiği, bu haliyle sanıkların birlikte üzerilerine atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; Olay tutanağı, kriminal uzmanlık raporu, ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı ile telefon inceleme tutanağına göre sanıkların üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dava dosyası içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından ve 5320 sayılı Kanun’un 11. maddesine göre, “Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23. maddesinin ikinci fıkrası, Kanun’un 163. maddesi hükmü dışındaki hâllerde uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 23.12.2025 tarihli ve 2024/15937 Esas, 2025/11171 Karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA, 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 25.12.2023 tarihli ve 2023/4033 Esas, 2023/4737 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince belirtilen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre ile sanık ... yönünden sağlık mazeretine yönelik sunduğu dilekçeler de dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.